Allah dostlarının en önemli prensibi Allah’ın emirlerini tazim, kullarına da şefkat göstermektir. Onların Hakka samimi ibadetleri pek çok yazının konusu olmuştur, onların oruçları, halvetleri, namazları güzel olduğu gibi Allah’ın kullarına olan şefkatleri de dikkat çekicidir.
Mûsâ Efendi, görenlere daha ilk nazarda “Ne güzel bir kul” dedirtecek nûrâniyete, güzelliğe ve mükerremiyete mazhardı. Bu kıvam ne ile ve nasıl gerçekleşmiştir, sorusuna “iman, İslâm ve ihsanla” diye cevap vermek, bir hakikatin tespiti olacaktır.
Bir Müslüman için en zor ve sıkıntılı anların en güzel mirası: “Hasbünallâhu ve ni’mel vekîl; Allah bize yeter! O, ne güzel vekildir…” demek.
Cenâb-ı Hak; insanoğlunun, insanlık haysiyet ve şerefi içinde yaşamasının reçetesini, göndermiş olduğu peygamberler ve kitaplarla kullarına bildirmiştir.
Beşeriyet âleminde güzel ahlâkın; nezâket, letâfet ve zarâfetin zirvesi, Hazret-i Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’dir. Bütün fazîletler ve güzellikler, O’nun emsalsiz örnek şahsiyetinde mevcut ve meknuzdur. O’nun gönül âlemi, nâdide, ince, zarif çiçeklerden, mis kokulu güllerden yapılmış bir cennet bahçesi gibidir.
İnsanoğlunun yeryüzündeki vazifesi, ilâhî muhabbeti gönüllere aşılayan bir rahmet kapısı olmaktır. Büyük ruhlar, Cenâb-ı Hakk’ın şefkat ve merhamet nazarı ile mahlûkâta bakış tarzına muvaffak olanlardır.
Peygamber Efendimiz'in yanına gelen cahil ve görgüsüz bir kimseye karşı gösterdiği hoşgörülü muamele her Müslümanın örnek alması gereken güzel bir ahlakı işaret ediyor bize.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), insanları cennete ve cehhenneme en fazla götürecek şeyi açıklıyor.
Allah Teâlâ’nın biz kullarında görmek istediği güzel huylardan ibârettir "Ahlâk". Bu bakımdan güzel ahlâk sahibi olmak, Allâh’a yakınlığımızın en bâriz alâmetidir. Kulluk hayâtımızın seviyesini taçlandıran ulvî bir kıymettir.
Herhangi bir yuvada hayat yaşıyorsunuz ve yuvanızı cennete çevirmek istiyorsunuz. Peki bunu nasıl yapabilirsiniz? Cennet hayatının zevkine yuvanızda yaşamak istiyorsanız bunları yapmalısınız...