Rahmet Ayında Gönüllere Sofralar Kurulacak

Önceki Ramazanlarda olduğu gibi bu Ramazan'da da dünyanın dört bir yanında Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı ile iftar sevinci yaşanacak. Hüdayi Vakfı’nda Ramazan hazırlıklarını, Vakıf Koordinatörü Medet BALA ile konuştuk.

Röportaj: Ömer Faruk Yasin

Sayın Hocam, her sene Ramazan öncesi Hüdayi Vakfı’nda farklı bir heyecan ve telaş olduğunu gözlemlemekteyiz. Bu yıl ne gibi ramazan hazırlıklarınız var?

Efendim, biz, Hüdayi Vakfı olarak kurulduğumuz günden beri, Ramazan ayı çalışmalarına ve öncelikle iftar sofralarına ayrı bir ehemmiyet veriyoruz. Çünkü Rahmet ayı olan Ramazan, ayrıca bir merhamet ayıdır. Tuttuğumuz oruçlar, içimizdeki merhameti besleyip büyütmektedir. Ramazan ayında; açları, açıkları, kimsesiz ve garipleri gözlerimiz daha kolay görüyor. Bu nedenle Hüdayi’ye gönül veren kardeşlerimiz, hayır ve infaklarını, zekâtlarını, fitrelerini ve iftar ikramlarını Ramazan ayında daha bir coşku ile yapmaktalar. Biz de vakıf görevlileri olarak, bu ikramların en iyi şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağlamaya çalışıyoruz. Şimdi bizim yurt içi ve yurt dışı iftarlar olmak üzere iki grup erzak ve iftar çalışmamız var.

DSC00648Yurt içi Ramazan çalışmalarınız hakkında neler söylersiniz? 

Bildiğiniz gibi bizim İstanbul’da iki büyük merkezimiz var. Bunlardan biri, Hüdayi Hazretleri’nin türbesinin de içinde bulunduğu yerimiz ki buranın özel, manevi bir havası var. İstanbul’da Eyüp Sultan Hazretleri'nden sonra en fazla ziyaretçi sayısı olan ikinci türbe Hüdayi Hazretleri’nin türbesidir. İşte bu mekânda her Ramazan günde yaklaşık 1500-2000 kişilik iftar yemeği çıkmakta.

Efendim bu iftarlardan kimler istifade ediyor? 

Buradaki iftarları her akşam bir hayır sahibi üstleniyor ve bu hayır sahibi kendi ailesi ve özel misafirleriyle Hüdayi’nin maddi ve manevi bahçesinde çok güzel bir Ramazan akşamı geçiyor. Buradaki iftarlardan mahallenin fukarası, her seviyeden talebeler, Hüdayi Hazretleri'nin ziyaretçileri, iftar sahibi ve misafirler istifade ediyor.

Yurt içi Ramazan faaliyetleri sadece Üsküdar’daki vakıf merkezinde mi oluyor? 

Hayır, aynı zamanda Küçük Çamlıca’daki Çilehane’de yani İlam merkezinde de her gün iftarlarımız olacak. Ayrıca İstanbul’da bulunan bütün kuran kurslarımız ve yurtlarımızda da iftar sofralarımız kurulacak. Buralarda da vatandaşlarımız, iftarlar için katkıda bulunabilmekte ve öğrencilerle birlikte iftar yapabilmekte.

DSC06542Peki yurt dışındaki Ramazan çalışmalarınız neler? 

Biz bu sene Hüdayi Vakfı olarak 55 bölgede iftar sofraları açacağız ve erzak dağıtımı yapacağız, inşallah. Bu ülkelerdeki yardımcı kuruluşlarımızla çalışmalarımıza başladık. Bu ülkelerin bir kısmı Azerbaycan, Burkina Faso, Kamerun, Uganda, Gana, Tanzanya, Somali, Arnavutluk, Kosova, Makedonya. Ayrıca, Suriyeli Müslümanlara yönelik iftar ve erzak çalışmalarımız da devam ediyor.

Hocam bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. 

Biz teşekkür ederiz. Bütün Hüdayi dostlarını, gönüldaşlarını, bir kişiye dahi olsa iftar vererek bu sofralara davet ediyoruz. Şimdiden herkese hayırlı ramazanlar diliyoruz.

Bir paket erzak: 50 TL

Bir kişilik iftar: 7 TL

Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı hesap numaraları ve detaylı bilgi için tıklayınız: www.hudayivakfi.org

2014_TEMMUZ

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.