Patatesli Mercimek Köftesi Tarifi

Patatesli mercimek köftesi nasıl yapılır?

Bildiğiniz tarifleri unutturacak patatesli mercimek köftesi yapımı:

Malzemeleri:

  • 2 su bardağı kırmızı mercimek
  • 1 büyük patates
  • 2 su bardağı bulgur
  • Bir tutam ince kıyılmış maydanoz ve taze soğan

Sosu için,

  • 1 adet büyük soğan
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 2-3 diş sarımsak
  • 2 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı nar ekşisi
  • Kimyon, karabiber, yenibahar, yarım limon suyu

Yapılışı:

Mercimekleri yıkayıp tencereye alın. Üzerine patatesi doğrayıp beş su bardağı kaynar su ilâve edin ve birlikte pişmeye bırakın.

Sosu için, bir adet büyük soğanı yemeklik doğrayın. Tavaya bir çay bardağı sıvı yağ alıp soğanları kavurun. 2-3 diş de sarımsak ekleyin. İki yemek kaşığı biber salçası ile bir yemek kaşığı domates salçası ekleyip kavurun. İyice kavrulduktan sonra, istediğiniz miktarda kimyon, karabiber, yenibahar ekleyip karıştırın. Son olarak bir yemek kaşığı nar ekşisi veya yarım limon sıkıp sosu ocaktan alın.

Pişen mercimeklerin üzerine iki su bardağı bulguru ekleyip karıştırın ve tencerenin kapağını kapatıp 5-10 dakika bu şekilde dinlendirin. Daha sonra dilerseniz geniş bir tepsiye alıp üzerine sosunu ekleyip güzelce karıştırın. Bir tutam ince kıyılmış maydanoz ve taze soğan ile yarım limon daha sıkıp arzunuza göre pul biber ekleyerek karıştırın. Ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp yuvarlak köfteler hazırlayıp servis yapın. Âfiyet, şifâ olsun.

Kaynak: Elif Coşkun, Şebnem Dergisi, Sayı: 190

ŞARK KÖFTESİ NASIL YAPILIR?

Şark Köftesi Nasıl Yapılır?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.