İnfâk etmek, Cenâb-ı Hakk’ın pek çok esmâ-yı hüsnâsının bir tecellîsidir. Bu sebeple infâk etmeyi sevenler Allâh’ın ahlâkıyla ahlâklanma yolunda büyük mesâfe katetmiş demektir.
Allah yolunda gayretli olmanın İslâm dînindeki adı “cihat”tır.
Saadet Asrı Müslümanları iman, ihlâs, takva, ilim, cihat, infak, yolunda örnek nesil oldular. İşte Saadet Asrı'ndan müstesna bir infak örneği...
“Her kim bir hasene ile gelirse ona o yaptığı iyiliğin on katı vardır.” (el-En‘âm, 160)
Kâmil bir mü’min olabilmek için merhamet, şefkat ve muhabbet gibi ulvî hasletlerimizi kuvvetlendirmeli ve onları bir ibâdet vecdi içerisinde mahlûkâta hizmet şeklinde tezâhür ettirmeliyiz.
Veresiye et satan kasapla çırağının ibretlik hikayesi...
Gönlü vîrâne olmuş şahsı bütün menfî hâllerinden kurtaran muâmele...
Cömertlik, Cennete girmeye vesiledir. Cömertlik, Rahman’dandır. Bir mü'min cömertlik edip elindekilerden muhtaç olan mahlukata verirse mükafatını iki cihanda görür.
Cenâb-ı Hak, büyük bir lütuf eseri olarak kullarına hayır yollarını kolaylaştırmış ve bu hizmetlerin karşılığında büyük mükâfatlar va’detmiştir. Bu sebepledir ki kâmil mü’minler, Cennete girinceye kadar hiçbir hayra doymazlar.
Bütün mahlûkat, kendi idrak mertebeleri dâhilinde yüce Rabbimizi zikir hâlindedir. Fakat bizlere verilmiş olan sınırlı idrâk ile, onların zikrini anlayamıyoruz.