İnsanın karakterini ne belirler? İnsanın karakterini etkileyen iki şey.
Bursevî Hazretleri şöyle buyurur: “Denilmiştir ki: «Eğer insanlar birbirini sevseydi ve karşılıklı muhabbet duysaydı, adâlete ihtiyaçları kalmazdı. Çünkü adâlet, muhabbetin yerine kaim olur. Muhabbetin olmadığı yerde adâlete ihtiyaç duyulur.»Yaratanʼdan ötürü bütün yaratılanları gönlüne sığdırabilenlere ne mutlu! İnsanın esas hüneri, kalbini bu genişliğe ulaştırabilmesidir.
Ne mutlu o mü’minlere ki, Allah ve Rasûlü’nün muhabbetini her şeyin üstünde tutarlar ve yabânî bahçelerin sahte çiçeklerine aldanmazlar!..
Râbıtanın lügat mânâsı, bağ ve alâkadır. Bu yönüyle esâsen kâinatta râbıtasız hiçbir varlık yoktur. Her şey birbiriyle irtibat hâlindedir. Tasavvufta ise râbıta, sevilen kimseye karşı muhabbeti canlı tutmaktır. Muhabbetten kaynaklanan bağlılık, yakınlık ve alâkayı muhâfaza etmektir.
Fransız İhtilali, Sanayi İnkîlabı gibi devrimlerden sonra materyalistleşen dünya, kapitalist düzenin hayata enjekte edilmesiyle birlikte hayatın merkezine maddeyi aldı ve maddeyi ilahlaştırdı. Peki böyle bir çağda Allah sevgisi nasıl yaşanabilir? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi anlatıyor...
Sevgide ölçü nedir? Sevgiyi kime yöneltmeli ve nasıl kullanmalıyız?
Üniversite okumak için Moğolistan'dan Türkiye'ye gelen Fatma Zehra'nın İslam'la tanışmasını anlattığı ilk bölümümüzün ardından şimdi de Türkiye'de neler yaşadığını, Hüdayi Kursu'nda yaşadıklarını, Müslümanlardan nasıl etkilendiğini, ilk namazını nasıl kıldığını sizlerle paylaşacağız.