Allah’ın mutlak hâkimiyeti karşısında insan ne derece çaresizdir? Gerçek güven ve emniyet nasıl mümkün olur?
Hz. Ali (ra)’ın şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: Allah’a karşı en azından hiç olmazsa şu husûsa dikkat ediniz: O’nun nimetini O’na isyâna âlet etmeyiniz. Bir nimete kavuştuğumuzda o nimete şükretmeyi ihmal etmeyelim ki; o nimetten mahrum kalmayım.
Sadiyye Havaşi’sinde şöyle demiştir: Cezada hiç fazlalık olmaksızın mukabele etmek vâciptir ve bu iş cidden zordur, öyleyse evlâ olan affetmek, şâyet mümkünse barışmaktır. Tabiî ki barış için bu kişi zulüm ve haksızlıkta ısrarcı olmamalıdır.
Çoğalan her şey ucuzlar, yalnız akıl öyle değildir, o çoğalınca değerlenir. Akıl her şeyden daha aydınlıktır, ahmaklık ise her şeyden daha karanlıktır.
islamveihsan.com sitemizin logosunun içerisinde de bulunan Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine ait “Hüdayi Tâcı” ne anlama geliyor?
Temiz bir bardakta bulunan saf ve berrak bir suya bir damla necâset düştüğünde, nasıl ki o su, bütün sâfiyet ve kıymetini kaybederse; Allâhʼın kullarını küçük görerek dolaylı yoldan büyüklenmek de kulun Hak katındaki değerini yok eder.
Cenâb-ı Hak buyuruyor: “İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey midir?” (Rahman, 60)
Allah, ‘Ümmet-i Muhammed’i Kur’ân’da bahsi geçen kavimlerin helâkı gibi topyekün bir helâkla cezalandırır mı?
Dr. Murat Kaya, İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri'nin şeytana karşı bizlere ikazını anlatıyor.
Tevekkülün hakîkati masivadan havf ve recayı atıp ancak Allah'a güvenmektir, dayanmaktır. Kul olarak tedbirini aldıktan sonra her türlü sebepleri bırakıp, asıl sebeplerin sahibini müşahede bahrinde (denizinde) mustağrak olmaktır.