Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Meryem’in fazîleti nasıl anlatılıyor?
Cenâb-ı Hak, Kur’an-ı Kerîm’de mü’min veya kâfir çeşitli insanların isimlerini zikreder. Bu insanlar içerisinde ismi doğrudan zikredilen tek hanım, Hazret-i Meryem’dir.
Hz. İsa (a.s.) babasız olarak dünyaya gelmesi nasıl olmuştur? Ayet ve hadisler ışığında Hz. İsa’nın (a.s.) doğumu...
Ne zaman etkili bir kar yağışı olsa, kimi gazete, radyo ve televizyon haberleri bunu: “Beyaz esaret, beyaz çile, âfet, hayat felç oldu, kara kış, hayat durma noktasında, eyvah şimdi ne olacak!...” gibi panik psikolojisi üzerinden okuyor ve yazıyor. Oysa o kar tanelerinin gökten ağır ağır inişi, dahası her bir tanenin vazifeli bir melek tarafından indirilişi; ne derin bir tefekkür ve ibret âbidesidir aslında...
Zamâne çocuklarının tek başına, ekran karşısında bazen şuursuzca yemek yediği, yemek beğenmediği mâlumdur. Bir âilede en az bir öğün toplu yemek yenilmelidir. Çocuk, sofra kültürünü âileden öğrenir. Evin en büyüğünden evvel kimsenin yemeğe başlamaması, sabırla beklemesi sağlanmalıdır. Bunu sağlayacak en önemli kişi, evin hanımıdır.
Çocuklara tuvalet eğitimi nasıl verilir? Çocuklara tuvalet alışkanlığı nasıl kazandırılır? Çocukların tuvalet eğitimi için uygulayabileceğiniz prtaik yöntemler...
Okul öncesi dönem, çocuklarda fizikî ve zihnî gelişimin çok hızlı olduğu önemli bir dönemdir. İnteraktif materyaller, görsel ve renkli malzemeler, sesler, müzikler kullanılarak okul öncesi dönemde çocuklara görgü kuralları öğretilebilir ve bu bilgiler kalıcı hâle getirilip pekiştirilebilir.
Cenâb-ı Hak, bize her işimizde “orta yol üzere” gitmemizi emretmiş, îtidali öğütlemiştir. Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de hayatı boyunca bize güzel olan yeniliklere açık olmayı öğretmiştir. İslâm yeniliği/teknolojiyi reddetmez, lâkin ona mâkul sınır getirmek ve onu insanlığın hayrına kullanmak ister. Aksi hâlde ilim ve teknoloji, insanlığı felâkete doğru sürüklemeye başlar.
Tarihin en eski dönemlerinden itibaren insanlar falcılara, kâhinlere, büyücü ve sihirbazlara başvurmuşlar; kimi krallar kâhinlerle çalışmış, saltanatlarını onların verdikleri bilgilerle yürütmüşlerdir. Bütün peygamberler gibi Peygamber Efendimiz de büyücü, kâhin ve sihirbazlarla mücâdele etmiştir. Ve ümmetine bazı îkazlarda bulunmuştur.
Cennet ve Cehennem; her dîne göre değişebilen göreceli/izâfî kavramlar değildir. Şirk ve küfür üzere olan Yahudi ve Hıristiyanları, Cennete gönderme çabaları da içi boş düşüncelerin ürünü olup, dînî bir delili yoktur. Zira Allâh’ın emrettiği şekilde îman etmedikçe, kimsenin cennete girmesi mümkün değildir.