“Çanakkale” deyince hep akla Mehmetçik geliyor. Çünkü onun kahramanlığı, yiğitliği, cesareti, îmânı dillere destan idi. Peki, ya cephe gerisi? Cephe gerisinde onları maddeten ve mânen güçlendiren, aynı kahramanlık ölçüleriyle anılmaya değer bir hanım kadrosu yok muydu?
Çocuğun eğitimi ve terbiyesinde babaya ne gibi vazifeler düşüyor? Nurten Selma Çevikoğlu, çocuk eğitiminde ve terbiyesinde babanın rolünü yazdı...
Yenidoğan bebeğe İslam'a göre neler yapılmalı? Her Müslüman anne-babanın evladı doğunca yapması gerekenler.
Her insan, yeryüzüne hem üstün özelliklerle hem de süflî vasıflarla gelir. Ondan beklenen, süflî ve nefsânî arzularını sınırlaması, yani “nefsini tezkiye etmesi”dir. Nefs temizlendikten sonra işin ikinci aşaması başlar, o da “kalbin tasfiyesi”… Kalpteki dünyevî, nefsânî, şeytânî bağlılık ve muhabbetler yok edilir ve insan duygu ve düşüncelerinin merkezi olan kalp, Allâh’ın muhabbetine tahsis edilir.
Sevgililerin sevdiklerine sevgilerini çeşitli şekillerde ifâde ettikleri şu doğduğun mübârek Rebiülevvel ayında, biz de kendimiz ve ümmet adına “Sana” olan sevgilerimizi ifâde etme niyetindeyiz ey En Sevgili… Ey ümmetin övünç kaynağı…
Evlâdın yetiştirilmesinde âileye düşen pay büyüktür. Âilenin verdiği ilk mânevî terbiye çocuğa iyi işlenmişse, tesiri ömür boyu kalıcı olur. Âileden başka, bu vazifeyi yerine getirecek başka bir müessese yoktur.
Sorumluluk sahibi ebeveynler, çocuklarının terbiyesi hususuna îtinâ gösterirler ve terbiyede îtidalli olurlar. Çocuklarını ne aşırı şımartırlar, ne de ürkütürler. Gereğinden fazla da korkutmazlar. Zira fazla korku, çocuğun ana-babasına olan sevgisini azaltır. Oysa ki, çocuğa ölçülü olmak kaydıyla, sevgi ve şefkat gösterilmesi şarttır. Sevgi ve alâka, çocuğun mânevî gıdasıdır.
İslam dinine göre evlilik, Kur’ân-ı Kerîm ve sünnet-i seniyye ile tavsiye edilen bir ibâdettir.
Evlilik, kadın ve erkek arasındaki sevgi, şefkat, muhabbet, ilgi ve desteğin en ince detaylarına kadar tezâhür ettiği mukaddes bir zemindir. Evlilik, erkek ve kadının fizîkî, maddî ve rûhî yönden birbirinde sükûn ve huzur bulmasının adıdır.
Meşrû evlilikle kurulan âile, tarihin her döneminde toplumun vazgeçilmez bir sığınağı olmuştur. İnsanlığın tanıdığı bütün dinlerce, evlilik kutsal sayılmıştır. Onun önemi ve kutsallığı, toplum hayatında düzeni, disiplini, huzuru ve devamlılığı sağlamasındandır. Çünkü bu müessese, toplumun direği ve sosyal hayatın başlangıç yeridir.