Hicretin 10’uncu yılı. Zilhicce ‘nin 9’u. Arefe günü. Miladi 632. Mart’ın 8’i. İslam tebliğinin üzerinden 23 yıl geçmiş. 124 bin sahabi Arafat’ta buluşmuş. Rasulullah sallallahü aleyhi ve sellem, içinde “Belki bundan sonra sizlerle buluşamayacağım” ifadeleri geçen konuşmalar yapıyor mü’minlere. Yani yüreğine “Veda” meltemlerinin esmeye başladığını hissediyor.
Gün içinde o kadar çok şey karışıyor ki hayatımıza. Elimiz kirleniyor, gözümüz kirleniyor, kulağımız kirleniyor. En kötüsü gönlümüz kirleniyor. Her günü LA ile bitirmek ve günün getirdiği birtakım süprüntüleri LA ile temizlemek gerekiyor. Başka türlü ayrıştırmak ve sabaha mü’min kalkmak mümkün olmaz.
Satırlardan değil, sadırlardan yükselsin sesimiz. Merhamet sadece şiir mısralarında, kitap sayfalarında kalmasın.
İnsanların ne diyeceğini önemsediğimizde zor durumda kalırız. Her bir insan grubunun bizden beklentisi, bize münasip gördüğü rol değişik olabilir. Biz davranışlarımızı hangisine göre ayarlayacağız?
Biz Müslümanların en büyük vazifesi; cehaleti gidermektir, kendi nefsimizden de bütün insan cinsimizden de.
Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan, Altınoluk Dergisi’nin 378. sayısında Kayseri’de bir neslin öncüsü olan hocası merhum Cemal Cebeci Bey’in ardından anılarını kaleme aldı.
İşgal devleti İsrail, Mescid-i Aksa’ya yönelik Siyonist politikayı uzun zamandır planlı, projeli, sinsice yürütüyor. Attığı tahrik dolu adımlarına İslam dünyasından gelen tepkileri test ediyor. Tepkiler cılızlaştıkça bir adım daha atıyor. Formaliteden öteye geçmeyen kınamalar İsrail’i çok daha cesaretlendiriyor.
Küresel gündemde baş döndüren gelişmeler yaşanıyor. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın ilk yurt dışı ziyaretini gerçekleştirdiği günden bu yana Ortadoğu daha bir hareketli, daha bir gerilim dolu. Trump’ın ziyareti sonrası patlak veren Körfez’deki kriz kaynamaya devam ediyor. Krizin nereye doğru evrileceği hâlâ meçhuliyetini koruyor… Katar, baskıdan kurtulurken rüzgar tersine mi dönüyor?…
Altınoluk Dergisi, 378. sayısında "Arafat ve Mina'da Rasulullah'ı Yeniden Dinlemek" kapağıyla okuyucularını selamlıyor. Derginin 32. yıl hediyesi Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin "Ebediyet Yolculuğu" isimli kitabı.
İnsanı görünen ve görünmeyen bütün yönleriyle, tertemiz ve diri bir hayata çağıran ilâhî mesajlar karşısında insanoğlu, tarih boyunca birbirinden farklı duruşlar sergilemiştir. Bu tavır ve davranış sahiplerini, inkâr ve reddedenler, ikiyüzlü davrananlar ve inananlar olarak üç ana grupta değerlendirmek mümkün ise de bunların da kendi içlerinde elbette farklı seviyeleri söz konusu olmuştur. Biz bu yazıda özellikle “ilahî mesaja kulak verme” noktasında “mü’min duruşu”nun nasıl olması gerektiği üzerinde duracağız.