Dertli, garip, yalnız ve kimsesize merhamet ve infakla sahip çıkılan bir toplumda; hiçbir siyasetçinin, sosyoloğun, psikoloğun temin edemeyeceği bir kardeşlik iklimi oluşur. Gönüller rahmet taşırır. Yürekler, bîçârelerin sığınak ve barınağı olur…
Yalnızca ibadet zamanlarında değil, hayatın her safhasında kalp Cenâb-ı Hakʼla beraber olmalıdır. Fânîlik hissiyâtı içinde yaşanmalıdır.
İnsan, hakka ve hakîkate mütemâyil olarak yaratılması sebebiyle, meçhûle rızâ göstermez. Dâimâ hakîkati merak edip araştırarak mâlûmun peşinde koşar. Zira bilmediği ve bilemeyeceği şeyler onu rûhen muzdarip kılar.
İslâm, Allâh’ın bütün insanlığa gönderdiği barış ve selâmet dînidir. Peygamber Efendimiz de Cenâb-ı Hakk’ın bütün âlemlere hediye ettiği bir Rahmet Peygamberi’dir.
Rasûl-i Ekrem -sallâllahu aleyhi ve sellem- Efendimiz muhtelif tâlimat, tavsiye ve tatbikatlarıyla esirlere iyi davranılmasını istemiş, onlara eziyet ve işkence edilmesini yasaklamıştır. Kendisinden bilgi almak için bile esire baskı yapılmasının uygun olmadığına işaret etmiştir.[1]
Şunu diyebiliriz ki, İslâm, baştan sona terörle mücâdeledir. İslâm’da kan dökmek ve toprak almak için savaşmak, toprağı kanla sulamak yasaktır, haramdır. Kılıç, ancak zulmü kaldırmak ve hidâyetlere vesîle olabilmek için kullanılır. Bu gâyeye hizmet etmeyen bir kılıç, ancak bir demir parçasıdır.
Cihâdı savaştan ibaret görmek, hakîkati ifâde etmediği gibi cihâdın Kur’ân ve Sünnet’te verilen mânâ ve muhtevâsı bakımından da eksik ve yanlıştır. “Gayret etmek, çalışmak” gibi mânâlara gelen cihâd; kalp, dil, el, mal, can, kültür, ekonomi, silâh gibi her türlü vâsıta ile yapılabilir.
İslâm’ın getirdiği prensiplerden biri de bir kişinin suçunu bir başkasının çekmeyeceğidir.
Canı Allah vermiştir ve ancak O geri alabilir. Bu sebeple haksız yere bir cana kıymak, Allâh’a karşı işlenmiş çok büyük bir cürümdür. Zira İslâm nazarında her bir can, bütün insanlığa denk bir kıymet ifâde etmektedir.
İslâm’ın rûh itibâriyle özü, îtikadda tevhîd; amelde ise edeb, istikâmet ve merhamettir. Merhamet, îmânın ilk meyvesidir. Ondan uzak bir gönül, ne müthiş bir hüsrânın girdabındadır.