Mûsâ Topbaş Efendi, hemen her hususta samimiyet ve ihlâs arar, "bir mecliste ihlâs varsa, orada her şey vardır. İhlâs yoksa, istediği kadar kitaplar okunsun, tefsirler ve sâire okunsun, feyz olmaz" derdi.
Horasan melik ve kahramanlarından Amr bin Leys’i vefâtından sonra sâlih bir zâtı rüyâsında görür. Rüyada, Mekke'de parasını kaybeden bir adamın Allah rızası için berberden kendisini tıraş etmesini istediğini görür. Elindeki işi bırakıp sırf Allah rızasını gözeterek parasız adamı tıraş eden berbere, geceleri kalkarak 40 yıl boyunca samimiyet ve ihlasla dua eden bu adamın hikayesi...
Musa Topbaş Efendi, manevi terbiyede dikkat ettiği hususları anlatıyor.
İki Fâtıma kimdir? iki Fâtıma’nın ruh iklimine nasıl bürünebiliriz? İşte Hazreti Fâtıma'nın (radıyallâhu anh) hayatından ibretlik hadiseler...
“Bütün gaybları en iyi şekilde bilen Cenâb-ı Hak, ibadetlerin sûretleri ile birlikte kulluk vazifesinin îfâsını da rûh ve rûhâniyetin en derin ve en hassas noktasından bekler.”[1]
Velî kimdir? Veli kişi, Allah dostuyla dost, Allah düşmanıyla düşman olandır.
İbadetler belli zamanlarda îfâ edilirler. Fakat îman, kalbin Cenâb-ı Hakk’a dâimî bağlılığıdır. Bu sebeple kulluk için bir zaman dilimi yok. Rabbimiz’i hiçbir zaman unutmayacağız.
Sevenlerini dâimâ istikâmete ve sırât-ı müstakîm üzere bulunmaya teşvik eden Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri, bir mektubunda şöyle buyurur...
Bu sûrede insan ruhuna zararı düşünülen, din ve dünya bakımından çekinilmesi, korunulması lâzım gelen şerlerin hepsi sayılarak onlardan Allâh’a sığınmak emredilmiştir. Kurtuluş, ancak bundadır.
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri “Mânevî hâller, şerîate bağlıdır; şerîat hâllere bağlı değildir. Çünkü şerîat sağlam ve kesindir, doğruluğu vahiyle sâbittir. Hâller ise zannîdir, keşif ve ilhamla sâbittir.” buyururarak bununla birlikte, şer’î esaslara riâyetle birlikte yapılan zikir ve tefekkürlerün de çok fazîletli olduğunu belirtiyor.