Akşemsettîn Hazretleri'nin mânevî sahada olduğu kadar zâhirî sahada da Fatih Sultan Mehmet'e çok büyük yardımları olmuştur. İşte Akşemseddin'in Sultan Mehmet'e bazı tavsiyeleri...
Peygamber Efendimiz'in -sallallahu aleyhi ve sellem- şecaati ve kahramanlığı...
Ebû Hüreyre ve Câbir radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Harp hileden ibarettir."[1]
Geceler, zihnin ve kalbin berrak; idrâk, tahassüs ve ifâdenin keskin; hâfızanın kuvvetli, maddî-mânevî yollarda ilerlemenin sür’atli ve kolay olduğu müstesnâ zamanlardır. Kendisini büyük vazîfelerin beklediği kimselerin gündüzlere hazırlanması için, geceler bulunmaz bir fırsattır.
Uzun süre hizmette bulunan bâzı şahıslarda zamanla hizmete karşı bir doygunluk duygusu oluşur ki bu durum, hizmet ehli adına bir tehlike başlangıcıdır. “Artık yeter” duygusu, kişiyi dünyaya çeken bir nefs fısıltısıdır. Bu vaziyet, insanın kendi eliyle kendisini tehlikeye atma gafletinden başka bir şey değildir.
Vâsile ibni Eska radıyallahu anh hicretin dokuzuncu senesinde İslâm’la şereflenen bir sahâbi…
Ebû Sa’lebe el-Huşeni (r.a.) Kostantiniyye Fethine katılan suffe ehli bir sahâbi!..
Hz. Peygamber'in müjdesine nail olabilmek için 80 yaşında at sırtında İstanbul seferine çıkan Ebû Eyyûb El-Ensârî Hazretleri, ruhunu Allah'a (cc) yolunda gayret ederek teslim etti.
Allâh Resûlü Mekke’nin fethinden sonra sâdece Kâbe’deki putları yıkmakla kalmamış, civardakileri de yok etmek için mücâhit gruplar tertipleyip şirkin o cansız taşlarını harâb etmeye göndermişti. Yâni bir tevhîd temizliği başlatmıştı.