Genç Dergisinin 212. Sayısı Çıktı

Genç dergisinin 212. sayısı çıktı. Genç dergisinin Mayıs 2024 sayısı “Takipçisi Çok Olanın Ölçüsü Yok Oluyor” kapağıyla yayınlandı.

“Takipçisi Çok Olanın Ölçüsü Yok Oluyor” başlığıyla çıkan Genç dergisinin 212. sayısı dopdolu içeriğiyle çıktı!

Genç dergisi, bu sayısında sosyal medyada hızla büyüyen haz ve takipçi merkezli hesapların tahlilini yaptı. Değerlere, ilkelere ve ölçülere zerre saygı göstermeyen hesaplara karşı kendimizi nasıl korumamız gerektiği konusunda tavsiyelerde bulundu.

GENÇ DERGİSİNİN MAYIS 2024 SAYISI ÇIKTI

GENÇ Dergi’nin Mayıs sayısı dopdolu içeriğiyle çıktı! Sosyal medya kabul etsek de etmesek de artık insanlar için su ve hava gibi… Gerçek hayatta tanıştığımız ya da hiç tanımadığımız birçok kişi ile sosyal medya üzerinden iletişim halindeyiz. Bilhassa çok takipçili hesapların paylaşımları takipçisi olmasak dahi önümüze düşebiliyor. Zaman zaman gurur duyulacak içerikler üretilse de maalesef takipçi sayısı arttıkça hassasiyet ve değer ölçülerinin yok olduğuna da fazlasıyla şahit oluyoruz.

Günümüzde sosyal medyada etkileşim ve beğeni uğruna halden hale girenler daha da çoğaldı, seviye yerlere düştü, pespayelik yaygınlaştı. Bu sayımız aslında bir bakıma “hatırlatma” sayısı olsun istiyoruz. Sosyal medyanın girdaplarında kaybolmamak için sığınacağımız limanları işaret etmeyi arzu ediyoruz.

Bu sayımızda sosyal medyada hızla büyüyen haz ve takipçi merkezli hesapların tahlilini yapmaya niyet ettik. Hakk’ın hatırından uzak, bir yanılsamanın kurbanı olmamak için neler yapabilir, bu bataklığa düşmüş beğeni çukurunda debelenen hesaplardan nasıl kendimizi koruyabiliriz? Bu soruların merkezinde bir derdi haykırıyoruz: Değerlere, ilkelere ve ölçülere veda eden takipçi merkezli hayatların takipçisi olmak istemiyoruz!

Uzman Manevi Danışman Büşra Nur Gürbulak Hanımefendi ile Beytül Makdis’in fethine giden yol hakkında konuştu Şehadet Özek. Alihan İnci “Alanının Ustaları” köşesinde Ali Buhara Mete ile bir söyleşi yaptı. Genç Ensar Başkanı Mehmet Emin Aşıkkutlu Beyefendi ile sivil toplum kuruluşları ve gençlik meseleleri üzerine muhabbet etti Hanife Palta Tektaş. Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik Hocamızla üniversitelerin rolünü ve öğrencilerin akademiye ilgisinin nasıl olması hususunda bir söyleşi gerçekleştirdi Sefa Soner Kurt.

Gündemi okumak, takip etmek bir genç için çok mühim. Nurcan Doğan’ın hazırladığı, gündeme dair özgür, özgün yaklaşımlar içeren genç tarzı haber bülteni “Neler Olmuş Öyle?” sayfalarımız arasında. “Vefa” köşesinde hatıralarını yazmaya devam ediyor Süleyman Ragıp Yazıcılar. Mehmet Yüzücü, “Anadolu Postası” köşesinde Rasim Özdenören’i mercek altına aldı. Tülay Gökçimen, samimi kalemiyle Mısır’da yaşadıklarını satırlara döktü.

Muhammed Esat Altıntaş, gençlere yeni ve farklı bakış açısı sunuyor “Bir de Böyle Baksak” köşesinde. “Derkenar” köşesinde güzel yazılarına devam ediyor Fatih Duman. Farklı konularla bizlere farkındalık sunuyor “Derdime Derman Ararım” köşesinde Haşim Akın. Prof. Dr. Soner Duman, “Kafadaki Sorular” köşesinde gençliğin sorularına gençliğin dilinden yanıtlar veriyor.

S. Bilgehan Eren, gençler için mühim konuları “Fikr-i Firari” köşesinde mercek altına alıyor. Şeyma Üstün, gündelik hayata dair durumları irdeliyor “Gündelik Hayatın İzinde” köşesinde. “Bir de Böyle Düşün!” köşesinde yeni bir düşünce ufku sunuyor Fatih Sultan Semiz. “En Güzel İnsan’ın Hayatı” köşesinde En Güzel’den hayatımıza yansıyan güzellikleri anlatıyor Mehmet Lütfi Arslan. Emre Topoğlu, “İzi Kalır” köşesinde güzel bir iz bıraktı yeni sayımızda.

Hande Berra gezdiği diyarlarda biriktirdiği hatıraları ve heybesine koyduklarını paylaşıyor “Gezi-Yorum” köşesinde. Burak Genç, “Sanat Defteri” köşesiyle kültür sanat dünyasının nabzını tutuyor, kıymetli tavsiyeler sunuyor. Süleyman Çınar, “Tecrübe Konuşuyor” köşesiyle gençlerin gönlündeki sorularla büyüklerin tecrübeleri arasında köprü olmaya çalışıyor.

Ayrıca ülkemizden, gönül coğrafyamızdan ve dünyadan özgün yaklaşımlarla hazırlanmış haberlere, kültür sanattan bilim teknolojiye, yazılardan röportajlara birçok güzide içerik GENÇ Dergisi'nde sizleri bekliyor.

Daha fazlası için GENÇ'in yeni sayısını almayı, çevrenize duyurmayı unutmayın, unutturmayın.

GENÇ Dergisi, Ebedi Gençlik Dergisi...

Dergiyi temin etmek için tıklayınız...

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.