Prof. Dr. Sabahattin Zaim Kimdir?

Prof. Dr. Sabahattin Zaim kimdir? Sabahattin Zaim'in eğitim hayatı, akademik çalışmaları, eserleri ile Sabahattin Zaim hakkında daha birçok bilgiye erişebilirsiniz...

Sabahattin Zaim (1926-2007) İslâm ekonomisi alanında ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarındaki çalışmalarıyla tanınan iktisatçı ve eğitimci.

SABAHATTİN ZAİM KİMDİR?

Makedonya’nın İştip kazasında dünyaya geldi. Babası Mehmed Efendi, annesi Saime Hanım’dır. Dedesi kereste tüccarı Hacı Mustafa Efendi’nin soyu XVII. yüzyılda Konya’dan Balkanlar’a göç eden Aslan Zaîm’e kadar uzanır. Aslan Zaîm, Balkan fetihlerine katılmış ve İştip’te kendisine zeâmet verilmiştir. Zaim soyadı da buradan gelmektedir. Anne tarafının soyu, XVII. yüzyılda Kafkaslar’dan gelerek Köprülü’ye yerleşen Kara Otmanlı Ali Ağa’nın oğlu Âyan Ahmed Ağa’ya dayanmaktadır. I.

SABAHATTİN ZAİM’İN EĞİTİM HAYATI

Dünya Savaşı’ndan sonra Yugoslavya’da Türkler’e ve Müslümanlara uygulanan baskılar yüzünden 1934’te ailesiyle birlikte İstanbul’a gitti. İştip’te başladığı ilk öğrenimini İstanbul’da tamamladı (1937). Fatih Ortaokulu’nu, ardından Vefa Lisesi’ni bitirdi (1943). Bu lisede Nurettin Topçu, Reşat Ekrem Koçu gibi ünlü hocalardan ders aldı.

Aynı yıl girdiği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İdarî Şubesi’nden 1947’de mezun oldu. 1950 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden öğrenim denkliği aldı. Devlette ilk görevine İstanbul maiyet memuru sıfatıyla başladı, Fatih ve Eyüp’te kaymakam vekilliği yaptı (1947-1949). Ardından Malatya’nın (şimdi Adıyaman) Kâhta, Sinop’un Ayancık ve Kastamonu’nun Abana ilçelerinde kaymakamlık görevinde bulundu (1950-1953).

Akademik hayatla tanışması, maiyet memurluğu esnasında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde doktoraya başlamasıyla gerçekleşti. Burada meşhur Alman hocalarından Gerhard Kessler, Fritz Neumark ve Alfred Isaac’ın seminerlerini takip etti. 1953’te kaymakamlık görevinden ayrılıp İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Sosyal Siyaset Kürsüsü’nde asistan oldu.

1955’te doktorasını verdi; aynı yıl Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti, Cornell Üniversitesi’nde çalışmalarına devam etti. Cornell’de doçentlik tezini hazırladı ve iki yıl sonra Türkiye’ye döndü. Doçentlik sınavını verince 1957’de Sosyal Siyaset Kürsüsü’nde kadrolu hocalığa başladı.

1963’te Almanya’da Münih Üniversitesi’nde iki yıl kaldı. Türkiye’ye geldikten sonra 1965’te profesörlüğe yükseltildi; 1979’da kürsü başkanlığına getirildi ve bu görevini emekli oluncaya kadar sürdürdü. 1980-1982 yıllarında Suudi Arabistan’da Cidde Melik Abdülaziz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde iki yıl misafir öğretim üyesi olarak çalıştı.

Temmuz 1993’te emekli oldu. Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) mevzuatında aynı yıl yapılan bir değişiklikle yeni kurulan Sakarya Üniversitesi İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi’nde kurucu dekan sıfatıyla yeniden görev aldı. Bu görevini sürdürürken İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Çalışma Ekonomisi Bölümü’nde yüksek lisans derslerine girdi. Üniversitelerdeki görevlerinin yanı sıra ulusal ve uluslar arası kuruluşlarda akademik ve idarî görevler üstlendi, ulusal ve uluslar arası ödüller aldı.

1998’de tekrar emekliye ayrılan Zaim’in son akademik görevi 1998-2000 yıllarında sürdürdüğü Yüksek Öğretim Kurulu üyeliğidir. Ardından akademik ve bilimsel hayatın içinde olmaya devam etti. 2003-2004’te Uluslararası Saraybosna Üniversitesi’nin kurucu rektörlüğü görevine getirildi. Sabahattin Zaim 9 Aralık 2007 tarihinde İstanbul’da vefat etti. Edirnekapı’daki aile kabristanına defnedildi.

SABAHATTİN ZAİM’İN ÜSLÛBU VE ÇALIŞMALARI

Çalışkanlığı, hocalıktaki başarısı, yardım severliği, sosyal ilişkilerdeki nezaket ve zarafeti ile tanınan Sabahattin Zaim çeşitli alanlardaki faaliyetleriyle öncü rolü oynamıştır. Türkiye’de çalışma ekonomisi disiplininin kurucusu kabul edilir.

Amerika’da yeni gelişmekte olan bu bilim dalını incelemiş, Cornell’deki tecrübesini Türkiye’ye taşımış ve Sosyal Siyaset Kürsüsü’nü zenginleştirmiştir. Yüksek Öğretim Kurulu’nun teşekkülüyle birlikte bu disiplin bölüm halini almıştır. Onun iş gücü ve prodüktivite meseleleri, iş piyasaları, sanayi bölgeleri, göç hareketleri ve şehir planlaması gibi konulardaki araştırmaları kendinden sonraki çalışmalar için ufuk açıcı olmuştur.

Zaim ayrıca İslâm ekonomisi konularını Türkiye’ye taşıyan ilk isimler arasında yer alır. Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunduğu yıllarda İslâm ekonomisi alanındaki literatürü ve dünyadaki gelişmeleri inceleme imkânı bulmuş ve giderek bu alanda yoğunlaşmış, 1976’da Mekke’de toplanan I. Dünya İslâm İktisadı Kongresi’nde başkan vekili sıfatıyla yer almış, daha sonraki yıllarda gerek telif gerekse tercüme olarak İslâm ve ekonomi ilişkisini anlatan, ardından popüler hale gelen bu alanın ilk örneklerini ortaya koymuştur.

Akademik faaliyetleri yanında bazı devlet görevleri üstlenmesi (Türkiye Millî Birlik Komitesi Sosyal İşler Sivil Komitesi Başkanlığı, 1960-1961; Millî Prodüktivite Merkezi Yönetim Kurulu üyeliği, 1975-1977), iş dünyası ile yakın temas içinde olması, bazı finans ve sanayi kuruluşlarının faaliyetlerine katkıda bulunması, sonuçta Sabahattin Zaim’in teorik çalışmalarının ötesinde pratiğe yönelik tecrübe birikimine sahip olmasını sağlamıştır.

Zaim’in en dikkat çekici taraflarından biri de cemiyet adamlığı yönüdür. O, uluslar arası bazı cemiyetlerin üyelikleri dışında 1950’li yıllardan itibaren Türkiye’de millî ve mânevî değerler temelinde kültür ve eğitim faaliyetlerine önem veren sivil toplum örgütlerinin kurucuları arasında yer almış ve yürütülen faaliyetlere hayatının sonuna kadar katkıda bulunmuştur.

SABAHATTİN ZAİM’İN ESERLERİ

Eserleri. Yirmi civarında kitap dışında çoğunluğunu makale, tebliğ, röportaj ve konferans kayıtlarının oluşturduğu 150’ye yakın çalışma bırakan Sabahattin Zaim’in başlıca eserleri şunlardır: İstanbul Mensucat Sanayiinin Bünyesi ve Ücretler (İstanbul 1956; doktora tezi olup teorik iktisat bilgisinin piyasada uygulanışının bir örneğidir); Çalışma Ekonomisi (İstanbul 1968; ayrıca birçok baskısı yapılmıştır, 10. bs., İstanbul 1997); Modern İktisat ve İslâm (İstanbul 1969); Türkiye’de Nüfus Meselesi (İstanbul 1973); Türkiye’de Ücret ve Gelirler Siyaseti (Ankara 1974); İslâm ve İktisadî Nizam (Gama-Zafer Matbaası, baskı yeri yok, 1979); İslâm’ın İktisadî Görüşü (İstanbul 1981); İslâm, İnsan ve Ekonomi (İstanbul 1992); Bir Ömrün Hikâyesi (ed. Sedat Murat v.dğr., İstanbul 2008); “İktisadî Faaliyetlerde İslâmî Davranış Tarzı” (İTED, VII/1-2 [1978], s. 227-241); “Contemporary Turkish Lıterature on Islamic Economics” (Studies in Economics [ed. Khurshid Ahmad], Leicester 1980, s. 317-350).

Zaim’in makale ve tebliğleriyle konuşmaları derlenerek Türkiye’nin Yirminci Yüzyılı: Toplum/İktisat/Siyaset başlığıyla yayımlanmıştır (I-III, İstanbul 2005; eserleri için ayrıca İstanbul, Sakarya ve Gaziantep’te Sabahattin Zaim’in adını taşıyan bazı öğretim kurumları bulunduğu gibi 2010 yılında İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi adıyla bir vakıf üniversitesi kurulmuştur.

Sabahattin Zaim hakkında Üzeyir Ölmez (Prof. Dr. Sabahaddin Zaim ve Sosyal Siyaset Eksenli İktisadi Görüşleri, 2010, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü) ve Fatih Kucur (Türkiye’de Sosyal Politika Bilimi’nin Gelişimi ve Sabahattin Zaim Örneği, 2011, İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü) yüksek lisans çalışmaları yapmıştır.

BİBLİYOGRAFYA:

Sabahattin Zaim, Türkiye’nin Yirminci Yüzyılı: Toplum, İktisat, Siyaset, İstanbul 2005, I-III, tür.yer.; a.mlf., Bir Ömrün Hikâyesi (ed. Sedat Murat v.dğr.), İstanbul 2008, tür.yer.; Burhanettin Zaim, İştip ve Köprülü Hatıraları, İstanbul 2005, tür.yer.; Sabri Orman, “Sabahattin Zaim”, 40 Vakıf İnsan (ed. Salih Tuğ), İstanbul 2011, s. 208-213; Nusret Ekin, “Prof. Dr. Sabahaddin Zaim’in Özgeçmişi ve Yayın Listesi”, İFM, Sabahaddin Zaim’e Armağan, 1994/B-3 C-1-4 (1996), s. 1-18; Coşkun Çakır, “Prof. Dr. Sabahaddin Zaim (1926-2007): Hayatı, Kişiliği, Eserleri”, Dîvân: Disiplinlerarası Çalışmalar Dergisi, sy. 23, İstanbul 2007, s. 185-194.

Coşkun Çakır

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.