Asr-ı saadette mü'minlerin eşi benzeri olmayan ibadetlerinden biriydi oruç. Savaşlara katılan cesur kahramanlar kuvvetli olmak için nafile oruçları tutmuyorlardı fakat cihada çıkmak seyrelince onlar da çoğu vaktini oruçla geçirdi.
Allah Resûlü nâzil olan âyet-i kerîmeleri hemen, önce erkek sonra da kadın sahâbîlere okurdu. Müslümanlar da gelen vahyi ezberler, bir kısmı da yazarak yanlarında muhafaza ederlerdi. Bu ashab-ı kiram arasında öyle bir hava yaratmıştı ki sahâbeden biri evine girdiğinde hanımı ona derhâl şu iki suâli soruyordu...
Ümmü Rumân radıyallahu anhâ Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin kayınvâlidesi olma şerefine eren bahtiyar bir hanım sahâbi... Hazreti Âişe radıyallahu anhâ annemizin biricik annesi... Hz. Ebû Bekir Sıddık (r.a)’ın âilesi... İslâm’ın ilk günlerinde müslüman olan hanımlardan...
Ashâb-ı kirâm, dinlerini muhafaza edebilmek ve Mekke müşriklerinin zulmünden kurtulmak için vatanlarını, evlâtlarını ve mallarını terk ederek uzak diyarlara hicret ettiler.
Asr-ı Saâdet, en ideal zamandır. İslâm tarihinin, dâimâ hasret ve hayranlıkla yâd edilecek en müstesnâ dönemidir. İnsanlığı zulmetten nûra çıkaran İslâm’ın eşsiz güzelliklerini, bilhassa incelik ve zarâfetini yakından tanıyabilmek, ancak Asr-ı Saâdet’in gönül iklîmine girebilmekle mümkündür.
Mistah ibni Üsâse radıyallahu anh ilk Müslümanlardan!...
Muaykıb ibni Ebi Fâtıma ed-Devsî el-Ezdî radıyallahu anh Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in mühürdârı!..
Hişam ibni Âs ibni Vâil radıyallahu anh, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in “Âs’ın iki oğlu da mü’mindir” iltifatına mazhar bir sahâbi!...
Seleme ibni Hişam radıyallahu anh Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in “ferrar değil kerrar” iltifatına mazhar bir sahabi!...
Nebevî terbiye ile yetişen sahâbe-i kirâmın hayat tarzı bizler için eşsiz bir numûnedir. Onların âhiret yurdunu özleyişleri ve şehîd olma iştiyakları dillere destandır.