Rahman Suresi 33. Ayet Ne Anlatıyor?

Rahmân Suresi 33. âyette geçen ilahi çağrı ne anlama geliyor? Evrenin sınırları, fani varlıklar ve Bâkî olan Allah'ın sonsuz hükümranlığı.

Ayet-i kerimede buyrulur:

HİÇBİR ŞEY ALLAH’IN KUDRETİNİ AŞAMAZ

Rahman Suresi 33. Ayet Arapça:

يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ اِنِ اسْتَطَعْتُمْ اَنْ تَنْفُذُوا مِنْ اَقْطَارِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ فَانْفُذُواۜ لَا تَنْفُذُونَ اِلَّا بِسُلْطَانٍۚ

Rahman Suresi 33. Ayet Meali:

Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin sınırlarını aşıp öteye geçebilirseniz haydi geçin! Ama (tarafımızdan verilmiş) bir güç olmadıkça geçemezsiniz. (Rahmân, 55/33)

Bilgi:

Allah, sonsuz güç ve kudret sahibidir. Yaratılmış olan insan ve cinler ise sınırlı bir güce sahiptir. Firavun gibi bazı insanlar ilahlık iddia etseler de ölüm meleği onların da canını almıştır. Kısacası her şey fani, Allah Teâla bâkîdir. Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hükümranlığı Allah’a aittir.

Mesaj:

  1. Allah’ın hükümranlığını aşmak ve verdiği hükümden kaçmak asla mümkün değildir.
  2. İnsanların ve cinlerin, güç iddia etmekten kaçınıp Allah’a kulluğa ağırlık vermeleri gerekir.

Kelime Dağarcığı:

Ma’şer: Topluluk, grup.

İstitâat: Allah’ın canlı varlıklarda yarattığı güç ve yetenek.

Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler

TEFSİR

Rahman Suresi 33. Ayet Tefsiri:

  1. Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin hududundan geçip gitmeye gücünüz yetiyorsa, haydi geçin gidin bakalım! Şunu bilin ki, onları ancak üstün bir güç, kuvvetli bir delil ve bilgi ile geçe­bilirsiniz.

Nihâyetsiz güç ve kudret sahibi olan Allah Teâlâ, insanları ve cinleri hesaba çekmeye yöneldiği zaman, hiçbirinin O’nun mülkünden, hüküm ve saltanatı altından kaçması mümkün değildir. Bu sebeple Cenâb-ı Hak onların acziyetlerini ortaya koymak üzere: “Ey insan ve cin toplulukları! Göklerin ve yerin yani tüm kâinatın sınırlarından çıkıp gitmeğe gücünüz yeterse çıkın gidin. Mümkünse kendinizi Allah’ın hesabından kurtarın!” buyurmaktadır. Fakat kaçıp kurtulmaları mümkün değildir. Ancak bütün göklerin ve yerin kuvvetlerini mağlup edecek başka bir kuvvet ve saltanat elde edebildikleri takdirde kaçıp kurtulabilecekleri haber verilmektedir ki, onların böyle bir kuvvetleri yoktur ve olmayacaktır.[1]

Şayet kaçmaya çalışsalar üzerlerine dumansız bir ateş alevi ve erimiş bakır, yahut bakır gibi bir kızıl duman veya zehirli bir duman gönderilir. Bu alev ve duman, onları yakalar, kaçmalarını engeller. Alevi onları yakar, dumanı boğar. Bu azap mahşer yerinde inkarcı suçluları hesap alanına sevk ederken vuku bulabileceği gibi, bu ifadeler, günahkârların cehennem ateşiyle cezalandırılmasını da haber veriyor olabilir.

Dipnot:

[1] Âyete günümüzdeki bilimsel gelişmeler ışığında baktığımızda burada gök ve yer tabakalarında seyahatin, hatta daha da öteye geçmenin mümkün olduğuna işaret bulunduğu anlaşılmaktadır. Peygamberimiz (s.a.s.) bunu Mirâç’ta ruhu ve bedeniyle birlikte gerçekleştirmiş ve bunun herkes için rûhen mümkün olabileceğini göstermiştir. Bununla birlikte, ilim vasıtasıyla Allah Teâlâ’dan alınacak bir izin, bir yetkiyle de böyle bir seyahat mümkün olabilir. Belki âyet, varlığın görünen boyutunun ötesindeki boyutların keşfedileceğine de bir imada bulunmaktadır. (bk. Ünal, s. 1160)

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com

İslam ve İhsan

“BEN CİNLERİ VE İNSANLARI, ANCAK BANA KULLUK ETSİNLER DİYE YARATTIM” AYETİ

“Ben Cinleri ve İnsanları, Ancak Bana Kulluk Etsinler Diye Yarattım” Ayeti

GÖKLER NASIL YARATILDI?

Gökler Nasıl Yaratıldı?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle