Peygamber Efendimiz, Tebük’te okuduğu hutbede Müslümanlar için hayırlı ve hayırsız şeylerden bahsetmiştir. İşte Peygamber Efendimiz’in Tebük hutbesi...
Güzel ahlâk, yumuşak huyluluk, nezâket, Allâh’ın mahlûkâtına şefkat ve merhamet, Allah’tan gelene rızâ gibi nice güzellikler, İmâm-ı Rabbânî Hazretleri’nin gönül dünyasında zirve seviyeye ulaşmıştı. Zâlim idâreciler, kendisine, âile halkına ve yakınlarına büyük zulümler yaptılar. Fakat onun ağzından buna dâir herhangi bir şikâyet kelimesi aslâ çıkmadı. Kendisi dâimâ rızâ makâmında olduğu gibi yakınlarını da sabra teşvik ederdi.
Bizler kendi durumumuzu sorularla sık sık gözden geçirerek hata ve eksikliklerimizi samimiyetle tespit etmek ve telafisine ciddiyetle gayret etmek mecburiyetindeyiz.
Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Aranızda mallarınızı bâtıl sebeplerle yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını, bile bile haksız yere yemek için, mallarınızı hâkimlere rüşvet olarak vermeyin.” (Bakara, 188)
Cenâb-ı Hak, sâlih müminler hakkında âyet-i kerîmede: “…Onlar hayırda birbirleriyle yarışırlar.” (Âl-i İmrân, 114) buyurmaktadır. Sâlih müminlerin, bu hayır yarışındaki en güzîde hizmet ürünleri de vakıf müesseseleridir.
İnsanlar bilgiye ihtiyaç duyma hususunda diğer mahlûkattan bariz bir şekilde farklıdır. Diğer varlıkların ilme ihtiyacı yoktur. Kedilerin yahut kuşların bizim anladığımız mânâda ilme, talime, öğrenmeye ihtiyacı olmaz. Çünkü onlar hayatlarını, Cenâb-ı Hakk’ın doğuştan kendilerine lutfettiği sevk-i tabiîler (içgüdüler) ile sürdürmektedir.
Şeyh Sâdî buyurur: “Senin boyunduruğun altında, emrine tâbî ve hizmetine âmâde köleye lüzumsuz yere ve haddinden fazla öfkelenme. Sen de haddini bil ve aşırı gitme! Zira mahşer günü köle âzâd olur, serbest bırakılır ve onun efendisi olan sen zincire vurulursan, bu senin için en büyük rezilliktir…”
Bütün Arabistan’a ve oradan bütün cihana yayılan İslam’ın maddi ve manevî fütuhatı, Kâbe kapısının açılmasıyla başlamıştır.
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri ibadetlere çok ehemmiyet verdiği gibi, talebelerine de çok ibadet etmelerini tavsiye ederdi.
Ayet ve hadislerle israftan kaçınmanın önemi...