Şirin gösterilen vahşî dünyanın tarih sayfalarına baktığımızda gördüğümüz tablolar Batı medeniyeti denilen tek dişi kalmış canavarın gerçek yüzünü ortaya koyuyor.
16 Nisan referandumu, tartışmalarıyla birlikte geride kaldı. Türkiye, parlamenter sistemden cumhurbaşkanlığı sistemine geçti. İçeride, referandum sonuçlarının kime ne mesaj verdiği uzun uzadıya tahlil edildi, ediliyor da. Yeni dönemin hem içeride hem de dışarıda neler getireceği de hararetli bir biçimde tartışılıyor. Muhtemel öngörüler, senaryolar dillendiriliyor önümüzdeki sürecin siyasi tablosuna ilişkin olarak.
Referandum süreci zarfında gerilen Türkiye-Avrupa ilişkilerini referandum sonrası neler bekliyor peki? İlişkilerdeki yüksek tansiyon düşecek mi yoksa devam mı edecek?
Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Al Ahsan, "Batı dünyası, etnik, ulusalcı ve bencil bir politika izliyor. Keşmir'de sorunu çözmeye yönelik somut bir adım atmıyor." dedi.
Batı dünyası neden Türkiye’yi ve Erdoğan’ı hedef alıyor? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Batı’da sevilmemesinin gerekçeleri neler? Batı dünyası 15 Temmuz darbe girişimine neden yeterli tepkiyi vermedi?
ABD kongresinin, Suudi Arabistan’ın 11 Eylül saldırılarında rolü olduğunu vurgulayan ve Suudi Arabistan'a yargı yolunu açabilecek olan bir yasa tasarısı üzerinde çalışıyor haberleri geçen ayın dünya gündeminin önemli gelişmelerinden biriydi. Altınoluk Dergisi yazarı Beytullah Demircioğlu "Dünya Gündemi" köşesinde yaşanan son gelişmeleri analiz ediyor.
Batı dünyası daha düne kadar şeytanlaştırdığı, “Şer Odağı” olarak nitelendirdiği İran’ı bugün neden gözdesi haline getirdi? Yine buna mukabil Tahran yönetimlerinin yıllardır diline pelesenk ettiği “Büyük Şeytan” söyleminden neden geri adım atarak ABD ile uzlaşma yoluna gitti? Altınoluk Dergisi yazarı Beytullah Demircioğlu analiz ediyor.
Dünya gündemi açısından son yılların en yoğun geçen ayını geride bıraktık. Bir tarafta aylardır hazırlığı yapılan ve başarı ile gerçekleştirilen G20 zirvesi, diğer taraftan artık küreselleşen terör olgusu ve Ortadoğu’da vekâleten yürüyen savaşların doğrudan savaşa evrilmesi tehlikesini bir-arada yaşıyoruz…
Diyanet İşleri Başkanlığı, Ankara’da ve Fransa’nın başkenti Paris’te yaşanan terör olaylarının ardından bütün camilerde “Küresel terörün hedef aldığı din: İslam” başlıklı cuma hutbesi okuttu. İşte, 20 Kasım 2015 günü Cuma'da yapılan hutbe!
Mülteci sorunu her geçen gün katlanarak büyüyor. Sorun bölgesel değil artık küresel bir hal almış durumda. Suriye’de 350 bin kişinin katledilişine, 12 milyonunun yersiz, yurtsuz kalmasına seyirci kalan Batı dünyası, ortaya çıkmasında çok ciddi paya sahip olduğu bu yürek paralayan dramın faturasını ödemekle karşı karşıya.