Peygamber Efendimizin ümmetine muhabbeti, elbette bir babanın evlatlarına muhabbetiyle mukayese edilemeyecek derecede büyük ve şiddetlidir. Hazreti Mevlânâ Mesnevî'de “Hazret-i Peygamberin “Ey ashabım! Ey ümmetim! Ben size bir babadan daha şefkatli ve merhametliyim.” (c.3, 1934) sözleriyle bu durumu anlatıyor.
Ucu kıyâmete kadar uzayan aşk kâfileleri, O’nun sevgi ve heyecânı ile akmaktadır. Cihân, O’nun güneşten daha parlak olan nûru ile aydınlanmıştır. Îmanın lezzetine O’nunla erişilmiştir. O’nu fânîler tariften âciz kalmıştır.
Beşeriyetin en büyük ahlâk âbidesi, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’dir. O’nun en iyi tâkipçileri de ashâb-ı kirâm ve Hak dostlarıdır. Onların izinden yürümenin kadrini idrâk ederek yaşayan mü’minler de, insanlık şeref ve haysiyetine yaraşır bir ahlâk-ı hamîdeye sahip olmuşlardır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) «Ben mizah yaparım, ancak dâimâ doğruyu söylerim!» buyuruyor. Şakalaşmak, latîfe yapmak sünnettir, fakat gönül kırmadan, bilâkis gönül alarak yapıldığında.
Dr. Murat Kaya'nın kaleminden "Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'den 111 Hayat Ölçüsü" yayınlandı.
Kutsal topraklarda hac farizalarını tamamlayan hacıların bir kısmı memleketlerine dönmeye başlarken, ilk olarak Mekke'ye gelenler ise Medine'ye geçerek Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed'in kabrinin de bulunduğu Mescid-i Nebevi'yi ziyaret ediyor.
Hidâyet rehberimiz olan Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e vefâ duygusu, ömrümüz boyunca gönüllerimizin tükenmez hazinesi olmalıdır.
Kutsal topraklarda hacı adaylarının ziyaret edebilecekleri birçok mekan bulunuyor. Bunlardan bazıları hac ibadetinin yerine getirilmesi için zorunluluk teşkil ederken, bazı mekanlarda ise bu tür bir şart bulunmuyor.
Suudi Arabistan'ın Mekke kentinde, Hazreti Muhammed'in hayatının 3D simülasyon ve animasyonlarla anlatıldığı Peygamber Müzesi ile Kabe'ye ait kutsal emanetlerin sergilendiği Mekke Müzesi'ne, hacı adayları yoğun ilgi gösteriyor.
Hazret-i Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-, nûruyla Hazret-i Âdem’den önce, bedeniyle de bütün peygamberlerden sonra zuhûr etmekle, nübüvvet takviminin ilk ve son yaprağı olmuştur. Dolayısıyla O, yaradılış itibariyle ilk, zaman itibariyle son, peygamberdir.