Samimiyet ve ihlâs dolu bir yüreğin canlı bir tablosu... Bu güzellik ve sıcaklık karşısında, hangi gönül yumuşamadan durabilir? Hasbîlik, şu tablodan daha güzel hangi kelimelerle tasvir edilebilir? İşte hasreti duyulan gönül insanı ve özlenen gönül kıvamı budur.
Sadâkat; niyette, düşüncede, sözde ve amelde doğru olmak, ihlâs ve samîmiyetle hareket etmek demektir. Emniyet de emîn olmak, güvenilir bir şahsiyet sergilemek demektir.
Hizmet eden kişi, hizmetine devam ettiği müddetçe mânen de terakkî etmelidir. Gönlünü Rabbine lâyık-ı vechile verip ihlâs, edep ve tevâzu üzere kulluk vazifelerini yapmaya gayret etmelidir.
Ebu’l-Hasan Harakani Hazretlerinin hikmetli sözlerinden birkaçı...
Şeytanın iğvâsına aldanarak tevbeyi geciktirmek, en büyük israflardan biri olan ömür isrâfıdır. Akıllı bir mü’min, tevbede acele etmeli ve kendisini son nefese hazırlamalıdır.
Ramazân-ı Şerîf, aynı zamanda güzel bir kulluk terbiyesidir. Allâh’a samîmî bir gönülle kul olamayanlar, neticede kula kul olmak gibi kötü bir âkıbete dûçâr olurlar. Bu hâl ise insanlık haysiyet ve şerefine yazık etmektir.
İhlaslı bir şekilde geçirilen bir ömrün bereketi ve yapılan ibadetlerin fazileti...
Her geçen imaj ve gösterişin hâkim olduğu dünyamızda; bugün, zihin ve gönüllerimizi tahrip eden, iman ve amellerimizi tehdit eden, beşeri münasebetlerimizi, dostluklarımızı zedeleyen en büyük tehlikelerden biri gösteriştir, riyadır. Müminler olarak ihlas ve samimiyet sınavından geçtiğimiz dünyada bizlere düşen, ikiyüzlülükten, gösterişten bencillikten uzak durmaktır.
Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-’ten rivayete göre, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “İhlâs Sûresi, Kur’ân’ın üçte birine denktir.” [1] İhlâs Sûresi’nin Kur’ân-ı Kerim’in üçte biri oluşu” ile ilgili hikmetler...
İhlâs, amelleri sırf Allah rızâsı için îfâ etmek ve onlar üzerine nefsânî gâyelerin gölgesini bile düşürmemektir. Başta riyâ ve ucub olmak üzere kalbimizi her türlü mânevî kirden arındırmaktır.