Gönül seferinde mü'min, Mevlâ’ya güvenip yola çıkmalı ve sürekli ümit esintileri ile gönlü ferahlatmalıdır.
Veresiye et satan kasapla çırağının ibretlik hikayesi...
Gönlü vîrâne olmuş şahsı bütün menfî hâllerinden kurtaran muâmele...
Cömertlik, Cennete girmeye vesiledir. Cömertlik, Rahman’dandır. Bir mü'min cömertlik edip elindekilerden muhtaç olan mahlukata verirse mükafatını iki cihanda görür.
Cenâb-ı Hak, büyük bir lütuf eseri olarak kullarına hayır yollarını kolaylaştırmış ve bu hizmetlerin karşılığında büyük mükâfatlar va’detmiştir. Bu sebepledir ki kâmil mü’minler, Cennete girinceye kadar hiçbir hayra doymazlar.
Bütün mahlûkat, kendi idrak mertebeleri dâhilinde yüce Rabbimizi zikir hâlindedir. Fakat bizlere verilmiş olan sınırlı idrâk ile, onların zikrini anlayamıyoruz.
Cenâb-ı Hak içtimâî hizmetlere büyük ecirler lutfetmiştir.
Kur’ân okumak fazîletli bir ameldir. Lâkin mühim olan, Kur’ân ilmiyle meşgul olarak hüküm ve hikmetlerini anlamak ve mûcibince amel etmektir.
Resûl-i Ekrem Efendimiz ve ashâbının en mühim meşgûliyeti, Allâh’ın kitâbını öğrenip öğretmek, anlayıp anlatmaktı. En büyük arzu ve iştiyakları da Kur’ân’ı tekrar tekrar okumak ve dinlemekti.
Hayırlı amellerde geri geri durmak değil, koşmak emredilmiştir. “Hayırda yarışın” buyrularak cennet ve ilâhî rızaya erişmek için yarışa girilmesi istenmiştir.