Dinin îcaplarını çok iyi bildikleri, ilimleri çok fazla olduğu hâlde; ilimleri ile amel etmeyen, Ebû Hâris gibi, Bel’am bin Baûra gibi kimseleri, Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerîm’de Cum’a Sûresi, 5. âyet-i kerimede “kitap taşıyan eşeğe” benzetiyor...
Âlim nedir, ne anlama gelir? Allâm nedir? Âlem nedir? Kur'an'da âlim kavramı (veya sözcüğü) ile ilgili ayetler nelerdir?
Kur’ân’ın ve sünnetin anlaşılıp yaşanmasında, âlimlerin ve emîrlerin (idarecilerin) rolü vardır. Onların emirleri yalnızca Allah'ın kurallarına bağlılıkları çerçevesinde bizim itaatimizle karşılık bulabilir.
Bugün İslâm toplumları olarak en acı kaybımız, herhalde insaniyetimiz, değerlerimiz, edebimiz, kalitemiz ve nihâyet medeniyetimizdir. Müslümanlar olarak İslâm’ın izzetini kuşanamadığımızı itiraf etmek durumundayız.
Bütün ilimlerin kaynağı ve hazinesi; mukaddes kitâbımız Kur’ân-ı Kerîm’dir. Bu sebeple en şerefli amel, en büyük zenginlik ve en ihtişamlı saltanat; Kur’ân’ı öğrenmek ve onun tâlimiyle meşgul olmaktır.
Âlimleri bekleyen en büyük tehlike, halkın itibarı karşısında şımarmak ve şöhret sevdalısı hâline dönüşmektir. Hatta bilerek ya da bilmeyerek ilahlaşma ve Rableşme temayüllerinin nefislerine sirayet etme ihtimalidir.
Kalpler nazargâh-ı ilâhîdir. Gönül alarak o ilâhî nazargâhı ihyâ edebilmek, Cenâb-ı Hakk’ın rahmet ve muhabbetine vesîledir. Öyle ki bâzen, Cenâb-ı Hakk’ın beraber olduğu kırık bir kalbi tesellî etmek, nice nâfile ibadetten daha fazîletli olur.
Dini kullanarak insanları kandırma sadece bugün ortaya çıkmış yeni bir hadise değildir, tarih boyunca her zaman bu tür insanlar bulunagelmiştir. Prof. Dr. Süleyman Derin, Altınoluk Dergisinde sahte din önderlerinin özelliklerini anlatıyor.
İnsanlık tarihi boyunca hiçbir filozofun görüşlerini hayatına tatbik ederek saâdet ve selâmete ermiş bir toplum gösterilemez. Onların öne sürdükleri fikirler, yaşanması mümkün olmayan kuru nazariyelerden ibaret kalmış ve umûmiyetle kütüphanelerin tozlu raflarındaki kitaplarda hapsolmaya mahkûm olmuştur. Hayata intikâl ettirilmek istenen bâzıları ise yeryüzünü kan ve gözyaşıyla sulamaktan başka bir işe yaramadan, kısa bir müddet sonra tarihin çöplüğüne atılmışlardır.
Hadîs-i şerifler ve onların rivayeti hususunda tavırlarını gördüğümüz İslam büyükleri, Peygamber Efendimiz'in "nesillerin en hayırlısı" diye övdüğü ashab, tabiîn ve tebeu't-tabiîn alimleridir. Bu büyük alimler, her konuda olduğu gibi hadislere saygı gösterme hususunda da örnek almamız gereken şahsiyetlerdir.