İnsanın Önünde İki Yol Var!

İnsan dünyaya neden gönderildi ve hayatının sonunda nereye gidecek? Cennet ile cehennem arasında dönüşü olmayan bir yolculukta, insanın tövbe etmek ve salih ameller işlemek için ne kadar vakti var? Deprem, hastalık ve ölüm gibi ilahî ikazlar bize ne anlatıyor? Son nefese kadar tövbe etmek ve kendimizi hesaba çekmek mümkün mü?

İnsanın önünde iki yol var. Biri cennet, biri de cehennem. Bu iki yola gayri kabil-i rucu (dönüşü olmayan) yoldur. Cenabıhak bir manzara bildiriyor, Fâtır suresi 37. ayetinde: "Cehennemlikler diyecek: Ya Rabbi, bizi bu cehennemden çıkar. Çıkar, bu kötü amellerimiz yerine şimdi salih ameller işleyelim." Cenabıhak iki soru soracak sana diyecek: "Dünyada düşünecek kadar bir ömür vermedik mi? Niye geldin dünyaya? Geliş niye, gidiş niye? Bu akış nereye? Düşünecek kadar bir zaman, her şeyi düşünüyor insan. Peki, niye geldiğini, nereye gittiğini düşünmeyecek mi?" Birincisi bu. İkincisi, "Sana bir uyarıcı gelmedi mi? Bir peygamber gelmedi mi? Bir irşatçı gelmedi mi?" "Ya Rabbi ikisi de oldu. Düşünecek kadar bir zaman da verdim, ben gafleti de aldım. Uyarıcı da geldi, peygamber de geldi, ben gafleti de aldım." Cenabıhak o zaman, "Geriye dönüş yok. O zaman azabı tadın" buyuracak. (Fâtır, 35/37) Yani bütün mühlet son nefese kadardır.

İkazları Dikkat Alın!

Bir deprem yaşanıyor, yürekler ağza geliyor. Yangın oluyor, ormanlar yanıyor, "Aman ya Rabbi" diyorsun, cehennemi hatırlıyorsun. Bir virüs geliyor, on binlerce insan vefat ediyor. Cenabıhakkın ikazlarından korkuyor, fakat günahlarından korkmuyor; esas korkulacak günahlardan korkmuyor. Onun için bu ibretlerle karşılaştığımız zaman sanki tekrar dünyaya döndürülmüş gibi kendisi tövbe edip ameli salihler işleyebilmek için Cenabıhak böyle ikazlar veriyor, bir son nefese kadar bir mühlet ihsan ediyor. Bu durumda mahşer günü, "Ey Rabbim, bizi tekrar dünyaya gönder, salih ameller işleyelim" demeye hiçbir mazeretimiz kalmayacak.

Hicretin 5. yılında Medine'de büyük bir deprem oldu. Bazen Resulullah Efendimiz ashabını takvaya yönlendirmesini buyurdu, Cenabıhakkı razı etmelerini buyurdu. Yani o deprem denizde, o katmanlar patlayacağı yerde şehrin ortasında patlıyor. Demek ki hastalıklardan, vesaireden, ölümlerden bir mümin ibret alacak. Yani daim bir son nefese hazırlık hâlinde ömür olacak. "Hesaba çekilmeden evvel kendinizi hesaba çekin" buyuruluyor. (Tirmizî, Kıyâmet, 25) Doğan her fecir ömür takviminden bir beyaz sayfa açılıyor. "Vel-fecri" (Fecr suresi 1. ayet) Cenabıhak buyuruyor. İnsan her gün ömür boşluğunu dolduruyor. Nasıl dolduğu da mahşerde belli olacak. "Kitabını oku, bugün nefsin sana kâfidir" denilecek. (İsrâ, 17/14) O sayfalara yazdıklarını Cenabıhakkın huzurunda satır satır okuyacak. Dolayısıyla insan daima kendini muhasebe edecek, Cenabıhakkın arzulu bir kulluk yaşayıp yaşamadığını muhasebe edecek.

İslam ve İhsan

“ASIL HAYAT AHİRET HAYATIDIR” HADİSİ

“Asıl Hayat Ahiret Hayatıdır” Hadisi

ESAS HAYATIN ÂHİRET OLDUĞUNU UNUTMA

Esas Hayatın Âhiret Olduğunu Unutma

TEFEKKÜR-İ MEVT: GERÇEK HAYAT ÂHİRET HAYATIDIR

Tefekkür-i Mevt: Gerçek Hayat Âhiret Hayatıdır

“ALLAH’IM! GERÇEK HAYAT SADECE AHİRET HAYATIDIR” HADİSİ

“Allah’ım! Gerçek Hayat Sadece Ahiret Hayatıdır” Hadisi

CEHENNEM’DEN KURTULACAĞINA DÂİR BİR HABER Mİ ALDIN?

Cehennem’den Kurtulacağına Dâir Bir Haber mi Aldın?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle