hz muhammed

Zamanının En Değerli Din Adamı

Kâsım bin Muhammed (r.a.); emîn/güvenilir, verâ ve takvâ sahibi, yüce bir zât idi. Büyük bir fakih ve dînî ilimlerde imâm idi. Her hâli ile, zamanının en değerli şahsiyeti ve mürâcaat mercii idi.[1]

Sünnet Olmazsa Olur mu?

Kur’ân’ın tatbik edilmiş hâli olmasından dolayı sünnet, Kur’an’ın yanında İslâm’ın vazgeçilmez ikinci kaynağını oluşturmaktadır. Allah’ın kitab’ı ve Rasûlü’nün sünneti, ayrılmaz iki kaynak olarak İslâm toplum yapısının hem teşekkülünü, hem de özelliklerini yitirmeden devamını sağlamıştır.

Rasulullah'a Kardeş Olmak Nasıl Bir Şey?

Genç Dergisi 127. sayısında "Özlediğim Dediği Kardeşi Misin?" diyor.

Yüzakı'ndan 'kutlu Doğum'a Özel Eser

Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin 'Kutlu Doğum'a  özel olarak yayınlanan eseri "Fahr-i Kainat Efendimiz" çıktı.

Regaip Kandili Dualarla Eda Edildi

Üç Aylar'ın müjdecisi olarak kabul edilen Regaip Kandili, camilerde manevi coşku içinde eda edildi.

Peygamberimize Ait Her Şey Onun Kalbinde

Ebû Bekir -radıyallâhu anh-, gönlünü, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in kalp âlemini yansıtan berrak bir ayna hâline getirmişti. Bu itibarla o, Peygamber Efendimiz’de fânî olmanın en müşahhas numûnesi oldu. Bu fânî oluş sâyesinde de, Fahr-i Kâinât Efendimiz’e âit her şey, onun kalbinde çok derin bir mânâ kazandı.

Her Gün Mutlaka Peygamberimizle Beraberdi

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu anh-’ı çok severdi. Her gün mutlakâ yanına uğrardı.[1] Ebû Bekir -radıyallâhu anh- da Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i görmeden huzur bulamazdı. Peygamber Efendimiz’in herhangi bir seriyye ile gönderdiği veya hac emîri tâyin ettiği günler hâriç, O’ndan hiç ayrılmadı. Yani ömürleri beraber geçti.

Peygamber Efendimizin Tefekkürü

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, kendisine peygamberlik vazifesi verilmeden önce de sükûtu ve tefekkürü çok severdi. Nübüvvetine yakın zamanlarda halvet ve uzlete çekilmeyi daha çok arzu eder olmuştu. Mekke-i Mükerreme’ye yaklaşık 5 km mesâfedeki Hirâ Mağarası’na giderek orada günlerce kalırdı.

İslam’la Yeniden Dirilmek

İman hayattır, İslam bir diriliş çağrısıdır. Yüce Mevlâ bu çağrıya cevap vermemizi emrediyor. “Ey iman edenler! Peygamber sizi kendinize hayat verecek şeylere çağırdığı zaman Allah ve Rasûlünün davetini kabul edin.” (Enfal, 24)

Peygamberimizin Hiç Terk Etmediği Sünnet

Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, gecelerin en feyizli anları olan seherlerde namaz kılmayı, istiğfarda bulunmayı, zikretmeyi, Kur’ân okumayı ve duâ etmeyi hiç terk etmedi. Öyle ki, hastalandığı ve ayağa kalkamayacak kadar tâkatsiz kaldığı zamanlarda dahî oturarak da olsa seherlerini ihyâ etti.