Yunus Emre Hazretleri, şeyhi Taptuk Babaʼnın dergâhında, nefsini terbiye etmek için “erbaîn”e girer. Kırkıncı gün, nefsine sahip olup olamayacağı hususunda bir imtihandan geçirilir.
“El kârda, gönül Yâr’da” olduktan sonra, servet ve zenginliğin hiçbir zararı yoktur. Dünya ile meşgul olmak değil, onu Hakk’a kulluğa perde etmek mahzurludur. Yanlış olan, vâsıtayı gâye hâline getirmektir.
Her türlü bilgiye ulaşmanın son derece kolaylaştığı bir zamanda Müslümanlar için en hayâtî ve öncelikli tahsîlin, dînimizi doğru öğrenip takvâ üzere hayatımıza tatbik edebilmek olduğunu hatırımızdan çıkarmamalıyız.
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Abdullah bin Revâha’ya âit olan şiiri okudu.
İslam'ın ilk döneminde kafirler, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) nazarında gördükleri ve vicdânen kabul ettikleri hakîkat karşısında nefsaniyetlerine tabi oldukları için İslam'ı reddetmişlerdi.
Hudeybiye Antlaşması öncesi yapılan “Rıdvan Biatı” nedir, nasıl olmuştur? İşte Allah’ın razı olduğu biat; “Bey’atü’r-Rıdvân...”
Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin yeni kitabı "Tasavvufi Mülâhazalar" çıktı.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), yürürken gerekmedikçe etrafına bakınmaz, umûmiyetle ayaklarının ucuna bakarak, sanki yokuştan iniyormuş gibi serî ve vakarlı yürürlerdi.
Feth-i mübin neye denir? İşte Allah’ın müjdelediği büyük fetih...
Muhabbetin en büyük göstergesi, fedakârlıktır. Herhangi bir insanın şahsî bir menfaati, gecenin bir yarısında kalkmasını îcâb ettirse, o kimse ne yapıp eder, o saatte muhakkak uykusunu bölüp kalkar.