Geleneksel âilelerde amca, dede, nine, yenge gibi ikinci dereceden akrabaların da aynı hânede yaşadığı “geniş aile tipi” görülmektedir. Geniş ailede, âile düzenini sağlayan şey, âile büyüklerinin geleneklerden aldıkları güçleridir. Bu güç, genç yetişkinlerin hareket alanlarını daraltmakla beraber onlar açısından güven verici bir mâhiyet de arz etmektedir.
Cenâb-ı Hak Asr Sûresi’nde “zaman”a yemin ederek dikkatlerimizi ömrümüzün keyfiyeti üzerinde yoğunlaştırmamızı arzu etmektedir. Zaman, iki uçlu bir bıçak gibidir. Kitap ve Sünnet’in rûhâniyeti içinde değerlendirilirse cennete vuslat vesîlesidir. Bunun aksine nefsine râm olanlar için, sanki akıp giden bir sel gibidir ki, bu selin içinde sürüklenen âvâre bir kütük olmamak îcâb eder.
Âilenin sevgi kahramanı annedir. O, bir şahsiyet âbidesidir. Çocuğa iyi tavırlar, doğru davranışlar, güzel hasletler, hep sâliha anne tarafından kazandırılır. Sâliha anne, evlâdının şahsiyetini biçimlendiren hünerli bir eldir. Faziletli alışkanlıklar anneyle kazanılır.
Altınoluk Dergisi Yazı İşleri Müdürü Ahmet Taşgetiren, Abdullah Sert Bey ile Musa Efendi Hazretlerinin "İnfak Hassasiyeti" üzerine konuştu.
Ramazân-ı Şerîf bizler için Hakk’a yakınlık ve dostluğun müstesnâ vesîle ve fırsatları üzerinde yoğunlaşma mevsimidir. Hayırlarda acele etmek kadar, mânevî kazanç fırsatlarını kaçırmama hususunda da uyanık ve basîretli hareket etmek îcâb eder.
Mü’min insan, hayatta daima olumlu bir rol oynama niyet ve kararlılığında olmalıdır. O bilmektedir ki, yapılan çalışmaları, gayretleri, fedakârlıkları ortaya konan eserleri takdir edecek sınırsız bir kudret vardır. Bu kudret alimdir, hakimdir ve âdil-i mutlaktır.
İnsan nefis taşıyan, nefsinin isteklerine muhatap olan ve o isteklere karşı zafiyet içinde olan bir varlıktır. Tûl-i emel dediğimiz şey insanın bitmek tükenmek bilmeyen hevesleri ve arzularıdır. Bir başka ifade ile insanın hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya bağlanmasıdır.
Kulluk olarak bizden beklenen şey, namaz ve oruç gibi ‘ibadet’ adı ile andığımız işlerdir şüphesiz. Ne var ki kulluk, onlarla sınırlı değildir. ‘İbadet’ de onlarla sınırlı değildir. Bu hayatın içinde bu bedenle yaşayıp cennet kazanan insan olmamız bizden istendiğine göre kulluk da ibadet de namaz ve oruç gibi hayatı yaşarken karşımıza çıkan her şey ile bağlantılı olmalıdır.
Suriye'de rejim güçlerinin yoğun saldırılarına maruz kalan Halep’te zor şartlar altında hayatını sürdürmeye çalışan öğretmen Ahmed Hamadan, yaşadığı acıları şiirleriyle anlatıyor.
Ebubekir Sifil Hoca'nın yeni kitabı "Müslümanca Bir Hayat İçin!" çıktı.