20Rabbimizin nimetlerini saymakla bitiremeyeceğimiz bir hakikattir. Yer gök onun nimetleri ile doludur. Aldığımız nefesten gözümüzün gördüğü eşyaya kadar onun nimetleri ile iç içeyiz. Elhamdülillah.
Bizler Şehit Hâbil’in çocuklarıyız. Habil’in akıttığı kan uğruna, onun bize sunduğu aşk uğruna, bizim de ona dostluğumuzu sunma borcumuz var.
15 temmuzu 16 temmuza bağlayan gece Türkiye'nin kader gecesi oldu. Askeri darbenin engellendiği gece âdeta bir diriliş gecesiydi.
İstanbul 1453 tarihine kadar Müslümanlar tarafından 11 kez muhasara edilmiştir. İstanbul'un fethi, Müslümanlar için mukaddes bir ideal, yüce bir gaye olmuş, bu uğurda önce Arap sonra da Türk orduları İstanbul surları önünde seve seve can vermişlerdir.
Allah'a tevekkül etmek, O'na güvenmek, O'na teslim olmak insana mutluluk ve saadet getirir. İnsanı isteme zilletinden kurtarıp, ganî eyler (zengin kılar). Ona iffet, haysiyet ve şeref kazandırır.
Yazının başlığı tuhaf görülebilir. Hiç ‘bayramsız Ramazan olur mu?’ denebilir. İlk bakışta böyle görüp böyle soranlar haklıdırlar. Zira şimdiye kadar her Ramazan’ın sonunda öyle veya böyle bayram yapıldı. Yapılması da dinen gereklidir. Bir ay oruç tutup, teravih kılanlar, uykularını terkedip sahura kalkanlar, daha fazla Kur’an okuyanlar, hatim indirenler, zekât ve sadaka verenler sevinsinler diye bayramda oruç tutmak bile haram veya tahrimen mekruh görülmüştür.
Osman bin Affan -radıyallahu anh- bir edep ve haya abidesi... Malını Allah yoluna harcamakta güneş gibi cömert Allah Resulünun iki kerîmesiyle Rukiyye ve Ümmü Gülsüm (r.anha) ile nikahlanarak, 'Zinnureyn' iki nur sahibi lakabına mazhar... Dünyada iken cennetle müjdelenen bir sahabi Allah Resulünun üçüncü halifesi...
Kur’an-ı Kerîm’i okumaktan gaye düşünmektir. Bu da ancak ağır ağır okumakla mümkündür. Ağır okumakla hem Kur’an’a saygı gösterilmiş olur ve hem de Kur’an, okuyana tesir eder.
Dünya bir yarış yeridir. İnsan da orada yarışanlardan biri. Ölüm-dirim bu yarışı başlatan ve bitiren çizgi... Hayat bu çizgiden ibaret... Ömür de bu arada geçen zamandır.
İslâm, lezzetleri bitmeyen tükenmeyen bir nimettir. Onunla izzete eren daima yücelir ve şerefle anılır.