Tespit edilebilen 26 bin küsur vakfa sahip olan Osmanlı Devleti'nde, hanımların vakıflara yönelik katkısı da azımsanamayacak kadar fazla idi. Bir vakıf medeniyeti olan Osmanlı'da, hanım sultanların vakıflar aracılığıyla yaptırdığı yüzlerce cami, medrese, dâru'ş-şifa, hamam gibi eserlerin önemli bir kısmı da günümüze intikal etmeyi başardı. İşte o tarihî eserlerden bazıları... Nur Banu Valide Sultan
Kurban Bayramı'na az bir zaman kaldı. Hem Kurban'a hazır olmak hem de bu ayı daha iyi geçirebilmek gayreti ile Osman Nûri Topbaş Hocaefendi ile Kurban Bayramı üzerine Altınoluk dergisinde gerçekleştirilen mülakatı sizlerle paylaşıyoruz.
Uzun süre hizmette bulunan bâzı şahıslarda zamanla hizmete karşı bir doygunluk duygusu oluşur ki bu durum, hizmet ehli adına bir tehlike başlangıcıdır. “Artık yeter” duygusu, kişiyi dünyaya çeken bir nefs fısıltısıdır. Bu vaziyet, insanın kendi eliyle kendisini tehlikeye atma gafletinden başka bir şey değildir.
Bize emânet olarak verilen bu beden, can ve mal, elimizde ebedî kalacak değildir. Muhakkak birgün âniden hepsi ile vedâlaşacağız ve her şey mülkün gerçek sahibi olan Allâh’a kalacak, yâni ona dönecektir. Dolayısıyla bir kere lutfedilen hayat nîmetinde bu emânetleri Allâh yolunda yerlerine teslim etmeliyiz ki ebedî mükâfâta nâil olabilelim.
Yaratılmışların hiçbiri, sehâvet, infak ve îsârda, Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ile kıyaslanamaz. O, cömertliğin her çeşidinin en üst seviyesinde idi.
Küresel İnsani Yardım 2016 Raporu’na göre, Türkiye, 2015’de en çok uluslararası insani yardım yapan ikinci ülke oldu. Türkiye 2015’de, milli gelirinin 0,37’sini insani yardım için ayırarak, son 2 yılda olduğu gibi bu sene de “dünyanın en cömert ülkesi.”
Kâmil bir mü’min, gönül insanıdır. Merhamet ve diğergâmlık, onun en belirgin vasfı ve tabiat-i asliyesidir. Merhamet, mü’minin kalbinde hiç sönmeyen bir ateş gibidir. İnsan rûhunun ulaşabileceği olgunluk zirvesine çıkışın yolu, merhamet ve hizmet basamaklarından geçmektedir. Merhamet, îmânımızın bu âlemde şâhidi olan ve bizi kalben Rabbimize yaklaştıran ilâhî bir cevherdir.
Edirne'de bir market işletmecisi, asırlık ahi geleneğini de yaşatmak amacıyla "askıda ekmek, askıda süt" tarzı kampanyaların kapsamını genişletti. İhtiyacı olanlar, iyilik dolabından istedikleri ürünü alabiliyor
Cenâb-ı Hakk’ın bize olan en büyük lûtufları, bunca mahlûkât içinde “insan” olarak yaratılıp, müslüman bir çevrede dünyaya gelmemizdir. Bundan daha büyüğü ise Kur’ân-ı Kerîm’e muhâtap ve Peygamber Efendimiz’e ümmet olmamızdır.
İslam’ın, çağları aşan mesajını doğru bir şekilde anlayabilmemiz için Efendimizin hayatının tamamının bir fetih hareketi olduğunu ve bu kutlu yürüyün de aslında bir gönülleri fethetme işi olduğunu kavramamız lazım. Şiddete tevessül ederek, zor kullanarak tebliğ hareketinin olmayacağını O, hayatının kendisi olan irşat faaliyetleri ile göstermiştir.