Kur’an-ı Kerimde onca ayet var iyilerle beraber olmaya, zalimlerden kalbi ve kalıbı korumaya dair. Boşuna değil bu emirler, tavsiyeler…
Allah ayetinde kinin adaleti engelleme yönüne özellikle dikkat çekmiş ve Müslümanları bu konuda uyarmıştır. Ayetin emri gereği Müslümanlar yakınlık, menfaat ya da kin gibi konular sebebiyle hiçbir zaman karşılarındaki kişi ya da topluluğa karşı adaletsizlik yapamazlar.
İslam, geçmişi hayırla yad etmeyi emreder. Bu yüzden selefe saygı ve hürmet göstermeli, kıdem haklarını etmeliyiz.
Müslüman mütevazı, alçak gönüllü, kardeşlerini sever ve değer verir, her işini ve sözünü ihlas ve samimiyet açısından değerlendirir, kalp kırmaz, gönül incitmez olur.
Biz Müslümanların en büyük vazifesi; cehaleti gidermektir, kendi nefsimizden de bütün insan cinsimizden de.
Dinimiz, Rabbimizin bize yüklediği emirler, yasaklar ve tavsiyelerden oluşan görevlerimizdir. Birinci görevimiz, Allah (cc.)’ ı bilmek, sevmek, saymak ve kulluk etmektir. Gerisi hep onun içindedir. Ona kulluk ise İslam’ı öğrenmek ve yaşamaktır.
Kadın erkek bütün mü’minlerin yüzlerini pırıl pırıl nurlandıran, onları güzel ve aydınlık gösteren bazı uygulamalar vardır. Yaşlandıklarında bile sevimli gösterir bunlar insanları. Nitekim böyle nurlu yüzler görürüz yaşlılarda ve bakmaya hem kıyamaz, hem de doyamayız.
Bireysel ve toplumsal felakettir israf. Kıymet bilmeyiş yani. Boşa harcama, saçıp savurma. En felaketi de aziz ömrü hovardaca harcama. İsraf, bir şeyi, o şey her ne ise, yerinde kullanmamaktır. İsraf, menfaati, faydayı, güzeli, sevimliyi, mutluluğu mümkün iken yok etmektir. Katletmektir. İsraf, cinayetin ta kendisidir.
Şu anda İslam dünyasına en çok zarar veren, kardeşlik ve sevgiyi, birlik ve beraberliği yok eden hastalık, ırkçılık ve asabiyettir.
Cemal Nar, Altınoluk Dergisi'nin Ekim sayısında elimizde olan lâkin kıymetini bilemediğimiz kitap Kur'ân'a ne kadar muhtaç olduğumuzu anlatıyor.