Hadisler farklı açılardan çeşitli sınıflandırmalara tabi tutulmuştur. Metnin ait olduğu kimseler, râvî sayısı ve sıhhat derecesi açısından hadisleri üç başlık altında incelemek mümkündür.
Kudsî hadis manası Allah’a, lafzı Hazreti Peygambere ait olan hadistir. Bir rivayetin kutsî hadis olduğu başındaki ifadeden anlaşılır.
Dr. Adem Ergül, Mevlânâ'nın bir kıssasında anlattığı ve Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin kaleme aldığı "Bir Testi Su" hikâyesini anlatıyor.
Ashâbı arasında bir anlaşmazlık çıkınca, Resûl-i Ekrem Efendimiz buna pek üzülür, aralarını bularak onları barıştırmak için elinden geleni yapardı.
Hadis uydurmanın çeşitli sebepleri vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
İbadetlerle ilgili seçme hadisleri sizler için derledik.
Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım, kurban etinin veya derisinin satılmasının caiz olup - olmadığını açıklıyor...
Kredi kartıyla kurban satın alınabilir mi? Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım anlatıyor.
Hadisler olmasaydı, İslamiyet’i tam manasıyla öğrenemezdik. Ben Müslümanım diyen kimse, İslamiyet'i, onu getiren Peygamber gibi yaşamaya gayret edeceğine göre, öncelikle Rasûl-i Ekrem Efendimiz'in hadislerini ve sünnetlerini öğrenmeye gayret etmelidir.
Hadis nakleden kimselere “râvî” denir. Hadisin sağlamlığı her şeyden önce onu nakleden kimselerin güvenilir olmalarına bağlıdır. Bu açıdan râvînin din ve dünya işlerinde dürüst, kötülüklerden uzak İslam dininin emirlerine bağlı, yasaklarından kaçınan bir kimse olması gerekir.