Cenâb-ı Hak, kâmil insan modelini en mükemmel şekliyle Peygamber Efendimiz’in şahsında insanlığa sergilemiştir. Dolayısıyla en büyük rehberimiz, örneğimiz ve mürşidimiz; şüphesiz ki Allah Rasûlü -sallâllahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’dir.
Kardeşim iki senedir ud dersi alıyordu. Çalmayı öğrenip, bir hayli ilerletip hatta bir de küçük bir konser de verince ben hallettim bu işi deyip udunu bir süre hiç eline almadı. Derken geçen günlerde isteğimiz üzerine udunu eline alıp çalmak istediğinde udunun kendisinin düzeltemeyeceği şekilde akordunun bozulmuş olduğunu fark etti ve udunu çalamadı.
Velî, “türbe ve hırka sahibi olan” demek değildir. “Dervişlik olaydı tâc ile hırka, Biz dahî alırdık otuza-kırka.” diyen Yunus bu husûsu ne güzel ifâde etmiştir.
Allah dostu büyük sufiler tasavvufi hayatın merkezine Peygamber Efendimize tam tabi olmayı, sadece görüntüde değil tüm varlığımız ile onun insanlık için rahmet olan sünnetine uymayı yerleştirmişlerdir.
ABD’de Kasım ayında gerçekleşecek Başkanlık seçimleri yaklaştıkça heyecan artıyor. Bu arada, Müslümanları Amerika’ya sokmamak gibi faşizan söylemleriyle dikkatleri üzerine çeken Cumhuriyetçilerin oldukça aykırı adayı Donald Trump’ın yükselişi de sürüyor.
Terör, içeride Türkiye’nin bir numaralı gündemi olurken dışarıda ise Rusya’nın Suriye’den kısmî de olsa asker çekme kararı, Suriye’nin kuzeyinde ilan edilen federalizm tartışmaları ve Türkiye ile AB arasında uzlaşı ile sonuçlanan mülteci eksenli görüşme trafiği geçen ayın gündeminde öne çıkan konular oldu.
Bu kutsal mekânın her yeri kâinatın Yaratıcısının tanıklığını yapıyor. Dünyadaki hiçbir mekân ve alan, Peygamberimiz Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) dinlendiği yerden daha fazla nur ve güzellik yayamaz. Kapılar, şamdanlar, halılar ve yastıklar hayret içinde ağlamakta! Her bir toz zerresi, her bir parça bu ışığı içine çekmekte.
İslam’ın ruhuna ters, Allah’a kulluk ve Rasûlüne ümmetlikle bağdaşmayan Müslüman imajından rahatsız olan herkes Müslümanların arasını açacak her türlü oyuna girişiyor. Bunu ırk, mezhep ve meşrep taassubunu kullanarak yapıyorlar çoğu zaman. Müslümanların bu farklılıklarını bir kenara koyup ortaklaşa hareket etmeliler çünkü düşmanları birdir.
Diyanet İşleri Başkanlığı bu seneki Kutlu Doğum Haftası etkinliklerine “Hz. Peygamber, Tevhid ve Vahdet” konusunu ana tema olarak belirliyor. İ. Lütfi Çakan'ın kaleme aldığı bu yazıda da "tevhid ve vahdet" konusu işleniyor.
Kur’an ve hadislerde, insanları ırkına, soyuna, ailesine, sosyal konumuna, servetine, cinsiyetine, fiziksel özelliklerine bağlı bir değerlendirme anlayışı yoktur. Allah katında bütün insanlar doğuştan eşittir.