Ramazân’ı En Bereketli Şekilde İhyâ Edebilmenin Yolu

Ramazan ayını en bereketli şekilde ihya edebilmenin yolu nedir?

Ramazân-ı şerîfi en bereketli şekilde ihyâ edebilmek için, bu ayda Kur’ân’a müstesnâ bir ihtimam göstermeliyiz.

Fahr-i Kâinât Efendimiz her Ramazan, Hazret-i Cibrîl’e o seneye kadar nâzil olan Kur’ân-ı Kerîm’i arz ederdi. Mübârek ömürlerinin son Ramazân’ında bu mukaddes tilâvet ve takdim iki kez tekrarlandı. Ramazanlarda camilerimizde ve evlerimizde okunan mukabeleler, o bereketten istifâde içindir.

Kur’ân mevsimi olan Ramazân-ı şerifte, öyle bir tilâvet kıvâmına nâil olmalıyız ki, ondaki şifâ ve rahmet gönüllerimizi ihyâ eylesin. Yuvalarımıza, ailelerimize ve evlâtlarımıza şifâ ve rahmet insin. Kur’ân’ın ahlâk ve ahkâmını hayatımıza öyle nakşetmeliyiz ki, onun bereketiyle, ümmet-i Muhammed’e şifâ ve rahmet yağsın.

Ramazan’da evlâtlarımıza orucu, namazı, infâkı ve Kur’ân tilâvetini sevdirmek için husûsî bir gayret göstermeliyiz.

İmam Mâlik -rahmetullâhi aleyh- anlatıyor:

“Ben her hadis ezberlediğimde, babam bana bir hediye verirdi. Öyle bir zaman geldi ki, babam hediye vermese bile hadis ezberlemek bende tarifsiz bir lezzet hâline geldi.”

Bizler de evlâtlarımıza oruç tutturalım. Küçük yavrularımıza «tekne orucu»* tutturup, iftar saatinde bir hediye ikrâm edelim. İlk gerçek oruçlarını güzel hediyelerle taltif edelim.

Ellerinden tutup camilere, mübârek mekânlara, terâvihlere ve mukabelelere götürelim.

Bazı ikram ve hediyeleri onlara verdirelim. Böylece onların infâka, cömertliğe ve ikrâma alışmalarını sağlayalım.

Ramazân-ı şerifte Kur’ân hatmi yahut bazı sûrelerin ezberlenmesi gibi güzel hedefler koyarak, başarırsa, güzel ve mânevî hediyeler verelim.

Bu güzel davranışlar, hediyeler ve taltifler, Allâh’ın izniyle, ömür boyu evlâtlarımızın hatırlarından çıkmaz. Gönüllerinde ibâdetin hazzı ve lezzeti yerleşir.

Mânevî ve rûhânî gıdâlara yöneldiğimiz bu mübârek mevsimde Kur’ân sofrasından doya doya kana kana istifâde edebilenlere ne mutlu!..

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2021 Ay: Nisan, Sayı: 194

RAMAZAN AYINDA YAPILACAK İBADETLER

Ramazan Ayında Yapılacak İbadetler

RAMAZAN AYINDA KUR'ÂN'IN BİZE KAZANDIRDKILARI

Ramazan Ayında Kur'ân'ın Bize Kazandırdkıları

KUR'ÂN-I KERİM OKUMANIN FAZİLETİ İLE İLGİLİ HADİSLER

Kur'ân-ı Kerim Okumanın Fazileti İle İlgili Hadisler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.