İstikrarlı bir hayatın vazgeçilmez esâsı, ifrat ve tefrite düşmeden îtidâl üzere olmaktır.
Hazret-i Ali'yi (r.a.), hangisinin daha çok sevindirdiğini bilemediği iki nimet...
Hazret-i Ebû Bekir (r.a.)'ın en büyük kerâmeti; en çetin imtihanlar karşısında bile sarsılmayan îmânı ve Rasûlullah (s.a.) Efendimiz’e olan eşsiz muhabbet, sadâkat, teslîmiyet ve itaatidir.
Yüce Rabbimiz, Mûsâ Topbaş Efendi Hazretleri’nin fıtratına, bediî zevklere ve ulvî güzelliklere karşı müstesnâ bir alâka ve muhabbet meyli lûtfetmişti. Onun bu güzel fıtratı, İslâm medeniyetinin Osmanlı’da zirveleşen edep, görgü ve nezâket anlayışı ile buluşunca bir kat daha zarifleşmişti. Tasavvuf ikliminin getirdiği güzellikler de bunların tâcı olmuştu.
Allâh Teâlâ, Resûlullâh’ı Peygamberlikle şereflendireceği için, onu Câhiliye döneminin bütün kötülüklerinden muhâfaza etmiştir.
İslam’a göre, kadınlar mı daha duygusal yoksa erkekler mi?
Yüce Allah’ın nazargâhı neresidir?
İslâm’ın doğru idrâk edilip lâyıkıyla yaşandığı devirler, zenginleştikçe ölçülerin kaybolduğu, her şeyin mübahlaştığı, paranın Müslüman'ı bozduğu, dünyevîleşme virüsünün zenginleşen Müslümanlara da bulaştığı görüşlerine en güzel cevaptır.
Allah'a teslimiyet, gönüldeki kederi ve sıkıntıyı giderir; ruh, sevdiği ile beraber olur. Kulun mâneviyattaki derecesi, teslimiyeti ölçüsündedir. Teslimiyet noksanlığından birçok verimsiz, üzücü hâller tecellî eder. Her şeyde tereddüdü, vesvesesi artar.
Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi ile Yüzakı dergisinin gerçekleştirdiği “ Kur’ân Ve Sünnet Ekseninde Bir Eğitim” üzerine röportaj…