Cenâb-ı Hak buyuruyor: “İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey midir?” (Rahman, 60)
Hz. Peygamber, aynı acı ve sevinçleri paylaşma, başkalarıyla bütünleşme hususunda insanın, özellikle de kamil bir müslümanın nasıl olması gerektiğini şöyle ifade etmiştir. “Müminler, birbirini sevmede, bir birine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organ rahatsızlandığında, diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.” (Buhari, Edeb, 27)
Müslümanlara zarar veren her şeyi ortadan kaldırmak ve onlara fayda verecek işleri yapmak, büyük hayır ve mutlu neticelere götürücü iyiliklerdir. Samimiyetle yapılan küçük ve basit iyilikler bile insana cenneti kazandırabilir.
Ebû Zer radıyallahu anh şöyle dedi: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem bana (hitaben) buyurdu ki: “Din kardeşini güler yüzle karşılamak gibi (tabiî) bir iyiliği bile sakın küçük görme!” [1]
“Emr-i bil-maruf nehy-i ani'l-münker” nedir, kimlere ve nasıl yapılmalıdır? İyiliği emredip, kötülükten sakındırmakla ilgili ayetler.
Aşağıdaki ayet-i kerîmede ifade edildiği gibi, insanı iki cihan saadetine ulaştıracak olan yolda (kalbî ve zihnî hazırlık safhası olan) duanın ehemmiyetine işaret edilmiş olmaktadır ki, kanaatimizce bu da mühimdir.
Yetimleri, kız çocuklarını, zayıf, yoksul ve gönlü kırık kimseleri hoş tutmak, onlara iyilik edip şefkat göstermek, kendilerine mütevazi davranıp kol kanat germek İslam'ın emrettiği hususlardandır.
Büyükler, “hizmetin büyüğü küçüğü olmaz” diyerek, her hizmetin hakikatte büyük olduğuna işaret etmişlerdir. Zira Hakk’ın rızasının hangi amelde gerçekleşeceği bilinemez. Öyleyse her bir hizmete, rızâ-yı ilâhîye vesile olacak nazarıyla bakabilmelidir.
Adana'da kamuya yararlı bir işte çalışma cezasını çeken 17 hükümlü, cezalarından düşülmemesi̇ne rağmen tadilat yapılan okulları yeni eğitim yılına yetiştirdi.
Rabbimiz, kötülüğün “güzel bir şekilde” giderilmesinden değil, “en güzel bir şekilde” düzeltilmesinden bahsediyor: “İyilikle kötülük bir değildir. Sen artık (kötülüğü) en güzel bir şekilde sav. O vakit seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse, sıcak bir dost gibi olur.” (Fussilet 41/34)