Dinimiz, Rabbimizin bize yüklediği emirler, yasaklar ve tavsiyelerden oluşan görevlerimizdir. Birinci görevimiz, Allah (cc.)’ ı bilmek, sevmek, saymak ve kulluk etmektir. Gerisi hep onun içindedir. Ona kulluk ise İslam’ı öğrenmek ve yaşamaktır.
Sözde ve işte doğru olmak, peygamberlerin ortak daveti ve müşterek özellikleridir. Her peygamber ümmetinden doğru olmalarını istemiştir. Bizzat Hz. Peygamber de peygamber olmadan önce bile Araplar arasında “emin (güvenilir, doğru) kişi” olarak bilinirdi.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Kur’ân-ı Kerîm’i hakkıyla okur, mânâsı üzerinde çokça tefekkür eder, emirlerini derhâl tatbîke koyulurdu. Âdeta Kur’ân’ı hissederek, yaşayarak ve kalbiyle okurdu.
Prof. Dr. Süleyman Derin ile "turistlere tebliğ üzerine" Altınoluk dergisinde yapılan röportajı sizler için alıntılıyoruz.
Çağımızın belalarından biri olan İslamofobi, “İslam korkusu” üretmek anlamına geliyor ve İslam’ı bir korku malzemesine dönüştürüp, insanlarla İslam’ın arasına uçurumlar koymaya çalışıyor.
Altınoluk dergisi 368. sayısında İslam'ın temel ölçülerini masaya yatırıyor. Gönül dünyamıza yapılan taaruzlar, ölçü hassasiyetimiz, sahte din alimleri, hayata ve hadiselere Müslümanca bakış ölçülerimiz, şeriat, tasavvuf, ilim ve irfan bu ay işlenen konular arasında.
Muhammed Ali'nin yakın arkadaşı Mücahit, "Kendisine en çok neden korktuğunu sordum. Önce şakayla eşini işaret etti. Sonra 'Allah'ın beni cennetine koymamasından korkuyorum' cevabını verdi" dedi.
Mü’mini menfaatperestlikten kurtararak diğergamlığa sevk eden şefkat ve merhamet duyguları, îmânın ne güzel bir tezâhürüdür. İslâm’ı, îman nîmetinden mahrum gönüllere tebliğ edebilmek de ne saâdettir.
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından başlatılan “Hediyem Kur’an Olsun” projesi kapsamında, kişi ve kurumlara Kur’an-ı Kerim hediye edilecek.
Hidâyetinden evvel Habeşli Vahşî, âdeta kan içen, canavar ruhlu bir vahşet adamıydı. Fakat hidâyetle şereflenip Peygamber Efendimizʼin mânevî terbiyesine teslim olmak sûretiyle gözü yaşlı, yufka yürekli, derin düşünceli bir sahâbî oldu.