Cenâb-ı Hakk’ın âhirette soracağı suallerden bazıları...
Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin "Hak Dostlarından Hikmetler HAZRET-İ MEVLÂNÂ (Rahmetullâhi Aleyh)" kitabı yayınlandı.
Allah’a giden yollar insanların nefesleri sayısınca olsa da genel anlamda iki tanedir. Bunlardan biri; peygamberlerin, velilerin ve müminlerin yolu olan rahmet yolu/sırat-ı müstakim, diğeri de şeytana ve nefsine uyanların yolu olan lanet yoludur. Akıl sahibi insan, ömür sermayesini rahmet yolunda tüketir. Bu yol çetindir; inişi, yokuşu, engelleri, eşkıyası çoktur.
Mevlana'nın "Allah ile buluşmak ve aşkı kucaklayıp bağrına basmak" ifadesiyle tanımladığı sema, görselliği ve estetiğiyle izleyenlerde büyük etki uyandırıyor.
Kalbin mâsivâdan, -yani Allah’tan uzaklaştırıcı her şeyden- muhâfaza edilmesi ve dâimâ hayır telkinlerine muhâtap kılınması için, rûhâniyetlerinden feyiz alınabilecek gönül ehli sâlih ve sâdıklarla ünsiyet zarûrîdir.
Muhabbetin alâmeti, şikâyet etmemek… Muhabbetin şartı; namaz, oruç, hac, zekât, gece yolculuğu, çile ve riyâzât cehd ü gayretidir. Ammâ “muhabbet eri olmak” bunları yapmaya sabr u karar ile olur. Şikâyetle söylenmek, padişahın atına çan takmak gibi ayıptır.
Müslüman, toplumu içten yıkmak için ustaca planlanmış tuzaklara karşı, müslümanı müslümana düşürecek tuzaklara karşı her zaman uyanık olmalı. Bu yazıda da müminlerin başına gelebilecekleri tuzaklar örnekler ışığında anlatılıyor.
Hazret-i Mevlânâ'nın nohut pişiren bir hanım ile pişirdiği nohutları konuşturduğu müthiş hikayesinde bir öğretmenin talebesine maddî-mânevî eğitimi bir arada vermesi gerektiği anlatılıyor.
Dînî hayâtın alabildiğine zayıfladığı ve dînî ölçülere göre insanların bir hayli kusurlu bulundukları zamanlarda muhâtaba, mutasavvıfâne bir diğergâmlık, merhamet ve müsâmaha ile muâmele etmek gerekir. Zira bu davranış; günah, fitne ve isyânın her yönden kuşattığı bu gibi kimselerin düzelip kurtulma ihtimâlini artıracak en bereketli bir tavırdır.
Fatihler daima aranıyor. Çanakkaleʼnin, İstiklâl Harbiʼnin o yiğit, îmanlı erleri ve îmanlı kumandanları dâimâ aranıyor. Bu güzel bir arayış. Fakat bu arayışlar, insan yetiştirme ve ruhları ihyâ etme şeklinde tecellî ederse meyvesini verir. Bu da dînî ve millî duyguları yaşayıp yaşatmakla mümkündür.