Hazreti Mevlânâ Mesnevî'de “Önemli olan gül tabiatlı olabilmektir. Yâni bu dünya bahçesinde, dikenleri görüp, onlardan incinip dikenleşmek değil, araya kış gibi çileler girse bile onları bahar iklimiyle kucaklayarak, bütün âleme bir gül olabilmektir.” (c.3, 3259) ifadesiyle "gül gibi insanı" anlatıyor.
Firâset, peygamberlerin sıfatlarından bir cüzdür. İnce bir zekâ ile muhatabın aklının seviyesine göre davranmaktır. Zîrâ bir kimseyi sevindiren bir davranış, diğer bir kimseyi üzebilir.
İnsanı olgunlaştıran, meşakkatler ve mahrûmiyetlerdir. Her külfetten kaçınmak tembellik, bencillik ve iradesizliktir. Doğru olan, katlanılan külfetle elde edilecek netice arasında bir muvâzenenin mevcut olup olmadığına dikkat etmektir.
Hazreti Mevlânâ Mesnevî'de “İnsanı inciten kişinin, Allâh’ı incittiğinden haberi yoktur. O bilmiyor ki, bu küpün suyu, Hakk ırmağının suyu ile birleşmiştir.” (c.1, 2520) sözleriyle Allah'ın hiçbir mahlukatını incitmeme ahlakını bize hatırlatır.
Karşılaşılan kötülüklerin bir kısmı muhâtabın istihkâkı ile gerçekleştiğinden kötü hâdiselerde nefsi yoklayıp kendini hesaba çekmek lâzım gelir. Bu sebeple konuşmadan evvel ağzımızdan çıkacak lafızlara dikkat etmeliyiz.
Kâmil insan, o kadar mükemmel bir ahlâk ve tabîate sahip olmuştur ki, -Allâh için müstesnâ- hiç kimseye kızmaz, hiç kimseden kırılmaz.
Peygamberleri, ilâhî memuriyetleri ve bunun neticesi olan mânevî dünyâları itibariyle kavrayamayanlar, itaat ve teslimiyet noktasına ulaşamayıp küstahlıkları sebebiyle zelîl olmuşlardır.
Hazreti Mevlânâ Mesnevî'de “Bir Hak dostunun, yani bir peygamberin veya velînin gönlü incinmedikçe, Allâh, hiç bir kavmi rezil ve rüsvây etmemiştir.” (c.2, 3112) Bu beyit, kavimlerin zillete sürüklenmelerinin belli başlı sebeplerinden birinin, peygamber veya bir Allâh dostunu incitmek olduğunu ifade etmektedir.
Peygamber Efendimizin ümmetine muhabbeti, elbette bir babanın evlatlarına muhabbetiyle mukayese edilemeyecek derecede büyük ve şiddetlidir. Hazreti Mevlânâ Mesnevî'de “Hazret-i Peygamberin “Ey ashabım! Ey ümmetim! Ben size bir babadan daha şefkatli ve merhametliyim.” (c.3, 1934) sözleriyle bu durumu anlatıyor.
Peygamber Efendimize bildirilen üç hakîkat...