Osmanlı Padişahlarının Bilinmeyen Yönleri

Osmanlı sultanları; kimi söylediği bir sözle, kimi fiziksel özellikleriyle, kimi ise yaptığı işlerle yaşadığı döneme damga vurmuştur. İşte Osmanlı padişahlarının bilinmeyen yönleri.

Osmanlı padişahları hakkında ilk kez duyacağınız gerçekler...

OSMANLI SULTANLARININ BİLİNMEYEN YÖNLERİ

Tarihçi İbn-i Kemal, Osman Bey’in gençliğinde “yiğitler arasına girdiğini” ve “vurmada tutmada ve durmada ve oturmada herkesi kendine uydurduğunu” belirtir ve kardeşlerden en küçüğü olmakla beraber “şimşir (kılıç) ve tedbirle cümlesinden evvel olduğunu” bildirir.

***

100 kadar kaleye hâkim olan Orhan Gazi, zamanının çoğunu bu kaleleri dolaşarak geçirirdi. Bir seyyahın dediğine göre hiçbir şehirde bir aydan fazla durmazdı.

***

Yıldırım Bayezit ise gerçek bir silahşördü. Silah kullanmakta ve ata binmekte mahir idi.

***

Çelebi Mehmet avcılığa meraklıydı. Nitekim Edirne’de bir av partisi sırasında yaban domuzu kovalarken attan düşüp vefat etmişti.

***

Musiki ve şiirden ayrı bir zevk alan 2. Murat, bu nedenle sanatçılara ayrı bir önem vermişti.

***

Fatih Sultan Mehmet’in en büyük tutkusu haritacılıktı. Yemeklerini ise yalnız yemeyi severdi. Bir başına yemeyi seven padişahımız, bu âdeti saraya ilk getiren kişi olarak da bilinir.

***

2. Bayezit gerçek bir bestekârdı. Kaynaklarda beste yaptığından bahsedilen ilk padişahtır.

***

Geceleri yalnızca 3-4 saat uyuyan Yavuz Sultan Selim, diğer zamanında ise bol bol okuyup yazardı. Aynı zamanda tutkulu bir koleksiyoner olan Yavuz Sultan Selim’in kutsal emanetler koleksiyonu vardı. Topkapı Sarayı’ndaki çini koleksiyonunun çok önemli bir kısmının da padişaha ait olduğu söyleniyor.

**

Çağının en şık giyinenlerinden olan Kanuni Sultan Süleyman, görünümüne önem verirdi. Mücevherlere olan ilgisi had safhadaydı. Babası gibi o da kuyumculuğa meraklıydı.

Sultan 3. Murat’ın ağzından neredeyse hiç “hayır” sözü çıkmazdı her şeye “evet” derdi.

***

Sultan 4. Murat koşu halindeki bir atın üzerinden başka bir ata atlayabilecek kadar iyi bir biniciydi.

***

Sultan 4. Mehmet bedeninin sağlamlığıyla meşhurdu. Öyle ki bir av sırasında, 20 saat at üstünde kaldığı ve hiç yorulmadığı söylenir.

***

Satranç oynamaktan keyif alan 1. Mahmut, Lale Devri’nin etkisinden midir bilinmez lale yetiştirmeye meraklıydı.

***

Sultan 3. Osman yumuşak bir karaktere sahip olmasına karşın, çabuk kızar ve sinirli hareket ederdi.

***

Para basma işine oldukça meraklı olan 3. Mustafa ise gerçek bir sikkezendi. Talihe fazlasıyla inanan 3. Mustafa, bu nedenle astrolojiyle de ilgilendi.

***

2. Abdülhamit silah kullanmakta pek mahirdi. Nişan alarak ismini yazar, havaya attığı madalyaları kurşunla ortasından delerdi.

***

Sultan Vahdettin ise güvercinlere çok meraklıydı.

Kaynak: Yeni Şafak

İslam ve İhsan

OSMANLI PADİŞAHLARININ BİLİNMEYEN ÖZELLİKLERİ

Osmanlı Padişahlarının Bilinmeyen Özellikleri

OSMANLI PÂDİŞAHLARININ MESLEKLERİ NELERDİR?

Osmanlı Pâdişahlarının Meslekleri Nelerdir?

OSMANLI PADİŞAHLARI VE HAYATLARI

Osmanlı Padişahları ve Hayatları

OSMANLI DEVLETİ KISACA

Osmanlı Devleti Kısaca

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.