Din insanı denge durumuna getirir. Dünya-Ahiret birlikteliği hayatın acılarını, sıkıntılarını azaltır, ölümü tevekkülle karşılama imkanı verir.
İslam'da cihad nedir? Kur'an'da ve hadislerde cihad nasıl geçiyor? İslam'da cihadın önemi ve şartları nelerdir? İşte cevaplar...
Müminler olarak güç toplamak, kuvvetli olmak gibi bir mesuliyetimiz vardır. Bu emre uyanlar ile uymayanlar, Hak katında da eşit olmayacaklardır. Efendimiz'in (s.a.v.) şu sözleri, güçlü mümin olmanın ehemmiyetini anlatması bakımından bir hayat kılavuzu gibidir: "Kuvvetli mümin, (Allah katında) zayıf müminden hem daha hayırlı ve hem de Allah tarafından daha çok sevilen bir kimsedir. (Bununla beraber) her ikisinde de hayır vardır. Sen, sana faydası dokunacak olan şeyi elde etmeye var gücünle çalış, bu uğurda hırslı ol. Allah’tan yardım dile ve asla acizlik gösterme..."
Gaflet, iki gözünün önüne iki parmağını koyarak kişinin kendi kendisini âmâ kılması gibidir. Gaflet, hakîkatlere karşı kalbe bir perde çekilmesidir. Mayın tarlasında pervâsızca koşmak, uçurumların kenarında dikkatsizce dolaşmaktır. Gaflet, kuzunun kurda sevdâlanmasıdır.
Uçurum kenarında atılan yanlış bir adımın kişiyi helâke sürüklemesi gibi, Cenâb-ı Hakkʼa kulluğumuzda da ilâhî gazaba sebep olabilecek en ufak bir yanlış hâl ve tavırdan titizlikle sakınmamız gerekir. Çünkü ehemmiyet verilmeyen nice yanlış hâl ve tavır, gazab-ı ilâhîyi celbederek bütün amellerin boşa gitmesine sebep olabilir.
Aslında her durumda şükür ve sabır esas olmakla beraber, varlıkta şükür darlıkta sabır daha gerekli ve daha değerlidir. Zira insanlar genellikle nimet ve refaha kavuşunca nimetin sahibini unuturlar, darlığa düşünce sızlanıp feryat ederler.
İslam’la aramızda oluşan mesafe, dünyevi ilimler alanında zihinsel birikim zaafımız, İslam dünyasını “Güç planında” ciddi anlamda geri plana sürüklüyor.
İbrahim Peygamberin Bakara Sûresi’nde geçen sorusunu nasıl yorumlamak gerekir?
Müslümanın her hâli Müslümanca olmalı. Tabiî bu da bir san’at. Zamana göre de değişir. Yani idare edeceğim derken, taviz yoluna fazla gitmek hatalı. Muvafık değil. Daha doğrusu izin yok. Müslüman samimi olacak. Kendini sevdirme kabiliyeti olacak. Samimi insanı düşmanları bile sever. Hatta buğz etseler bile yine sevmek zorundalardır.
Müslümanlar için gerçek yurt, dünyada dâru’l-İslâm, âhirette dâru’s-selâm’dır.