Canlı-cansız bütün varlıkların, vücûd cevheri itibariyle aslı “toprak”tır. Toprağın değişerek şekilden şekile bürünmesi, canlıları vücûda getirir.
Peygamber Efendinizin en yakın dostu, kayınpederi, İslâm’ı kabul eden ilk erkek, Müslümanların ilk halifesi ve cennetle müjdelenen 10 sahâbeden biri olan Hz. Ebû Bekir’in yaptığı bazı duâları istifadenize sunuyoruz.
Sâlihlerle beraberlikten maksat; kalbî bir beraberliktir. Zira fiilî beraberlik, her zaman mümkün olmayabilir. Yahut fiilî beraberlik olsa bile kalbî beraberlik olmadığında, yine bir fayda hâsıl olmaz.
Kur’ân’ın cem edilmesine neden gerek duyuldu? Kur’ân ne zaman ve nasıl mushaf haline getirildi?
Peygamber (sallâllâhu aleyhi ve sellem) Efendimizin hayvânat ve nebâtata karşı ince hassâsiyetini gösteren örnekler...
Hak dostları, ilâhî ve nebevî terbiye neticesinde “Nefsî, nefsî!” hodgâmlığından kurtulmuş, “Ümmetî, ümmetî!” diğergâmlığına ermişlerdir. Başkalarının ıztırâbıyla muzdarip olan, onların huzuruyla da huzur bulan, rakik ve hassas bir gönül kıvâmına ulaşmışlardır. Kendi kurtuluşlarının, başkalarının da kurtuluşuna gayret etmekten geçtiğini idrâk etmişlerdir.
Rabbinin rızâsını dileyen, evvelâ kendisi O’nun takdîrine rızâ hâlinde olmalıdır. Kim Allâh’ın takdîrine rızâ hâlinde yaşarsa, o kimse dâimâ ilâhî rahmet tecellîleri altında olur. Velev ki ağır hastalık, çile ve ıztırapların içinde bile olsa... Çünkü Allah onun her zaman yâr ve yardımcısıdır ve en sonunda onu mükâfatlandıracaktır.
Kâmil mü’minler, kendilerini inciten bir hâdise karşısında, öncelikle o muâmeleye müstehak olup olmadıkları yolunda bir nefis muhâsebesine yönelirler. Böylece, mâruz kaldıkları cefâlardan da mânen istifâde imkânı elde ederler.
Cenâb-ı Hakk el-Mü’min’dir. Rabbimiz bu sıfatını kendisine îmân etmiş kullarına da lâyık görmek sûretiyle, kullarının da bu ilâhî ahlâkı -istîdatları nisbetinde- yaşamalarını arzu buyurmaktadır.
Peygamber Efendimizin Cennetin muhtelif kapılarından çağrılacağını müjdelediği bahtiyar...