Şeyhin Resmiyle Rabıta Yapılır mı?
Tasavvuf yolunda asıl olan sûret midir, yoksa sîret mi? Rabıta, şeyhin resmine bakarak mı yapılır, yoksa gönüller arasında kurulan mânevî bir bağ mıdır?
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, şeyhin resmine bakarak râbıta yapmanın doğru bir davranış olup olmadığını açıklıyor.
ŞEYHİN RESMİNE BAKARAK RABITA YAPILIR MI?
–Resim; insanın sonsuzluğa ve mücerrede uzanabilen tahayyülünü, maddî plâna hapsederek sınırlandırır. Ayrıca İslâm’ın resimle alâkalı hükümleri de mâlûmdur. İnsanların resimleri/sûretleri, onların zarf tarafıdır. Mühim olansa, insanın mazrûfudur, yani gönül âlemidir. Tasavvuf yolu da sûret değil, sîret yoludur. Sâlih ve sâdıklarla beraberlikten maksat; onların sûretleriyle değil, sîretleriyle beraberliktir. Faydalı olan asıl resimler; iç dünyadaki akislerdir, gönüllerde kalan ulvî hâtıra ve intibâlardır.
Ayrıca resme/sûrete bakarak râbıta câiz olsaydı, pek çok nakkaşın bulunduğu bir zamanda sahâbe-i kiram efendilerimiz böyle bir yola başvurabilirlerdi. Fakat kaynaklarda böyle yaptıklarına dâir hiçbir rivâyete rastlamıyoruz.
Pederim Musa Efendi g bir yere gittiğimizde Sâmi Efendi Hazretleri’nin yahut kendisinin resimlerinin duvara asıldığını görünce hemen şöyle îkāz ederlerdi:
“Aman evlâdım, bu resimleri kaldırın! Bunlar bid‘attir. Ashâb-ı kiramda böyle şeyler yoktu. Onlar birbirlerini güzel ahlâkları ile hatırlarlardı. Bizim yolumuzda râbıta; gönüller arasındadır, fotoğraflarda değil.”
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Sual ve Cevaplarla Tasavvufi Mülahazalar, Yüzakı Yayıncılık









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!