İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe Hazretleri, sükûtunun uzunluğu ve derinliğiyle meşhurdu. Bu bakımdan yaptığı tavsiyeler, onun bu hâlinin yani uzun sükût ve derin tefekkürün bir yansımasıydı.
İslâm âlimleri, Kur’ân kıraatinden maksadın; onun hikmet ve mânâlarını tefekkür etmek ve muktezâsınca amel etmek olduğunu söylemişlerdir.
Seyyid Emir Külâl Hazretlerinin hikmetli sözlerinden bazıları…
Doğa Bilimleri Derneği Genel Sekreteri Biyoteknolog Müge Kanay, günümüz teknolojisinin bile çözemediği örümcek ağının özelliklerinin nihayet ortaya çıkarıldığını söyledi.
İslâmʼın hedeflediği “kâmil insan” olabilmek için dînî hayatı; madde ve mânâ bütünlüğü, zâhir ve bâtın derinliği, akıl ve kalp âhengi, şekil ve ruh beraberliği içinde kavrayıp, yaşamak îcâb eder. Gerçek tasavvuf, İslâmʼın zâhirine ilâveten, bâtın plânında da kavranıp yaşanması gayretinden ibarettir.
Hizmet eden kişi, hizmetine devam ettiği müddetçe mânen de terakkî etmelidir. Gönlünü Rabbine lâyık-ı vechile verip ihlâs, edep ve tevâzu üzere kulluk vazifelerini yapmaya gayret etmelidir.
Yaz geldi. Sıcağı düşünün... Sonra denizlerin diplerinden, ormanlardaki yapraklara kadar, Güneş enerjisiyle yaşayan canlıları... Daha sonra Dünya'ya, Güneş'in uzaya yaydığı 4 milyon ton enerjinin sadece 2 milyarda birinin yansıdığını düşünün... Ve sonra şu ayeti okuyun: "Geceyi, gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı sizin hizmetinize O verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emrine boyun eğmişlerdir. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan bir toplum için ibretler vardır."(16:12)
Yrd. Doç. Dr. Adem Ergül, "Allah’ın istediği kul nasıl olmalı?" sorusuna cevap veriyor...
İnsan düşünmeli ki: Ne dünyada kaçacak yer var, ne kabirde, ne de mahşerde!.. Öyleyse; «Allâh’a koşun!» (ez-Zâriyât, 50) emrine uyarak, O’nun huzûruna koşmalı, O’nun huzûruna hazırlanmalı!.. Bilhassa gönlü öfke ve hırs gibi zehirlerden arındırmalı…
Göz… Her an binlerce işlemin gerçekleştiği, insan vücudunun ücreleri yenilenemeyen tek bölgesi... Bu yüzden; neye nasıl baktığına çok dikkat etmeli insan. Gözün zekatı, kainattaki hikmet ve sanatları tefekkürdür. Cenab-ı Hak ne güzel buyuruyor; O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahmân’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun? Sonra tekrar tekrar bak; bakışların (aradığı çatlak ve düzensizliği bulamayıp) âciz ve bitkin halde sana dönecektir.(67/3-4)