Muhammed İkbal, seherlerde geçirdiği o lâhutî saatlere pek çok kıymet verirdi. Ona göre seherlerde kalbe doğan feyiz ve ilham, her ilim, fikir ve sanat adamının kalbi, ruhu ve hayatı demektir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadîs-i şeriflerinde “Müslümanın derdiyle dertlenmeyen bizden değildir.” buyuruyor.
Yüzakı Dergisi, 150. sayısında rahmet insanı olmayı dosya konusu olarak işliyor.
Fetihlerin en muhteşemi, kalplerin fethidir. Ne mutlu kalbini bir rahmet dergâhı kılarak, kırık kalpleri gönül sarayında ihyâ edebilenlere…
İslâmʼın hedeflediği “kâmil insan” olabilmek için dînî hayatı; madde ve mânâ bütünlüğü, zâhir ve bâtın derinliği, akıl ve kalp âhengi, şekil ve ruh beraberliği içinde kavrayıp, yaşamak îcâb eder. Gerçek tasavvuf, İslâmʼın zâhirine ilâveten, bâtın plânında da kavranıp yaşanması gayretinden ibarettir.
Güzelliklerin görülmesi ve değerlendirilmesi, yeni güzelliklerin ortaya çıkmasına vesîle olurken, görülmemesi var olanların bile yok olup gitmesine sebep olur. Teşekkür, nimetleri ve güzellikleri artırıp geliştirirken, nimeti görmezden gelme anlamındaki nankörlük ise acı sonuçlar doğurur.
Herhangi bir şekilde insanların önünde bulunan kimseler ve bilhassa idâreciler, amellerine ve gönüllerindeki temâyüllere daha fazla dikkat etmek zorundadırlar. Çünkü onların en küçük bir zaaf ve hatâsı, katlanarak büyümekte ve toplumu çepeçevre kuşatan bir girdap hâline gelmektedir.
Hasta ve yorgun gönülleri tedâvî edecek, muzdarip sîneleri huzura kavuşturacak ve herc ü merc zihinlere rehberlik edecek, yorgun gönüllere saâdet bahşedecek şahsiyetler, Hak dostlarıdır. Ki onlar, Bahâuddin Nakşibend, Abdülkâdir Geylânî, Hazret-i Mevlânâ ve emsalleri gibi, gönüllerini dergâh hâline getirmiş, ruhlarındaki merhamet ve sevgiyi bütün mahlûkâta taşımış velîlerdir.
Mevlânâ Hazretleri buyurur: “Eğer dünyadayken cennette bulunmak istersen, herkesle dost ol, hiç kimsenin kinini yüreğinde tutma! Çünkü bir kardeşini dostlukla anarsan, dâimâ sevinç içinde olursun. İşte o sevinç, dünyâ cennetinin tâ kendisidir. Eğer bir kimseyi kin ile anarsan, dâimâ üzüntü içinde olursun. İşte bu gam da cehennemin tâ kendisidir.”
Tevhid anahtarının 4 dişlisi...