Hakîkate nazar eden akıllı kişilerin, «istikbâl» kelimesinden en büyük maksadın, ebedî olan ve herkesin kendi başına hesap vereceği âhiret hayatı olduğunu basit bir mütâlâa ile kabûl edeceği açıktır.
Kurân-ı Kerîm'in bazı ayetlerde “sıratı müstekim” şeklinde ifadesi İslam’ın çizdiği hayat tarzı ve hayatı okuyuş biçimi, aynı ifade güzelliği ile bize İslam’ın geniş bir caddeye benzetilmesini salık veriyor.
Ne yapmalı ki, ilâhî muhabbete basamak olacak bir âile hayatı kurabilmeli? Nelere dikkat etmeli ki, evlerimiz birer huzur ve saâdet cenneti olabilsin? Nasıl yaşamalı ki, tüm âilece hayat yolculuğumuz sonsuz vuslatta noktalansın? Nasıl temin edilmeli ki, dünyada gerçekleştirilecek bir saâdet, âhiret hayatında da devam etsin?!.
Üzerine yemin edilmesi yasak olan şeyler hadislerde şöyle belirtiliyor: Peygamber, kâbe, melekler, gökyüzü, ecdat, hayat, ruh, başkan, sultanın hayatı, sultanın nimeti, bir kimsenin türbesi ve emanete yemin etmek İslam'a göre üzerine yemin edilmesi yasak olan şeylerdir.
Bu âlemde zerreden kürreye kadar ne varsa, hepsi ilâhî bir sanat hârikasıdır. Her tarafta insan idrâkine sunulan sayısız hikmet tecellîleriyle kâinât, âdeta ilâhî kudret nakışlarının bir sergi salonu gibidir.
Evlilikte hayatınız monotonlaşabilir. Ailede muhabbeti taze tutmak, rutin işlerin monotonluğundan olumsuz etkilenmemek için neler yapmanız gerekiyor?
Kat kat ışıklar arasında, Kur’an ve Peygamber rehberliğinde, emniyet ve huzur içinde ebedi saadet yolunda ilerleyen mü’min ve karanlıklar içinde, çaresiz, rehbersiz, korku ve endişe dolu bir yolculuğun şaşkın yolcusu münkir. Kim hangi konumda olmak istiyorsa buyursun tercihini yapsın.
Suriye'de Beşşar Esed rejiminin hava saldırısında bir kolunu kaybeden, atölyesi iki kere yıkılan Kemal el-Hatib, zorlu hayat hikayesini anlattı.
Altınoluk Dergisi bu sayısında “Kalbin orucu”nu gündemimize getirerek, adeta merkezi bir dirilik halinin bütün uzuvlara ve hayatın tamamına yansıması gibi hassasiyet çağrısı yapmış oluyor.
Helal dairesinde hareket edip haramlara tevessül etmeden zevkli bir hayat yaşanamaz mı? Helaller keyfe kâfi gelmez mi? Müslümanca yaşanan bir hayat neşesiz, zevksiz, donuk ve soğuk bir hayat mıdır? Dini hayat; zemini haramlarla döşenmiş bir mayın tarlası mıdır? Müslüman haram işleme korkusuyla her an mayına basma tedirginliği yaşayan bir yolcu mudur?