Osmanlı Devleti'nin kuruluşuna yıllar önce Endülüs'ten bir işaret... Muhyiddin-i Arabî Hazretleri'nin yıllar önce verdiği müjde, gerçekten dikkate şayan.
Bir Müslüman, dâimâ büyük ideallere sahip olmalı ve onları gerçekleştirmek için çalışmalıdır. Hedefine ulaşamasa bile Allah Teâlâ’nın ona emeklerinin mükâfâtını mutlakâ lûtfedeceğini bilmelidir.
Yüzakı Dergisi bu ayki sayısında kapakta "Zafer=Îman ve Fedâkârlık!" diyor.
Düşmanı bu topraklara uğratmamak, mâbedinin göğsüne nâ-mahrem eli değdirmemek, dînin temeli olan ezanları susturmamak için gözünü kırpmadan şehid olan dedelerin torunları kendilerini muhasebe etmeliler… O şanlı ecdâdın torunları; bugün, kalp ve inanç olarak, beyin ve düşünce olarak, vicdan, şekil ve davranış olarak kime benzemektedir?
Zekî ve güçlü kumandan Yavuz Sultan Selim Han, Mısır Seferi sonrası neler yaşadı? İşte cevabı...
II. Bâyezîd Han devrinde Endülüs müslümanlarına elden gelen yardımın yapılmasından da geri kalınmamıştır.
Barbaros Hayrettin Paşa'nın ardarda yaşattığı mağlubiyetleri hazmedemeyen İspanya Kralı ve papazlar, Müslümanları 'içine şeytan girmiş' bahanesiyle canlı canlı yakıyorlardı. Ta ki Hayrettin Paşa yetişene kadar.
İspanya'daki Müslüman öğrencilerin yüzde 90'ının gittiği okullarda İslam dini dersinin olmaması, bölgede yaşayan Müslümanları rahatsız ediyor.
Endülüs'ün en önemli eserlerinden Kurtuba Camii'nin ismi değiştirilmek ve yapıdaki İslami doku yok edilmek isteniyor.