Osmanlılar, kendilerini yeni bir devlet addetmeyip Hazret-i Peygamber'in (sallâllâhu aleyhi ve sellem) Medîne-i Münevvere’de kurmuş olduğu devletin bir devamı sûretinde telâkkî eylemek basîretini göstermişlerdir.
Memleketi yağmayla talan eden İttihat ve Terakkî erkânı, Sultan Abdülhamîd Hân’ın bertarafıyla rahatça kuruldukları mevkîlerde ülkeyi câhilâne bir sûrette idâre etmeye başlamışlardı. Yumuşak huylu bir pâdişah olan Sultan Reşad, kendilerinin elinde âciz bir kukladan farksızdı.
IŞİD’in ortaya çıktığı günden bu yana kimlere hizmet ettiği meselesine biraz daha değinelim isterseniz. Irak ve Suriye’de Sünni İslam’ın gerçek temsilcisi olarak kendini takdim eden IŞİD en büyük hizmeti hiç kuşkusuz İran ve Esed rejimine sundu.
İnsan tek başına yaşayamaz. İlk birliktelik babamız Adem ve anamız Havva ile başlamış, dişili erkekli üreme neticesinde birlikteliğin çerçevesi genişlemiş ve genişlemeye de devam etmektedir. Özellikle ticari ve kültürel anlamda sınırların kalktığı günümüz dünyasında gelişen bu birlikteliğin oluşturduğu bir takım yeni durumlar ve sorumluluklar söz konusudur. Bu da bize insanların ne kadar birbirine muhtaç olduğunu gösteriyor.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'in G20 ülkelerinin liderlerine gönderdiği açık mektup...
Kânûnî devri, gerçekten ve ihlâsla yaşanan bir İslâm’ı sergilemiş, cihâna örnek olmuş, “muhteşem”liğini her hususta dünyaya tescil ettirmiştir.
"Bu ayet kime hitap ediyor?” sorusu aslında Kur’an-ı Kerim’deki her ayet için sorulabilir. Çünkü Allah Teâlâ’dan gelen vahiy, insanın bir yanını Allah ölçülerine göre inşa etmek, ihya etmek, imar etmek içindir.
Düşman korkusundan halâs olmak (kurtulmak) için okunacak dua...
Varna Seferinden evvel Murad Han, iki rekât namaz kılıp ellerini semâya kaldırdı ve cân u gönülden şu duâyı yaptı...
Osmanlı’nın ikinci bânîsi Çelebi Sultan Mehmed Han’ın (1389-1421) bânîsi tarihin şan ve şeref sayfalarına altın harflerle adını yazdırmıştır.