365 Lider Davranış

Sınanmadığı Günahın Masumu Değilsin!

Günaha düşmek, her insan için muhtemel bir durumdur. Kimse sınanmadığı günahın masumu değildir. Esas olan günahta ısrar etmemek ve tevbeye yönelmektir. Bu itibarla bir günaha düçar olmuş herhangi bir mü’min kardeşimizi, kendi nefsiyle ve şeytanla başbaşa bırakmak yerine, kendisine şefkatle yaklaşmak, kardeşlik hukukunun bir gereğidir.

Hangi Amel Daha Faziletli?

Ashâb-ı kirâm (radıyallâhu anhüm) zaman zaman Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimize, hangi amelin daha fazîletli oluğunu sorarlardı. O da soranın durumuna göre farklı farklı cevaplar verdiği olurdu. Amellerin üstünlüğü ve derecesi bu yönüyle, kişi, zaman ve mekâna göre farklılık arzedebililecektir.

Her Seviyede Hakikati Söyleyebilmek

İslâm davetçilerinin, her seviyede üzerine düşeni yapması, Allah’a karşı mesûliyetleri gereğidir. Muhatabın, bu tavsiye ve uyarıları dikkate almayabileceği kanaati oluşsa bile, bu tebliği yapmak, en azından yapanı sorumluluktan kurtaracaktır. Sonucu yaratmak Allah’ın elindedir. Kula düşen vazifesini yapmaktır.

Radar Gibi Bir Gönle Sahip Olmak

Hayrın her çeşidinden nasip almak için hırslı bir yüreğe sahip olmak, Rabbin kuluna yüce bir lütfudur. Gönülde istek olunca, o gönül aradığını bulma noktasında âdeta bir radara dönüşür. Gözlerinizi kapatırsanız, yapılacak hiçbir hizmet göremezsiniz. Ancak gözünüzü açarsanız da hizmet için sayısız fırsatların varlığını farkedersiniz.

Nefse Hoş Gelen Keramet

Nefse hoş gelen bir fiil olarak kerâmet, gerçek Hak dostlarının büyük bir hassâsiyetle üzerinde durdukları bir meseledir. Onun için bütün ârifler, Hakk’ın murâd etmesi ve daha büyük bir maslahatın gerçekleşmesine vesile olması müstesnâ, halkın rızâsını ve takdîrini kazanmak demek olan kerâmete aslâ meyletmemişler, dâimâ Kerîm olan Mevlâ’nın rızâsını tahsîle gayret etmişlerdir.

Hayatın İçinde Allah İle Beraber Olmak

Mânevî anlamda terakkî etmek ve kulluğumuzu nitelikli bir kıvamda sürdürebilmek için ruhbanlığa ve inzivaya gerek yoktur. Dünyadan el-etek çekmek, halkla münasebetlerini tümüyle koparmak, dîni ve dindarlığı yanlış değerlendirmektir. Önemli olan hayatın içinde Allah ile beraber olabilecek bir gönle sahip olmaktır.

Son Nefes Endişesi

İnsanı kutsamak, çoğu zaman şirke kapı aralar. Rabbimiz böyle bir kapıyı zihinlerde ve gönüllerde ebediyyen kapatmak için, itibarın son nefese bağlı olduğuna dikkat çekmiş ve son nefesin nasıl verileceğini de herkese gizlemiştir. Ve böylece her kulun “korku ile ümit arasında” yaşamasını murâd etmiştir.

İnsana Faydalı Olmak Neyle Başlar?

Peygamber Efendimiz yanına gelip ondan öğüt isteyen bir adama büyük ihtimalle bu kişide, öfke vasfı galip olduğundan, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) onun bu yönünü terbiye ederek faydalı olmasını sağlamıştır.

Her Gün Sevap İşleyen Zât

Büyükler, “hizmetin büyüğü küçüğü olmaz” diyerek, her hizmetin hakikatte büyük olduğuna işaret etmişlerdir. Zira Hakk’ın rızasının hangi amelde gerçekleşeceği bilinemez. Öyleyse her bir hizmete, rızâ-yı ilâhîye vesile olacak nazarıyla bakabilmelidir.

Kişiyi Ârifler Safına Katan Vasıflar

“Bir kişi Bâyezîd-i Bistâmî hazretlerine gelip: “Bu makâmı ne ile elde ettin?” diye sormuştu. Hazret şu hikmetli cevâbı verdi...