Osmanlı Devleti Kısaca

Osmanlı Devleti nerede, kim tarafından ve ne zaman kuruldu? İlk başkenti neresiydi, Bizans ve Haçlılarla yaptığı ilk savaşlar hangileriydi? Kurucularından son padişaha, ıslahatlardan fetihlere, Rumeli’ye geçişten yıkılış sürecine kadar Osmanlı tarihine dair merak edilen tüm detaylar bu yazıda…

Haber: Murat Karadeniz

Osmanlı Devleti’nin 600 yıllık tarihi beş ana dönemde inceleniyor:

OSMANLI DEVLETİ (1299-1922)

13. yüzyılın sonlarında tarih sahnesine çıkan Osmanlı Devleti, 600 yılı aşan hükümranlık süresi boyunca siyasi, askerî ve kültürel açıdan birçok değişim geçirdi. Bu uzun süreç, tarihçiler tarafından beş ana döneme ayrılarak inceleniyor:

  • Kuruluş Dönemi (1299–1453): Osman Gazi ile başlayan bu dönemde, küçük bir beylikten güçlü bir devlete dönüşüm süreci yaşandı.
  • Yükselme Dönemi (1453–1579): İstanbul’un fethiyle başlayan bu dönem, Osmanlı’nın dünya gücü hâline geldiği ve en geniş sınırlarına ulaştığı yılları kapsıyor.
  • Duraklama Dönemi (1606–1699): İç ve dış etkenlerle büyüme hızının yavaşladığı, siyasî istikrarın sarsılmaya başladığı yıllar.
  • Gerileme Dönemi (1699–1792): Avrupa karşısında askeri ve siyasi kayıpların arttığı, toprak kayıplarının yaşandığı dönem.
  • Dağılma Dönemi (1792–1922): Reform çabalarına rağmen merkezi otoritenin zayıfladığı ve nihayetinde devletin sona erdiği süreç.

OSMANLI DEVLETİ’NİN KURULUŞ DÖNEMİ (1299-1453)

Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemi, 1299 yılında Söğüt’te başlayan ve 1453’te İstanbul’un fethine kadar süren yaklaşık 150 yıllık bir dönemi kapsıyor. Bu devrin ilk ve en önemli ismi ise Osman Gazi oldu.

Osman Gazi Dönemi (1299-1326)

Osmanoğulları, Orta Asya’dan Anadolu’ya gelen Oğuzların Kayı boyuna mensuptur. Osman Gazi, Ertuğrul Gazi’nin üç oğlundan biridir. 1281 yılında, henüz 23 yaşındayken Kayı boyunun başına geçen Osman Bey, liderlik kabiliyeti sayesinde kısa sürede bölgede öne çıkan bir güç hâline geldi. En küçük oğul olmasına rağmen, diğer beylerin ittifakıyla oy birliğiyle beyliğin başına getirildi.

Osmanlı Devleti Ne Zaman Kuruldu?

Osman Gazi, 1299 yılında Karacahisar ya da Söğüt merkezli olarak Osmanlı Beyliği’ni resmen kurdu. Bu tarih, aynı zamanda Anadolu Selçuklu Devleti’nin zayıflayıp siyasi otoritesini kaybettiği yıllara denk geliyor.

Osman Gazi’nin Stratejik Evliliği

Anadolu’da güçlü bir toplumsal yapıya sahip olan Ahilerle yakın ilişkiler kuran Osman Gazi, Ahi lideri Şeyh Edebali’nin kızı Malhun (Bala) Hatun ile evlenerek siyasi ve manevi desteğini sağlamlaştırdı.

Bizans’a Karşı İlk Fetihler

Osman Gazi döneminde Bizans topraklarına yönelen fetihler başladı. 1284’te Kulaca Hisar, 1288’de Karacahisar, 1298’de Bilecik ve 1301’de Yenişehir fethedildi. 1302 yılında Osmanlı ile Bizans arasında yapılan Koyunhisar Savaşı, taraflar arasındaki ilk büyük çatışma olarak tarihe geçti ve Osmanlı’nın zaferiyle sonuçlandı.

Osman Gazi’nin Vefatı ve Bursa’nın Fethi

1321’de Mudanya’nın alınmasının ardından, Osman Gazi 1326 yılında Bursa kuşatması sırasında vefat etti. Şehir, ölümünden kısa bir süre sonra fethedildi. Osman Gazi’nin naaşı, vasiyeti üzerine Bursa’ya defnedildi. Yerine oğlu Orhan Bey geçti ve devletin gelişim süreci devam etti.

Orhan Gazi Dönemi (1326-1359)

Osmanlı Devleti’nin kurumsallaşma süreci, Orhan Gazi’nin 1326 yılında tahta çıkmasıyla hız kazandı. Bursa’nın fethedilmesiyle Osmanlı’nın ilk başkenti belirlendi; medrese, divan ve düzenli ordu gibi yapılarla beylikten devlete geçişin temelleri atıldı.

Bursa’nın Fethi ve Başkent Oluşu

Orhan Gazi, babası Osman Gazi’nin vefatının ardından 1326’da beyliğin başına geçti. Aynı yıl, uzun süredir kuşatma altında tutulan Bursa fethedildi ve şehir, Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti ilan edildi.

Bizans’a Karşı Maltepe Zaferi

1329 yılında Bizans ile yapılan Maltepe (Palekanon) Savaşı’nı Osmanlı kazandı. Bu zaferle birlikte Kocaeli Yarımadası’nın fethi tamamlandı ve Bizans’ın Anadolu’daki topraklarıyla kara bağlantısı tamamen kesildi. Ardından 1331’de İznik, 1337’de İzmit Osmanlı topraklarına katıldı.

İlk Beyliğin Osmanlı’ya Katılması

1345 yılında Karesioğulları Beyliği, Osmanlı topraklarına katılan ilk Anadolu beylikleri arasında yer aldı. Bu gelişme, hem Anadolu Türk birliği açısından önemli bir adım oldu hem de Osmanlı’ya ilk deniz gücü kazandırdı. Karesi topraklarının alınması, Rumeli’ye geçişin de stratejik zeminini oluşturdu.

Bizans’la Siyasi İttifak

Orhan Gazi, 1346’da Bizans İmparatoru adayı Kantakuzenos’un kızıyla evlendi. Bu evlilik ve sağlanan askerî destek neticesinde Kantakuzenos 1347’de Bizans tahtına çıktı. Osmanlı, bu desteğin karşılığında önemli imtiyazlar elde etti.

Osmanlı'nın Rumeli’ye İlk Adımı

1352 yılında Bizans tarafından Çimpe Kalesi Osmanlı’ya verildi. Böylece Osmanlı, Rumeli topraklarında ilk kalıcı yerleşimini sağlamış oldu. Bu gelişme, ilerleyen yıllarda Balkanlar’daki fetihlerin önünü açtı.

Kurumsallaşma: Medrese, Ordu, Divan

Orhan Gazi döneminde İznik Medresesi açılarak Osmanlı’da ilmî ve dinî eğitim kurumsallaştırıldı. Yaya ve müsellem adıyla ilk düzenli Osmanlı ordusu kuruldu. Aynı zamanda ilk defa Divan teşkilatı oluşturularak vezirlik makamı hayata geçirildi. İlk kadı ve subaşı atamaları da bu dönemde yapıldı.

Orhan Gazi'nin Vefatı

Uzun ve istikrarlı bir yönetim süren Orhan Gazi, 1362 yılında vefat etti. Yerine oğlu I. Murad tahta geçti ve Osmanlı Devleti’nin fetih ve teşkilatlanma süreci bir sonraki evreye taşındı.

Sultan 1. Murat Dönemi (1359-1389)

Osmanlı tahtına 1359 yılında çıkan 1. Murat, “Hüdavendigâr” unvanıyla bilinir. Henüz tahta çıkmadan önce ağabeyi Süleyman Paşa ile birlikte Rumeli’deki akınlara katılan Murat Bey, saltanatı boyunca özellikle Balkan topraklarında genişlemeye önem verdi. Anadolu’da ise bazı Türk beyliklerinin topraklarını çeşitli yollarla Osmanlı topraklarına kattı.

Edirne’nin Fethi ve Haçlılarla İlk Çarpışma

1363 yılında Bizans ile yapılan Sazlıdere Savaşı’nın ardından Edirne fethedildi. Peş peşe gelen Filibe ve Gümülcine zaferleriyle Bizans’ın Sırp ve Bulgarlarla kara bağlantısı kesildi. Bu gelişmeler üzerine Papa 5. Urbanus’un çağrısıyla oluşturulan Haçlı ordusu, 1364’te Sırpsındığı Savaşı’nda ağır bir yenilgiye uğradı. Meriç Irmağı’nın kontrolü Osmanlı’ya geçti, Balkanlara ilerleyiş kolaylaştı.

1371’de Çirmen Savaşı da Osmanlı zaferiyle sonuçlandı. Bu gelişmeler üzerine Bulgar, Sırp prenslikleri ve Bizans Osmanlı üstünlüğünü kabul etti.

Anadolu’da Evlilik ve Satın Alma Yoluyla Genişleme

Murat, Anadolu’daki topraklarını da genişletti. Oğlu Yıldırım Bayezid’in Germiyanoğulları Beyi’nin kızıyla evlendirilmesiyle Kütahya ve çevresi çeyiz olarak Osmanlı’ya katıldı. Hamitoğulları’ndan ise para karşılığı Akşehir, Beyşehir ve Isparta gibi önemli bölgeler alındı.

1. Kosova Zaferi: Haçlılara Karşı İlk Büyük Meydan Muharebesi

1389 yılında Sırp, Bosna, Macar, Eflak, Arnavut, Leh ve Çek kuvvetlerinden oluşan büyük Haçlı ordusu Kosova’da Osmanlı birlikleriyle karşılaştı. Osmanlı’nın zaferiyle sonuçlanan bu savaş, Balkanlardaki ilerleyişin önünü tamamen açtı. İlk kez bu savaşta Osmanlılar top kullandı; Anadolu’daki Türk beylikleri Osmanlı’ya askeri destek verdi.

Savaşın ardından Sırp Krallığı Osmanlı’ya bağlandı. Ancak zaferin ardından savaş alanını gezen Sultan 1. Murat, bir Sırp askeri tarafından şehit edildi.

Devlet Yapısında Köklü Adımlar

Murat, Osmanlı Devleti’nin yönetim anlayışında da değişikliğe gitti. “Devlet, hükümdar ve ailesinin ortak malıdır” anlayışını, “hükümdar ve oğullarına aittir” şeklinde düzenledi. Bu adım, taht kavgalarının önüne geçilmesi amacıyla atıldı.

Ayrıca 1363 yılında Yeniçeri Ocağı’nı kurarak Osmanlı’nın askerî yapısında büyük bir dönüşüm başlattı. Aynı dönemde ülkeyi eyaletlere ayırarak Rumeli Eyaleti’ni oluşturdu. Başkenti Bursa’dan Edirne’ye taşıdı ve kurumsallaşma yolunda önemli adımlar attı.

Yıldırım Beyazıt Dönemi (1389–1402)

Osmanlı tarihinin kritik dönemlerinden biri olan Yıldırım Beyazıt (1389–1402) dönemi, hem büyük başarılar hem de ciddi sarsıntılarla geçti.

Sultan I. Murat'ın Kosova Meydan Muharebesi’nde şehit düşmesinin ardından tahta geçen Yıldırım Beyazıt, genç yaşına rağmen askeri kabiliyetiyle dikkat çekti. “Yıldırım” lakabını, 1386’da Karamanoğulları’na karşı katıldığı Frenk Yazısı Savaşı’nda gösterdiği üstün cesaret ve atılganlığı sayesinde aldı.

Anadolu’da Siyasi Birliği Sağlayan İlk Osmanlı Padişahı

Yıldırım Beyazıt, Osmanlı tarihinde Anadolu’daki Türk beyliklerini ilk kez büyük ölçüde tek çatı altında toplayan padişah olarak kayıtlara geçti. Germiyanoğulları, Saruhanoğulları, Aydınoğulları, Menteşeoğulları, Hamidoğulları, Teke, Karaman, Candar ve diğer bazı beyliklerin toprakları Osmanlı topraklarına katıldı. Böylece:

  • Fırat’a kadar Anadolu’da siyasi birlik sağlandı,
  • Ege ve Akdeniz kıyılarında hâkimiyet kuruldu,
  • Osmanlı’nın deniz gücü gelişti, Gelibolu’da tersane kuruldu,
  • Anadolu Beylerbeyliği tesis edilerek idarî teşkilatlanmada yeni bir adım atıldı.

İstanbul’un İlk Kuşatması ve Niğbolu Zaferi

Yıldırım Beyazıt döneminde, İstanbul ilk kez Osmanlı kuşatmasıyla karşılaştı. Ancak batıdan yaklaşan Haçlı tehdidi nedeniyle kuşatma sona erdi. 1396’da Osmanlı, Avrupa’nın birleşik Haçlı ordusunu Niğbolu Savaşı’nda kesin bir yenilgiye uğrattı. Bu zaferle:

  • Bulgaristan tamamen Osmanlı’ya katıldı,
  • Osmanlı sınırları Tuna Nehri’ne ulaştı,
  • İslam dünyasında Osmanlı’nın itibarı arttı,
  • Yıldırım Beyazıt’a “Sultan-ı İklimi Rum” unvanı verildi.

Niğbolu zaferinden sonra İstanbul tekrar kuşatıldı, Anadolu Hisarı inşa edildi. Ancak doğuda yaklaşan Timur tehdidi nedeniyle Bizans ile anlaşma yapıldı. Bu anlaşmaya göre İstanbul'da bir Türk mahallesi kurulacak, Osmanlı kadısı atanacak ve Bizans vergi ödeyecekti.

Ankara Savaşı: Yıkımın Başlangıcı

1402 yılında Osmanlı ile Timur İmparatorluğu arasında yaşanan Ankara Savaşı, Yıldırım Beyazıt döneminin en ağır darbesi oldu. Savaşın sebepleri arasında:

  • Her iki tarafın da cihan hâkimiyeti iddiası,
  • Timur’un Çin seferi öncesi batıdaki gücü kırma arzusu,
  • İki tarafın birbirine gönderdiği hakaret içerikli mektuplar,
  • Osmanlı’dan kaçan beylerin Timur’u, Timur’dan kaçanların ise Yıldırım’ı kışkırtması sayılabilir.

Timur’un güçlü ordusu karşısında Osmanlı ağır bir yenilgi aldı. Savaş sırasında Yıldırım Beyazıt ve oğulları esir düştü.

Savaşın Sonuçları ve Fetret Devri

  • Anadolu’da kurulan siyasi birlik dağıldı, eski beylikler yeniden bağımsızlık kazandı.
  • Osmanlı toprakları büyük oranda yağmalandı, can ve mal güvenliği ortadan kalktı.
  • Osmanlı Devleti, merkezi otoritesini kaybetti ve 11 yıl sürecek Fetret Devri başladı.
  • Rumeli’de bazı bölgeler elden çıktı.
  • İstanbul’un fethi gecikti.

Esaret altında kalan Yıldırım Beyazıt, 8 Mart 1403’te Akşehir’de vefat etti.

1. Mehmet (Mehmet Çelebi) Dönemi (1413-1421)

Osmanlı tarihinin en çalkantılı dönemlerinden biri olan Fetret Devri, 1. Mehmet’in tahta geçmesiyle sona erdi. Ankara Savaşı’nda babası Yıldırım Bayezid’in yanında bulunan Mehmet Çelebi, Osmanlı Devleti’nin yeniden toparlanmasında kilit rol oynadı.

Fetret Devri’nde Taht Kavgaları

1402’deki Ankara Savaşı’nın ardından Osmanlı Devleti, derin bir krize sürüklendi. Devletin kurucusu Osman Gazi’nin torunları arasında çıkan taht mücadelesi, 11 yıl boyunca Anadolu’da siyasi istikrarsızlık ve parçalanmışlık yarattı. Yıldırım Beyazid’in oğulları Süleyman, İsa, Musa ve Mehmet Çelebi arasındaki mücadeleler tarihe “Fetret Devri” olarak geçti. Bu döneme, Osmanlı’nın en uzun süre merkezi otoriteden yoksun kaldığı yıllar damgasını vurdu.

Birliği Sağladı, Devleti Yeniden Ayağa Kaldırdı

1413 yılında kardeşlerini saf dışı bırakarak Osmanlı tahtında tek hakimiyet kuran Mehmet Çelebi, devletin birliğini yeniden sağladı. Bu başarısı nedeniyle, tarihçiler onu “Osmanlı’nın ikinci kurucusu” olarak nitelendirdi. İzmir’i Aydınoğulları’ndan alan 1. Mehmet, Saruhan Beyliği’ni de ortadan kaldırarak Anadolu’daki Türk siyasi birliğini yeniden tesis etme yolunda önemli adımlar attı.

Osmanlı’nın Venedik’le İlk Deniz Savaşı

Mehmet dönemi, Osmanlı donanmasının ilk büyük sınavını da içerdi. Venedik’le yapılan ilk deniz savaşında Osmanlılar, yeterli donanma gücüne sahip olmadıkları için başarı elde edemedi. Ancak bu gelişme, Osmanlı’nın denizlerde de söz sahibi olma yönündeki kararlılığını ortaya koydu.

Şeyh Bedreddin İsyanı: Dini ve Sosyal Nitelikli İlk Kalkışma

Dönemin önemli ilim adamlarından biri olan Şeyh Bedreddin, dini ve sosyal talepler temelinde ilk isyan hareketini başlattı. Ancak bu isyan bastırıldı ve Bedreddin idam edildi. Aynı dönemde Yıldırım’ın oğlu Mustafa Çelebi de Bizans’ın desteğiyle siyasi bir isyan girişiminde bulundu. Başarısız olan Mustafa Çelebi, Bizans’a sığındı.

Edirne’de Vefat Etti

Devleti yeniden ayağa kaldırarak Osmanlı hanedanına nefes aldıran Sultan 1. Mehmet, 26 Mayıs 1421’de Edirne’de vefat etti. Geride ise, toparlanmış bir Osmanlı ve geleceğe umutla bakan bir yönetim bıraktı.

Sultan 2. Murat Dönemi (1421-1451)

Osmanlı tahtına 18 yaşında çıkan Sultan 2. Murat, babası 1. Mehmet’in vefatı sonrası devletin başına geçti. İlk icraatı, babasının cenazesini Bursa’daki Yeşil Cami Türbesi’ne defnettirmek oldu.

Düzmece Mustafa İsyanı ve İstanbul Kuşatması

Tahta geçişin ardından, Bizans’ın desteğiyle tekrar isyan çıkaran Düzmece Mustafa idam edildi. Bu gelişme üzerine 2. Murat, Bizans’ı cezalandırmak amacıyla İstanbul’u kuşattı. Ancak Bizans, bu kez 2. Murat’ın kardeşi Mustafa’yı kışkırtarak yeni bir iç karışıklığa yol açtı. Kuşatma kaldırıldı, Şehzade Mustafa yakalanarak idam edildi.

Batı Anadolu’nun Fethi Tamamlandı

Murat, Anadolu’da Aydın, Menteşe ve Hamid beyliklerine son verdi. Germiyanoğulları’nın toprakları ise vasiyet yoluyla Osmanlı’ya geçti. Böylece Osmanlı, Batı Anadolu’da tam hakimiyet kurdu. Karamanoğulları üzerine sefer düzenlendi; ancak Rumeli’deki gelişmeler nedeniyle geri dönüldü.

Balkanlar’da Osmanlı-Haçlı Mücadelesi

Osmanlı orduları Makedonya ve Adriyatik’e kadar ilerledi; ancak bazı cephelerde alınan yenilgiler sonrası Balkanlarda yeniden haçlı ittifakı kuruldu. Bu süreçte Hermanştad Vezağ, Morava ve İzladi Derbendi’nde Osmanlı ordusu geri çekilmek zorunda kaldı.

Edirne-Segedin Antlaşması: İlk Sınır Çizildi

1444 yılında Haçlılarla yapılan Edirne-Segedin Antlaşması ile:

  • Sırbistan Osmanlı’ya vergi verecek,
  • Bulgaristan Osmanlı kontrolünde kalacak,
  • Tuna Nehri sınır olacak,
  • Macaristan ile Osmanlı 10 yıl savaşmayacak.

Bu antlaşma, Osmanlı ile Balkan devletleri arasında imzalanan ilk resmî belge olarak tarihe geçti.

Varna Savaşı: Tahtı Bıraktı, Ordunun Başına Döndü

Antlaşma sonrası 2. Murat, yorgunluğunu gerekçe göstererek tahtı oğlu 2. Mehmet’e bıraktı. Ancak çocuk yaşta bir padişahın varlığı, Avrupa’da Osmanlı’yı zayıf göstermek için bir fırsat olarak görüldü. Papa’nın öncülüğünde büyük bir Haçlı ordusu kuruldu. Bunun üzerine 2. Murat yeniden ordunun başına geçti ve 1444’te Varna Savaşı’nda Haçlıları bozguna uğrattı. Zafer sonrası Bulgaristan doğrudan Osmanlı hâkimiyetine alındı.

2. Kosova Savaşı: Batı’da Taarruz Üstünlüğü Osmanlı’da

1448 yılında Haçlılar, Varna yenilgisinin intikamını almak üzere yeniden sefere çıktı. Ancak Kosova’da ikinci kez Osmanlı karşısında büyük bir mağlubiyet yaşadılar. Bu zafer:

  • Türklerin Balkanlara yerleşmesini kesinleştirdi,
  • İstanbul’un fethine zemin hazırladı,
  • Haçlılar tarafından İstanbul’u kurtarmak üzere düzenlenen son büyük sefer oldu.

Sultan 2. Murat, 3 Şubat 1451 tarihinde vefat etti. Yerine, daha önce tahta çıkardığı oğlu 2. Mehmet geçti.

OSMANLI DEVLETİ’NİN YÜKSELME DÖNEMİ (1453-1579/1608)

Osmanlı Devleti’nin Yükseliş Dönemi (1453-1579), İstanbul’un fethiyle başlamış, Sokullu Mehmed Paşa’nın ölümüne kadar devam etmiştir. Bu dönem, imparatorluğun siyasî, askerî ve kültürel anlamda en güçlü ve etkili devridir.

Fatih Sultan Mehmet Dönemi (1451-1481)

Henüz 19 yaşında tahta çıkan 2. Mehmet, ilk iş olarak Bizans’ı ortadan kaldırarak Osmanlı’nın jeopolitik gücünü perçinlemeyi hedefledi. Bu vizyon doğrultusunda 1453’te İstanbul kuşatıldı. 53 gün süren kuşatmanın ardından 29 Mayıs’ta şehir fethedildi. Bu zafer yalnızca Osmanlı’yı değil, dünya tarihini de derinden etkiledi.

İstanbul’un Fethi Öncesi ve Sonrası Gelişmeler

Fatih, kuşatma öncesi doğu ve batıdan gelebilecek tehlikeleri bertaraf etmek için Mora ve Karaman seferlerine çıktı. Rumelihisarı’nı inşa ettirerek stratejik üstünlük kurdu. Haliç’e zincir çekerek direnişe hazırlanan Bizans’a karşı donanma karadan çekilerek Haliç’e indirildi. Böylece İstanbul kara ve denizden kuşatıldı.

Fetihle birlikte:

  • Orta Çağ kapanıp Yeni Çağ başladı.
  • Osmanlı, imparatorluk hüviyeti kazandı.
  • İstanbul, kültür, ticaret ve siyaset merkezi hâline geldi.
  • Hristiyan dünyasındaki birlik arayışları sekteye uğradı.
  • Bilim insanlarının Batı’ya göçü Rönesans’ı tetikledi.


Fatih Sultan Mehmet (2. Mehmet)

Anadolu Türk Birliği Yolunda Adımlar

Fetih sonrası Osmanlı, Bizans’ın mirasına sahip çıkabilecek yapıları ortadan kaldırmak için Mora ve Trabzon seferlerini gerçekleştirdi. Anadolu’da Karaman ve İsfendiyaroğulları Beylikleri’ne son verilerek Anadolu Türk birliğinin sağlanması yolunda önemli adımlar atıldı.

Doğu’da Akkoyunlular, Batı’da Venedik Tehdidi

1473’te Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan ile yapılan Otlukbeli Savaşı kazanılarak Doğu Anadolu Osmanlı’ya katıldı. 16 yıl süren Osmanlı-Venedik Savaşları ise Venedik’in vergi vermesi ve imtiyazlar tanınmasıyla sona erdi.

Kırım ve Karadeniz’in Türk Gölü Hâline Gelmesi

Cenevizlilerden Kefe, Azak ve Menküb; Rumlardan Trabzon alındı. 1475’te Kırım fethedilerek Osmanlı’ya bağlandı. Bu adımlar Karadeniz’i bir Osmanlı iç denizi hâline getirdi.

Adalar ve Akdeniz Hâkimiyeti

Osmanlı, Ege ve Akdeniz’de Ceneviz ve Venedik’in elindeki adaları teker teker alarak deniz gücünü artırdı. Ancak Rodos, Saint Jean şövalyeleri tarafından savunulduğundan alınamadı. 1480’de Batı Roma üzerine başlatılan Otranto Seferi, Fatih’in ölümüyle yarım kaldı.

Fatih’in Reformları: Merkezîleşme ve Kurumsallaşma

Fatih, Kanunnâme-i Âl-i Osman ile padişah otoritesini güçlendirdi. İlk altın para bastırıldı, Topkapı Sarayı inşa edildi. Devlet kademelerinde liyakat esaslı bir sistem kuruldu. Enderun ve medrese sistemleri ile yönetici kadrolar yetiştirildi.

Fatih Sultan Mehmet, 3 Mayıs 1481’de Gebze’deki Hünkar Çayırı’nda vefat etti. Geride siyasi birliği büyük ölçüde sağlanmış, kültürel ve askerî olarak zirveye yürüyen bir devlet bıraktı.

Sultan II. Bayezid Dönemi (1481–1512)

Fatih Sultan Mehmed’in 1481’de vefatının ardından tahta çıkan II. Bayezid’in 31 yıllık saltanatı, Osmanlı için iç karışıklıkların gölgesinde geçti. Cem Sultan meselesiyle dış politikada zorluklar yaşanırken, Batı'da deniz zaferleri kazanıldı; doğuda ise Safevî tehdidi kendini hissettirmeye başladı.

Tahtın Gölgesinde Kardeş Kavgası: Cem Sultan Olayı

Fatih Sultan Mehmed’in ölümünden sonra başlayan taht mücadelesi, Osmanlı tarihinde diplomatik krizlere yol açan önemli gelişmelerden biriyle sonuçlandı. Karaman Sancakbeyi Şehzade Cem, ağabeyi II. Bayezid’e karşı ayaklandı. Başarısız olunca sırasıyla Memlükler’e, ardından Rodos Şövalyeleri’ne sığındı. Ancak burada da tutuldu, önce Fransa’ya, oradan da Vatikan’a götürüldü. Papa tarafından Avrupa sarayları arasında adeta koz olarak kullanılan Cem Sultan, 1495’te sürgün hayatı içinde vefat etti.

Cem Sultan’ın elden ele dolaştırılması, Osmanlı için bir iç mesele olmaktan çıkarak uluslararası bir krize dönüştü. Avrupa’da yeni bir Haçlı ümidi doğarken, Memlüklerle ilişkiler bozuldu, Balkan fetihleri yavaşladı, Karaman Beyliği yeniden sorun oldu ve İspanya’daki Müslümanlara yeterince yardım ulaştırılamadı.

II. Bayezid Döneminde Öne Çıkan Gelişmeler

Sultan II. Bayezid döneminde Karaman meselesi tamamen çözüme kavuştu. Boğdan ve Hersek’te Osmanlı hâkimiyeti pekiştirildi. İspanya'da Beni Ahmer Devleti'nin yıkılmasıyla Endülüs’te Müslümanlar ve Yahudiler büyük baskıya uğradı. Osmanlı, Hristiyan Engizisyonundan kaçan Yahudileri Rumeli’ye, Müslümanları ise Kuzey Afrika’ya taşıyarak önemli bir insani ve siyasî adım attı.

Osmanlı’nın İlk Büyük Deniz Zaferi: İnebahtı (1499)

Venedik’le yapılan deniz savaşında Osmanlı donanması büyük bir zafer elde etti. İnebahtı, Modon, Koron ve Navarin gibi önemli limanların alınmasıyla Mora’da kesin hâkimiyet sağlandı, Ege ve Akdeniz’de Osmanlı’nın önü açıldı. Bu, Osmanlı’nın ilk büyük deniz zaferi olarak tarih sayfalarına geçti.

Memlüklerle İlk Çatışma, Safevîlerle İlk Gerilim

II. Bayezid döneminde Memlüklerle ilk askerî çatışmalar yaşandı ancak kalıcı bir sonuç alınamadı. Çukurova bölgesi Memlüklere bırakıldı. Diğer yandan, yeni kurulan Safevî Devleti’nin Anadolu’daki Şii unsurları kışkırtması sonucu Şahkulu İsyanı patlak verdi. Bu isyan, Osmanlı-Safevî mücadelesinin fitilini ateşledi. II. Bayezid’in pasif tutumu tepki topladı. Oğlu Şehzade Selim, bu durumu fırsat bilerek isyan etti ve Yeniçerilerin de desteğini alarak 1512’de tahta geçti.


Osmanlı Uleması

Yavuz Sultan Selim Dönemi (1512-1520)

Osmanlı tahtına 1512 yılında geçen Yavuz Sultan Selim, İran ve Mısır seferleriyle devletin sınırlarını büyük ölçüde genişletti. Hedefi, İpek ve Baharat Yollarının önemli bir bölümünü kontrol altına alarak, Akdeniz’in tahıl deposu olan Mısır’ı Osmanlı topraklarına katmaktı.

Osmanlı-Safevi Mücadelesi ve Çaldıran Zaferi

Anadolu’da hakimiyet mücadelesi nedeniyle Safevilerle savaş kaçınılmaz oldu. 1514 yılında gerçekleşen Çaldıran Savaşı’nda Yavuz Sultan Selim, Safevi ordusunu yenilgiye uğratarak Tebriz’e girdi. Böylece Doğu Anadolu Osmanlı egemenliğine geçti, Anadolu’da Şiilik propagandasıyla yaratılan sorun kısa süreliğine çözülmüş oldu.

Anadolu’da Siyasi Birliğin Sağlanması

1515’te Turnadağ Savaşı ile Dulkadiroğulları Beyliği ortadan kaldırıldı. Ardından Ramazanoğulları da Osmanlı yönetimini tanıdı. Bu gelişmelerle Anadolu’daki siyasi birlik büyük oranda tamamlandı.

Memlüklerle Mücadele ve Mısır Seferi

Osmanlı-Memlük rekabeti, İslam dünyasında liderlik mücadelesine dönüştü. Memlükler, Hicaz su yollarının onarımı teklifini reddetti ve Osmanlı’nın bölgedeki etkinliğini sınırlamaya çalıştı. Yavuz Sultan Selim, Türk-İslam birliğini sağlamak ve Baharat Yolu üzerindeki hakimiyetini artırmak amacıyla 1516’da Mısır Seferi’ne çıktı.

Mercidabık ve Ridaniye Savaşlarıyla Memlükler’e Son

1516’daki Mercidabık Savaşı’nda Memlük ordusu yenildi, Suriye ve Filistin Osmanlı topraklarına katıldı. Ertesi yıl, 1517’deki Ridaniye Savaşı ile Memlük Devleti tamamen ortadan kaldırıldı. Sonuç olarak:

  • Suriye, Filistin, Hicaz ve Mısır Osmanlı yönetimine geçti.
  • Baharat Yolu Osmanlı denetimine alındı (ancak Coğrafi Keşifler bu yolun önemini azalttı).
  • Halifelik Osmanlılara geçti; Osmanlılar İslam dünyasının siyasi ve dini lideri oldu.
  • Mukaddes Emanetler İstanbul’a getirildi.
  • Mısır’ın zengin hazineleri ve ganimetler Osmanlı hazinesine katıldı.
  • Osmanlılar ilk kez Kızıldeniz’e ulaştı.

Yavuz Sultan Selim’in Vefatı

Büyük seferler sonrası Rumeli’ye dönüş yolunda, 21-22 Eylül 1520 gecesi şirpençe (şiddetli bir hastalık) nedeniyle henüz 50 yaşında hayata veda etti.

Kanuni Sultan Süleyman Dönemi (1520-1566)

Kanuni Sultan Süleyman, 1520 yılında tahta çıktıktan sonra Osmanlı tarihinde yükselişin zirvesini temsil eden bir dönemi başlattı. Saltanatının ilk yıllarında Anadolu ve Mısır’da çeşitli isyanlarla karşılaşsa da devletin gücü sayesinde bu olaylar kolaylıkla bastırıldı.

Anadolu’daki İsyanlar

Canberdi Gazali’nin Memlükler lehine Suriye’de başlattığı siyasi isyan, Ahmet Paşa’nın Mısır’da sadrazam olamaması nedeniyle çıkardığı şahsi isyan, Baba Zünnun’un artan vergilere karşı Anadolu’daki halkı kışkırtması ve Kalender Çelebi’nin tımarlarının elinden alınmasına tepki olarak Anadolu’da başlattığı isyanlar, Kanuni’nin güçlü yönetimiyle sonuçsuz kaldı.

Batı Seferleri ve Macaristan’ın Fethi

Avrupa’ya açılan kapı olan Macaristan’ın Osmanlı’ya vergi vermemesi üzerine Kanuni, ilk büyük Batı seferini düzenleyerek 1521’de Belgrad’ı fethetti. Ardından 1526’da yapılan Mohaç Meydan Savaşı’nda Macar ordusu ağır yenilgiye uğratıldı. Böylece Macaristan, Osmanlı himayesine girdi ve Budin başkent yapıldı. Bu durum Osmanlı-Avusturya mücadelesinin başlangıcını oluşturdu.

Avusturya’ya Karşı Viyana Kuşatması

1529 yılında Osmanlı ordusu, Avusturya’nın kalbi Viyana’yı kuşattı; ancak mevsim koşulları ve hazırlık eksikliği nedeniyle kuşatma başarısız oldu. 1533’te imzalanan İstanbul Antlaşmasıyla Avusturya, Osmanlı üstünlüğünü kabul etti ve yıllık vergi vermeyi taahhüt etti. Fakat daha sonra Avusturya antlaşmayı bozdu; böylece Macaristan üçe bölündü.

Osmanlı-Fransa İttifakı ve Kapitülasyonlar

Avrupa’da Hristiyan birlikteliğini engellemek ve Akdeniz ticaretini canlandırmak isteyen Osmanlı, Fransa’ya kapitülasyonlar vererek ticari ayrıcalıklar tanıdı. Fransız tüccarlar Osmanlı topraklarında serbest ticaret yapma hakkı kazandı.

Ege ve Akdeniz’de Osmanlı Hakimiyeti

Kanuni, Rodos’u alarak Ege’yi Türk denizi haline getirdi. Kuzey Afrika’da Cezayir, Barbaros Hayrettin Paşa’nın Osmanlı’ya katılmasıyla Osmanlı topraklarına katıldı. 1538’de Preveze Deniz Savaşı’nda haçlı donanması yenilgiye uğratılarak Akdeniz’de Osmanlı üstünlüğü kesinleşti. 1560’da Cerbe Deniz Zaferi ile Batı Akdeniz kontrolü güçlendirildi. 1565’te Malta Kuşatması denendi ancak başarılı olunamadı.

Doğu Seferleri ve İran ile Mücadele

Safevilerin Anadolu’da kışkırtıcı faaliyetlerine karşı 3 büyük sefer düzenlendi. 1555’te imzalanan Amasya Antlaşması ile Tebriz, Bağdat, Musul ve Basra Osmanlı topraklarına katıldı. Basra Körfezi’ne ulaşan Osmanlı, Hint Okyanusu ile bağlantı kurdu.

Hint Deniz Seferleri ve Deniz Egemenliği

Portekiz’in Hint Okyanusu’na yayılması üzerine, Osmanlı 1538-1553 arasında dört deniz seferi düzenledi. Bu seferler tam başarı getirmese de Yemen, Umman ve Sudan kıyıları Osmanlı kontrolüne geçti. Ancak Baharat Yolu ve Hint ticareti Portekiz egemenliğine girdi.

Kanuni Sultan Süleyman’ın Son Seferi ve Vefatı

1566 yılında Zigetvar Seferi sırasında Osmanlı ordusu önemli bir zafer kazandı. Ancak Kanuni, bu seferde hayatını kaybederek Osmanlı tarihine adını altın harflerle yazdırdı.

2. Selim Dönemi (1566-1574)

1566 yılında tahta geçen 2. Selim, babası Kanuni Sultan Süleyman’ın cenazesini Süleymaniye Camii bahçesine defneterek saltanatına başladı.

Doğu Seferleri ve Mimar Sinan’ın Başarıları

1568 yılında Yemen ve Taaz Osmanlı topraklarına katıldı. Bu dönemde Mimar Sinan, Edirne’de Selimiye Camii’nin inşasını tamamlayarak Osmanlı mimarisinde önemli bir eser kazandırdı.

Diplomasi ve Kapitülasyonlar

1569’da Osmanlı ile Avusturya arasında sekiz yıl sürecek barış antlaşması imzalandı. Aynı yıl Fransa ile de ikinci dönem kapitülasyonlar yapılarak ticari ilişkiler güçlendirildi.

Denizlerde Genişleme ve Kanallar

1569 yılında denizlerde Sumatra’ya kadar seferler düzenlenirken, Sokullu Mehmet Paşa tarafından Don-Volga Kanalı açma projesi başlatıldı; ancak Rus ve İran saldırıları nedeniyle proje tamamlanamadı.

Kıbrıs’ın Fethi ve Deniz Savaşları

1570 yılında Lala Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı donanması, Venediklilerden Kıbrıs’ı alarak Doğu Akdeniz’de Osmanlı güvenliğini sağladı. Ancak 1571’de dönüş yolunda Haçlı donanmasıyla karşılaşan Osmanlı gemileri ağır bir yenilgi aldı. Uluç Ali Paşa’nın sağlam gemileriyle İstanbul’a dönen donanma, ertesi yıl yenilenerek Akdeniz hakimiyetini yeniden pekiştirdi.

Tunus Seferi ve Barış Antlaşması

1574 yılında Tunus üzerine düzenlenen seferle Kuzey Afrika’daki Osmanlı hakimiyeti güçlendirildi. Aynı yıl Avusturya ile barış antlaşması yenilendi.

Saltanatın Sonu

Selim, 15 Aralık 1574’te İstanbul’da vefat etti; dönemi Osmanlı’nın hem askeri hem de diplomatik açıdan istikrar sağladığı bir süreç olarak kayda geçti.

3. Murat Dönemi (1574-1595)

Murat, Osmanlı’nın “Yükselme Dönemi”nin son padişahı ve 1579’da Sokullu Mehmet Paşa’nın ölümüyle başlayan “Duraklama Dönemi”nin ilk hükümdarıdır.

Osmanlı-İran Savaşları ve Ferhat Paşa Antlaşması

1578-1590 yılları arasında süren Osmanlı-İran savaşlarında, özellikle Çıldır Meydan ve Meşaleler savaşlarında Lala Mustafa Paşa ile Özdemiroğlu Osman Paşa önemli zaferler kazandı. Sonunda İran, 21 Mart 1590’da Ferhat Paşa Antlaşması’nı kabul etmek zorunda kaldı. Bu antlaşmayla;

Azerbaycan, Tebriz, Dağıstan, Karabağ, Gürcistan ve Şirvan Osmanlı topraklarına katıldı.

İran, mezhep hürriyetine saygı göstereceğini taahhüt etti.

Osmanlı Devleti doğuda Hazar Denizi’ne kadar genişleyerek en geniş sınırlarına ulaştı.

Vadi’üs-Seyl Savaşı ve Fas’ın Osmanlı Hakimiyeti

1576 yılında Portekizlilerle yapılan Vadi’üs-Seyl Savaşı kazanıldı. Portekiz ordusu büyük kayıplar verdi, kralı öldü ve Portekiz İspanya’nın himayesine girdi. Böylece Fas, Osmanlı egemenliğine girdi.

Öne Çıkan Diğer Gelişmeler

  • 1575’te Lehistan (bugünkü Polonya) Osmanlı etkisine girdi.
  • 1580’de İngiltere’ye kapitülasyonlar verildi.
  • 1593’te Osmanlı-Avusturya savaşı başladı.
  • 1579’da Sokullu Mehmet Paşa suikast sonucu şehit oldu.
  • İstanbul’da nüfus sayımı yapıldı.
  • Para biriminde değer kaybı yaşanarak devalüasyon yapıldı.
  • Takiyuddin Mehmet tarafından Osmanlı’nın ilk rasathanesi kuruldu.

3. Murat, 1595 yılında felç geçirdikten sonra vefat etti ve Ayasofya Camii bahçesine defnedildi.

Osmanlı Devleti Haritası

3. Mehmet Dönemi (1595-1603)

Mehmet, Osmanlı tarihinde sancaktan gelip tahta çıkan son şehzade olma özelliğine sahiptir. Kanuni Sultan Süleyman’dan yaklaşık 30 yıl sonra bizzat sefere çıkan ilk padişahtır.

Avusturya’ya Karşı Başarılar

Osmanlı’nın zayıfladığı bu dönemde Avusturya karşı saldırıya geçerek Estergon ve çevresini ele geçirdi. 3. Mehmet, ordusunun başında sefere çıkarak;

  • Eğri Kalesi’ni aldı.
  • 1596’daki Haçova Meydan Savaşı’nda Avusturya ordusunu mağlup etti.
  • 1600 yılında Kanije Kalesi’ni geri aldı.

Alman İmparatoru Ferdinand, Kanije Kalesi’ni büyük orduyla kuşattıysa da, Tiryaki Hasan Paşa’nın başarılı savunması ve ani taarruzlarıyla başarısız oldu. Ardından Belgrat, Estergon ve Uyvar kaleleri Osmanlı topraklarına katıldı.

Osmanlı-İran Mücadelesi

Bu dönemde İranlılar, Osmanlıların Avusturya ile uğraşmasından faydalanarak Tebriz ve Erivan’ı ele geçirdi.

Dönemin Sonu

3. Mehmet, savaşların devam ettiği sırada vefat etti ve yerine 1. Ahmet geçti.

OSMANLI DEVLETİ’NİN DURAKLAMA DÖNEMİ (1606-1699)

Osmanlı’nın duraklama dönemi, 1606 Zitvatoruk Antlaşması ile başlayıp 1699 Karlofça Antlaşması ile sona erer. Bu dönemde iç ve dış sorunlar artmış, devletin askeri ve siyasi gücünde gerilemeler yaşanmıştır.

1. Ahmet Dönemi (1603-1617)

Avusturya ile İlişkiler ve Zitvatoruk Antlaşması

Sultan 1. Ahmet’in döneminde Avusturya ile devam eden savaşlar, 1606 yılında Zitvatoruk Antlaşması ile sona erdi. Antlaşmaya göre:

  • Eğri, Kanije ve Estergon kaleleri Osmanlı’da kaldı.
  • Avusturya yıllık vergi ödemekten vazgeçti.
  • Avusturya kralı, protokolde Osmanlı padişahıyla eşit sayıldı.

Bu antlaşma ile Kanuni döneminden beri süren Osmanlı üstünlüğü Avusturya karşısında sona erdi.

İran ile Nasuh Paşa Antlaşması (1612)

Ferhat Paşa Antlaşması’yla alınan Azerbaycan, Gürcistan ve Dağıstan İran’a geri verildi. Karşılığında İran, Osmanlı’ya her yıl 200 deve yükü ipek göndermeyi kabul etti.

Celali İsyanlarının Başlangıcı

Ekonomideki bozulma, tımar sistemindeki adaletsizlik, savaşların ağır yükü ve maaş alamayan askerlerin baskıları nedeniyle Anadolu’da ilk ciddi Celali isyanları çıktı.

Ekber ve Erşed Kanunu ile Saltanat Sistemi Değişti

1. Ahmet’in oğlu Sultan 3. Ahmet, Osmanlı hanedanında en yaşlı ve olgun olanın padişah olmasını sağlayan Ekber ve Erşed Kanunu’nu çıkardı. Şehzadelerin sancaklara gönderilmesi uygulaması kaldırılarak “kafes sistemi” başlatıldı.

2. Osman (Genç Osman) Dönemi (1618-1622)

14 yaşında tahta çıkan 2. Osman, genç yaşına rağmen devlet işlerinde yenilik yapma kararlılığıyla dikkat çekti.

Saray Dışından İlk Evlilik ve İlmiye Sınıfı Düzenlemesi

Saraydaki kadın saltanatını kırmak amacıyla saray dışından evlendi. Şeyhülislam’ın “Fetva vermek” dışındaki yetkilerini kaldırarak ilmiye sınıfının devlet işlerine müdahalesini engellemeye çalıştı.

Serav Antlaşması ile Osmanlı-İran Savaşı Sonlandı

Ahmet dönemindeki Nasuh Paşa Antlaşması esas alınarak Serav Antlaşması imzalandı ve savaş sona erdi.

Hotin Seferi ve Antlaşması

Lehistan’ın Kırım ve Boğdan içişlerine müdahalesi üzerine Hotin Seferi düzenlendi. 1621’de imzalanan Hotin Antlaşması ile:

  • Kırım, Lehistan’a saldırmayacak.
  • Lehistan, Kırım’a yıllık 40 bin altın vergi ödeyecek.
  • Hotin kalesi, Osmanlı himayesindeki Boğdan’a geri verildi.

Kapıkulu Ocaklarında Yozlaşmaya Müdahale

Yaptırdığı asker sayımıyla ocaklardaki kayıt usulsüzlüklerini ortaya çıkardı. Yeniçeri Ocağı’nı kaldırıp Anadolu’dan yeni askerler getirmek istedi.

Tahttan İndirilişi ve Ölümü

Kösem Sultan’ın oğlu Şehzade Mehmet’in ölüm emrini vermesi, Şeyhülislam’ın yetkilerinin azaltılması ve Yeniçeri Ocağı’nı kaldırma planları, Yeniçerilerin isyanını tetikledi. 1622’de tahttan indirildi, Yedikule Zindanları’nda işkence görerek hayatını kaybetti.

4. Murat Dönemi (1623-1639)

Genç Osman’ın ardından tahta geçen 4. Murat, küçük yaşta olması nedeniyle ilk yıllar annesi Kösem Sultan’ın “Saltanat Naibesi” olarak etkili yönetimiyle başladı. Bu dönemde devlet yönetiminde rüşvet ve iltimas yaygınlaşırken, Yeniçeri ocağında disiplinsizlik arttı ve devletin itibarı zedelendi.

4. Murat’ın İktidarı Ele Alması ve Reformları

Belirli bir yaşa geldiğinde yönetimi devralan 4. Murat, annesini etkisizleştirip sadrazamı öldürttü. Devletin kötü durumunu fark eden padişah, baskı ve şiddetle Yeniçerileri kontrol altına aldı, Celali isyanlarını bastırdı.

İçki, tütün ve gece sokağa çıkma yasaklandı; böylece şehirde huzursuzluklar önlendi. Saray giderleri kısıldı, para değeri artırılarak ekonomi düzeltilmeye çalışıldı.

Koçi Bey Raporu

Murat, devletin sorunlarını tespit etmek ve çözüm yolları bulmak için Koçi Bey gibi devlet ve bilim adamlarına rapor hazırlattı. Bu raporlar, Osmanlı’nın sorunlarının kapsamlı bir değerlendirmesini sundu.

Bağdat ve Revan Seferleri ile Kasr-ı Şirin Antlaşması

İran’ın saldırılarına karşı 4. Murat, Bağdat ve Revan seferlerine çıktı. 1639’da imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması ile Zağros Dağları sınır kabul edildi. Bağdat Osmanlı’da, Revan Safevilerde kaldı. Bu antlaşma, günümüz İran sınırlarının temelini oluşturdu.

Vefatı

Henüz 28 yaşında, 17 yıllık hükümdarlık döneminin ardından 4. Murat vefat etti.

1. İbrahim Dönemi (1640-1648)

Sultan 1. İbrahim, 1639 yılında 25 yaşında tahta geçti. Şehzadeliğinde öldürüleceği korkusuyla sinirleri oldukça bozuk olan padişah, zamanla devlet işlerine doğrudan ilgi göstermeye başladı.

Cömertlik ve Sosyal Politikalar

İbrahim Han, cömertliği ve lütufkârlığıyla tanındı. Fakirler ve kimsesizlere yardım etmeyi sever, çıkardığı fermanlarla açlık ve kıtlığın önüne geçmeye çalıştı. Saltanatı boyunca annesi Kösem Sultan’ın etkisi altında kaldı.

Kemankeş Kara Mustafa Paşa’nın Başarılı Yönetimi

Sadrazam Kemankeş Kara Mustafa Paşa, Safeviler ile Kasr-ı Şirin Antlaşması’nı imzaladıktan sonra mali alanda da önemli düzenlemelere imza attı. Ocaklı asker sayısını düşürüp maaşların düzenli ödenmesini sağlayarak devlet bütçesinin dengeye gelmesine katkıda bulundu. Ayrıca donanmanın güçlendirilmesi için her yıl kadırgaların yapılması ve donatılması sağlandı.

Saltanatının Sonu

Yaklaşık 8 yıl 9 ay süren saltanatı, 1648 yılında boğularak son buldu.

4. Mehmet Dönemi (1648-1687)

“Avcı Mehmet” olarak anılan 4. Mehmet, 39 yıllık saltanatıyla Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra en uzun süre hüküm süren Osmanlı padişahıdır. Saltanatının ilk yılları siyasi karışıklıklarla geçti; devlet yönetiminde annesi Turhan Sultan ve babaannesi Kösem Sultan arasında büyük bir rekabet yaşandı. 1651’de Kösem Sultan, Turhan Sultan’ın adamları tarafından öldürüldü.

Mali Islahatlar ve Vaka-i Vakvakiye

1652’de mali durumu düzeltmek amacıyla Tarhuncu Ahmet Paşa sadrazamlığa getirildi. Giderleri kısarak devlet gelirlerini artırdı ancak siyasi rakipleri tarafından görevden düşürülüp öldürüldü. Ardından gelen sadrazamlar devleti daha da zora soktu. Bu durum asker maaşlarının gecikmesine ve para değerinin düşmesine yol açtı. Bunun üzerine çıkan İstanbul ayaklanmasında, isyancılar tarafından 30 devlet adamı öldürülüp cesetleri Sultanahmet Meydanı’nda bir çınar ağacına asıldı. Bu olay “Vaka-i Vakvakiye” olarak tarihe geçti.

Savaşlar ve Köprülü Mehmet Paşa Dönemi

1656’da Venedik donanması Çanakkale Boğazı önlerinde Osmanlı’yı ağır bir yenilgiye uğrattı; Bozcaada ve Limni adaları Venediklilerin eline geçti. İstanbul’da paniğe yol açan bu durum üzerine Turhan Sultan, Köprülü Mehmet Paşa’yı sadrazamlığa getirdi. Köprülü Mehmet Paşa’nın liderliğinde devletin güvenliği sağlandı, Venedikliler yenilgiye uğratıldı ve kaybedilen topraklar geri alındı.

Fazıl Ahmet Paşa’nın sadrazamlığı döneminde Avusturya’dan Uyvar kalesi alındı, Venediklilerden Girit’teki Kandiye Kalesi fethedildi ve 24 yıl süren Girit Savaşı sona erdirildi. 4. Mehmet, 1672’de Lehistan ile Bucaş Antlaşması’nı imzaladı; ancak Lehistan’ın ihlalleri üzerine 1676’da yeniden savaş çıktı.

Diplomasi ve Son Savaşlar

1678’de Ruslarla 20 yıl süreli saldırmazlık antlaşması yapıldı. İngiltere ile de 1675’te kapitülasyonları yeniden düzenleyen bir antlaşma imzalandı.

İkinci Viyana Kuşatması ve Tahttan İndirilme

1683’te sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa liderliğinde gerçekleşen ikinci Viyana kuşatması başarısızlıkla sonuçlandı. Osmanlı ordusu iki ateş arasında kalıp ağır kayıplar vererek geri çekildi. Kara Mustafa Paşa idam edildi. Bu yenilgi ve devamındaki toprak kayıpları, ordu içinde büyük güvensizlik yarattı. 8 Kasım 1687’de ordu tarafından 4. Mehmet tahttan indirildi. Kardeşi 2. Süleyman tahta geçti. 4. Mehmet Edirne’de hapis hayatı sürdürdü ve 1693’te vefat etti.

2. SÜLEYMAN DÖNEMİ (1687-1691)

2. Süleyman padişah olduğu sırada askeri zorbaların ortalığı karıştırması üzerine onlarla mücadeleye girişti ve kısmen de olsa asayişi sağladı. Sultan 2. Süleyman kendi iç meseleleriyle uğraşırken, Venedik ve Lehistan'da da karışıklık yaşanıyordu. Ancak o an için asayişi sağlamış olan Avusturya, Osmanlı'nın içinde bulunduğu kaos ortamından yararlanmasını bildi.

Tuna'yı geçen Avusturya kuvvetleri Eğri (14 Kasım 1687) İstoni ve Belgrad kalelerini (6 Eylül 1688) ele geçirdiler. Belgrad'ın düşmesi, Avrupalılara Balkanların yolunu açtı. Bosna, Erdel ve Eflak Avusturyalılar tarafından işgal edildi. Bu ilerleyiş karşısında toparlanan Osmanlı kuvvetleri karşı saldırıyı başlattılar.

30 Ekim 1688'de Çelebi İbrahim Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri Eğriboz zaferini kazandılar. 1989 yılı yazında Sultan Süleyman Han, Avusturya seferine çıktı. Sadrazam Köprülü Fazıl Mustafa Paşa komutasındaki yenilenmiş Osmanlı kuvvetleri, 8 Temmuz 1690'da Gladova ve Orsova'yı geri aldılar.

Kanije 11 Temmuz 1690'da düşman eline geçtiyse de, Osmanlı kuvvetleri 8 Ekim 1690'da Belgrad'ı geri almayı başardılar. Böylece Tuna Hattı yeniden kurulmuş oldu. Sultan 2. Süleyman, 4 yıl gibi kısa bir süre padişahlık yaptı. Bunun son iki yılını yatak hastası olarak geçirdi. Gün geçtikçe zayıflıyordu. 22 Haziran 1691'de Edirne'de vefat etti.

2. Ahmet Dönemi (1691-1695)

Ahmet, 3 yıl 7 ay 14 gün süren saltanatı boyunca Osmanlı tahtında bulundu. 1695 yılında Edirne’de yakalandığı siroz hastalığı nedeniyle vefat etti. Cenazesi İstanbul’a getirilerek Kanuni Sultan Süleyman Türbesi’ne defnedildi.

Döneminde Avusturyalılar önemli saldırılar gerçekleştirdi. Varat ve Lipva kalelerini işgal ettiler, Boğdan ve Erdel’e saldırarak Yanova’yı ele geçirdiler ve Belgrad’ı kuşattılar. Ayrıca Sakız Adası da işgal edildi. Ancak Koyun Adaları’nda kazanılan zafer sonrası Sakız Adası yeniden Osmanlı kontrolüne geçti.

OSMANLI DEVLETİ’NİN GERİLEME DÖNEMİ (1699-1792)

Osmanlı Devleti’nin gerileme dönemi, 1699 Karlofça Antlaşması ile başlayıp 1792 Yaş Antlaşması’na kadar devam etti. Bu dönemde devlet, iç ve dış sorunlarla mücadele etti.

2. Mustafa Dönemi (1695-1703):

2. Mustafa, Osmanlı padişahları arasında sefere çıkan son hükümdardır. Döneminde Avusturya ile savaşlar devam etmiş ve 1697’deki Zenta Savaşı’nda ağır bir yenilgi alınmıştır.

1699 yılında Osmanlı, Kutsal İttifak devletleriyle Karlofça Antlaşması’nı imzalamış; bu antlaşma Osmanlı’nın büyük toprak kayıplarını kabul ettiği ilk önemli belge olmuştur. Ayrıca, Rusya ile de İstanbul Antlaşması yapılmıştır.

Döneminde Edirne Olayı yaşanmış, 2. Mustafa 1703 yılında Edirne’de vefat etmiştir.

3. Ahmet Dönemi (1703-1730)

Sultan 3. Ahmet, 1703 yılında tahta çıktı ve Osmanlı tarihinde “Lale Devri” olarak anılan dönemi başlattı.

1711’de Rusya ile yapılan Prut Savaşı’nı kazanan Osmanlılar, Rusların Karlofça’da kazandığı toprakları geri aldı. Venediklilere karşı yapılan savaşta ise Mora bölgesi tekrar Osmanlı topraklarına katıldı. Ancak Avusturya ile yapılan Petrovaradin Savaşı’nda Osmanlı ordusu mağlup oldu.

1718’de Avusturya ile Pasarofça Antlaşması imzalanarak Lale Devri başladı. Bu barış dönemi 1730’daki Patrona Halil İsyanı’na kadar sürdü.

1723 yılında Osmanlı-İran Savaşları çıktı; ancak Safevîler karşısında alınan yenilgiler sonrası Hemedan Barışı imzalandı.

27 yıl boyunca tahtta kalan 3. Ahmet, Patrona Halil İsyanı sonucunda 1 Ekim 1730’da padişahlıktan çekildi.

1. Mahmut Dönemi (1730-1754)

Sultan 1. Mahmut, Patrona Halil İsyanı sonrası tahta çıktı. İsyancıların taleplerini karşılamak zorunda kaldıysa da, aynı yıl Patrona Halil ve yandaşları yakalanıp öldürüldü.

Bu dönemde Osmanlı, İran’a karşı iki koldan savaş yürüttü. 1731’de Kirmanşah ve Tebriz ele geçirildi, ancak İran’da güçlenen Nadir Şah, 1735’te Osmanlıları Arpaçay’da yenilgiye uğrattı.

Doğudaki mücadeleyi fırsat bilen Avusturya ve Rusya da saldırıya geçti. 1737’de başlayan savaşlarda Osmanlı ordusu zorluklar yaşadıysa da, Muhsinzade Abdullah Paşa ve Hekimoğlu Ali Paşa önemli başarılar elde etti. 1739’da imzalanan Belgrad Antlaşması ile kaybedilen topraklar geri alındı, Ruslar ise Azak Denizi’nde donanma bulunduramayacaktı.

1740 yılında Fransa’ya kapitülasyonlar sürekli hale getirildi. 1. Mahmut, İran ile Kasr-ı Şirin Antlaşması’nı yenileyerek barışı sağladı.

Zor zamanlarda devletin huzurunu koruyan Sultan 1. Mahmut, 13 Aralık 1754’te vefat etti.

3. Osman Dönemi (1754-1757)

Sultan 3. Osman, 11 Ocak 1755’te şiddetli soğuklar nedeniyle Haliç’in donduğu İstanbul’da halkın arasında kıyafet değiştirerek dolaşmasıyla tanındı. 27-28 Eylül 1755’te ise 36 saat süren büyük yangında İstanbul’un üçte ikisi yanarak zarar gördü.

Yaklaşık 3 yıl süren saltanatında 7 veziriazam değişti. İç ve dış politikada barış ve huzur dönemi yaşandı.


Osmanlı Devlet Arması

3. Mustafa Dönemi (1757-1774)

Sultan 3. Mustafa, orduda yenileşmeyi hedefleyerek askerlerin eğitimine önem verdi; tüfeklere süngü taktırdı, yeni tophane kurdurdu, bahriye, istihkam ve topçu okulları açtı. Modern eğitim için Macar asıllı Fransız Baron de Tott’tan yararlandı. 1761’de Osmanlı-Prusya ticaret anlaşması imzalandı.

1768’de Lehistan’ı korumak için Rusya’ya savaş açıldı. 1769’da Sadrazam Yağlıkçızade Mehmed Emin Paşa Hotin zaferlerini kazandı.

Ancak 1770 Çeşme Faciası’nda donanma yakıldı; aynı yıl Kartal Savaşı’nda ordu bozguna uğradı. 1771’de Kırım Ruslara geçti, Fatih Camii yenilendi.

1773’te Mısır’da sultanlık ilan eden asi Cin Ali Bey yenilgiye uğradı. Ruslar 1773’te Rusçuk ve Silistre’de Osmanlı ordusuna ağır yenilgi tattırdı. Lehistan ise Rusya, Avusturya ve Prusya arasında paylaşıldı.

1773’te Mühendishane-i Bahri-i Hümayun açılarak deniz subayı yetiştirmeye başlandı.

Sultan 3. Mustafa, 21 Ocak 1774’te 57 yaşında vefat etti.

1. Abdülhamit Dönemi (1774-1789)

Tahta Çıkışı ve Dönem Başlangıcı

1. Abdülhamit, 21 Ocak 1774’te 49 yaşında tahta çıktı.

Aynı yıl, 21 Temmuz’da Osmanlı ile Rusya arasında Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı.

Önemli Gelişmeler ve Savaşlar

  • 1775’te Devlet Giray Kırım Hanı seçildi.
  • İspanyol donanması Cezayir’e saldırdı ancak yenildi.
  • 1776’da İran’a savaş ilan edildi.
  • Mısır’daki asi Zahir Ömer, 1776’da Cezayirli Hasan Paşa tarafından yenildi ve öldürüldü.
  • Leventlerin ocakları kapatıldı (1776), yolsuzluk ve eşkıyalık önlenmeye çalışıldı.
  • 1777’de İran ordusuna karşı Sine zaferi kazanıldı.
  • Kırım Hanı Şahin Giray, Rusya’nın desteğiyle hanlığını ilan etti ve Rusya Kırım’a asker soktu; bu durum Osmanlı-Rus ilişkilerini gerdi.

Diplomasi ve Antlaşmalar

  • Polonya’nın bölünmesi sonucu kaçan Polonyalılar Osmanlı topraklarına sığındı, Osmanlılar bunu protesto etti (1778).
  • 1779’da Osmanlı-Rusya arasında Aynalıkavak Tenkihnamesi imzalandı.
  • 1780’de Rusya ve Avusturya arasında Osmanlı topraklarının paylaşılması için anlaşma sağlandı.
  • 1782’de Osmanlı-İspanyol antlaşması imzalandı.

Kırım’ın İlhakı ve Rus Yayılması

  • 1783’te Rusya, Kırım’ı işgal edip ilhak etti, Osmanlı adına hutbe okunması kaldırıldı.
  • Gürcistan’da Tiflis Hanlığı Rus himayesine girdi.
  • Osmanlı, Kırım’ın Rus işgalini resmi olarak kabul etti (1784).
  • Kaptan-ı Derya Cezayirli Hasan Paşa, Kasımpaşa’da Kalyoncular Kışlası’nı yaptırdı (1784).
  • Şahin Giray, Rusların muvafakatiyle Türkiye’ye iltica etti ancak sürgüne gönderilip idam edildi (1786).

Savaşlar ve Son Dönem Olayları

  • 1787’de Osmanlı Rusya’ya, müttefiki Avusturya da Osmanlılara savaş ilan etti.
  • Özi Muhafızı İsmail Paşa’nın 6 bin kişilik kuvveti Rus pususuna düşürüldü ve yok edildi.
  • İsveç Rusya’ya savaş açtı (1788).
  • Akpalanka ve Muhadiye savaşları gerçekleşti.
  • Avusturya’ya karşı Şebeş zaferi kazanıldı (1788).
  • Yaş ve Hotin kaleleri Rusların eline geçti.
  • Osmanlı donanması Özi Kalesi önünde yakıldı; kale Ruslarca ele geçirildi (1788).

Bu yenilgiler üzerine 1. Abdülhamit üzüntüden felç geçirip, 7 Nisan 1789’da 65 yaşında vefat etti.

OSMANLI DEVLETİ’NİN DAĞILMA DÖNEMİ (1792-1922)

Osmanlı Devleti’nin dağılma dönemi, 1792 yılında imzalanan Yaş Antlaşması ile başlayıp, 1922 yılında saltanatın kaldırılmasıyla sona ermiştir.

3. Selim Dönemi (1789-1807)

Tahta Çıkışı

3. Selim, 1. Abdülhamit’in ölümünden sonra, 7 Nisan 1789’da tahta çıktı.

Savaşlar ve Diplomasi

  • 11 Temmuz 1789’da Rusya’ya karşı Osmanlı-İsveç ittifakı kuruldu.
  • 1 Ağustos 1789’da Fokşan Savaşı’nda Osmanlı ordusu Rus ve Avusturya ordularına yenildi.
  • 22 Eylül 1789’da geri çekilen Osmanlı ordusu Tuna Nehri kollarından Buza Çayını geçerken büyük kayıplar verdi.
  • 31 Ocak 1790’da Osmanlı ile Prusya arasında ittifak antlaşması imzalandı.
  • 8 Haziran 1790’da Yergöğü Savaşı kazanıldı.
  • 4 Ağustos 1791’de Avusturya ile Ziştovi Antlaşması imzalandı.
  • 10 Ocak 1792’de Rusya ile Yaş Antlaşması imzalandı.

İç Gelişmeler ve Reformlar

  • 1790’da Mühendishane Matbaası kuruldu.
  • 24 Şubat 1793’te Nizam-ı Cedit Ocağı kuruldu; yeni ordu için giderleri karşılamak üzere İrad-ı Cedit hazinesi oluşturuldu.
  • 1793’te Rasih Paşa Petersburg’a, Agâh Efendi Londra’ya elçi olarak gönderildi.
  • 1793’te Arabistan’da Vehhabi isyanı çıktı.
  • 1797’de Kaptan-ı Derya Küçük Hüseyin Paşa, Pazvantoğlu İsyanını bastırdı.
  • 18 Eylül 1797’de Rusçuk Barışı imzalandı.

Napolyon Mısır Seferi ve Sonrası

  • 2 Temmuz 1798’de Napolyon Bonapart İskenderiye’yi işgal etti.
  • 13 Temmuz 1798’de Rahmaniye Savaşı, 21 Temmuz’da Ehramlar Savaşı gerçekleşti.
  • 23 Temmuz 1798’de Napolyon Kahire’ye girdi.
  • 1 Ağustos 1798’de Ebukır Savaşı yapıldı ve Osmanlı kuvvetleri yenildi.
  • 2 Eylül 1798’de Fransa’ya savaş ilan edildi.
  • 16 Mayıs 1799’da Napolyon Akkâ’da yenildi.
  • 25 Temmuz 1799’da Osmanlı Ebukır Savaşı’nda yenildi.
  • 22 Ağustos 1799’da Napolyon Mısır’dan Fransa’ya kaçtı.
  • 1800’de Heliyopolis Savaşı yapıldı.
  • 27 Haziran 1801’de El-Ariş Antlaşması imzalandı.
  • 25 Haziran 1802’de Osmanlı-Fransız dostluk antlaşması yapıldı.

İç İsyanlar ve Yönetim Değişiklikleri

  • 1803’te Vehhabiler Taif’i kuşattı.
  • 1804’te Osmanlı’da Rus kışkırtmasıyla Sırplar ilk defa bağımsızlık için isyan etti (Kara Yorgi liderliğinde).
  • 8 Temmuz 1805’te Kavalalı Mehmet Ali Paşa Mısır valisi olarak atandı.
  • 22 Aralık 1806’da Rusya’ya savaş ilan edildi.
  • 20 Mart 1807’de İngilizler İskenderiye’yi ele geçirdi.
  • 29 Mayıs 1807’de İstanbul’da Kabakçı Mustafa isyanı çıktı ve 3. Selim tahttan indirildi.

4. Mustafa Dönemi (1807 – 1808)

4. Mustafa, 1807 yılında tahta çıktı.

4. Mustafa Dönemi Olayları

  • 4. Mustafa ile Yeniçeri Ocağı arasında anlaşma yapıldı (3 Mayıs 1807).
  • Rusya ile Slobozia Barışı imzalandı (25 Ağustos 1807).
  • İngilizler, İskenderiye’deki kuvvetlerini geri çekti (14 Eylül 1807).
  • Alemdar Mustafa Paşa, Babıâli’yi bastı; 3. Selim şehit edildi ve 4. Mustafa tahttan indirildi (28 Temmuz 1808).

2. Mahmut Dönemi (1808–1839)

3. Selim’in katli sırasında ölümden dönmüş olarak başlayan saltanatı, darbeler ve karşı darbelerle aynı yoğunlukta devam etti. Yeniçeri isyanları, merkezi idareyi zaafa uğratan zorba yöneticiler ve âyanların kontrolü, Sırp ve Yunan milliyetçi ayaklanmaları, İran ve Rus savaşları ile özellikle Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa’nın isyanı, dönemin önemli gelişmeleri arasındadır.

Sened-i İttifak (1808)

Sultan 2. Mahmut, Alemdar Mustafa Paşa’nın çalışmalarıyla 1808 yılında Rumeli ve Anadolu’daki ayanlarla Sened-i İttifak’ı imzaladı. Böylece Osmanlı tarihinde ilk kez padişah, kendi dışında başka bir gücün varlığını kabul etti. Ayrıca padişahın yetkileri bu ittifakla kısıtlandı.

Osmanlı-Rus Savaşı (1806-1812)

Rusların Sırp isyanını desteklemesi, Balkan milletlerini kışkırtması ve Rusya’nın Eflak-Boğdan’ı işgal etmesi üzerine savaş çıktı. 1812 yılında Bükreş Antlaşması imzalandı:

  • Tuna Nehri iki devlet arasında sınır kabul edildi.
  • Ruslar, Besarabya hariç işgal ettikleri yerleri Osmanlı’ya geri verdi.
  • Sırplara bazı haklar verildi.

Yunan İsyanı (1821)

Etniki Eterya Cemiyeti’nin çalışmaları, Rusya ve Avrupa devletlerinin kışkırtmaları ile milliyetçilik fikrinin etkisiyle 1821’de Mora’da Yunan isyanı başladı. Osmanlı hükümeti, Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa’dan yardım istedi. Mehmet Ali Paşa karşılığında Mora ve Girit valiliklerini istedi. Osmanlı ve Mısır donanması isyanı bastırdı. Ancak İngiltere, Fransa, Rusya ve Avusturya Osmanlı’ya ültimatom vererek Yunanistan’a bağımsızlık verilmesini istedi. Red cevabı alınca 1827’de Navarin’de Osmanlı ve Mısır donanması yakıldı. Rusya Osmanlı’ya savaş ilan etti.

Osmanlı-Rus Savaşı (1828-1829)

  • Osmanlı, Navarin’de yakılan donanmanın zararını talep etti.
  • Yunan ve azınlıklarla ilgili Avrupa devletlerinin istekleri Osmanlı tarafından reddedildi.
  • Ruslar, Erzurum’a doğudan, Edirne’ye batıdan ilerledi.
  • Osmanlı barış istedi ve 1829’da Edirne Antlaşması imzalandı. Antlaşma maddeleri:
  • Eflak, Boğdan ve Sırbistan’a özerklik verildi.
  • Yunanistan bağımsız oldu.
  • Rus ticaret gemileri Boğazlardan geçebilecekti.
  • Prut Nehri sınır olarak kabul edildi.
  • Osmanlı savaş tazminatı ödeyecekti.

Cezayir’in İşgali (1830)

Yunan isyanı ve Rus savaşı ile uğraşan Osmanlı’yı fırsat bilen Fransa, 1830’da Cezayir’i işgal etti.

Kavalalı Mehmet Ali Paşa İsyanı (1831–1841)

  • Mehmet Ali Paşa, Yunan isyanını bastırmada Osmanlı’ya yardım etmişti ancak vaat edilen topraklar verilmediği için isyan etti.
  • Osmanlı ordusu Kütahya’ya kadar ilerleyen Mısır ordusuyla mücadele etmek için Rusya’dan yardım istedi.
  • 8 Temmuz 1833’te Hünkar İskelesi Antlaşması imzalandı; Rus donanması İstanbul’a demirledi.
  • İngiltere ve Fransa’nın araya girmesiyle 14 Mayıs 1833’te Kütahya Antlaşması imzalandı. Buna göre:
  • Mısır, Suriye ve Girit valilikleri Mehmet Ali Paşa’ya verildi.
  • Cidde ve Adana valilikleri oğlu İbrahim Paşa’ya bırakıldı.

Hünkar İskelesi Antlaşması (8 Temmuz 1833)

  • Osmanlı saldırıya uğrarsa, Ruslar asker ve donanma gönderecekti (masrafları Osmanlı ödeyecekti).
  • Rusya saldırıya uğrarsa, Osmanlı Boğazları kapatacaktı.
  • Antlaşma 8 yıl geçerli oldu.
  • Rusya Karadeniz’de güvenliğini sağlamış oldu.
  • Boğazlar meselesi ortaya çıktı.

Osmanlı’nın Boğazlar üzerindeki egemenlik haklarını tek başına kullandığı son antlaşmadır.

Baltalimanı Antlaşması (1838)

Osmanlı, Mısır ve Boğazlar meselesinde İngiltere’nin desteğini almak için bu antlaşmayı imzaladı. Antlaşma ile İngiltere’ye geniş ekonomik haklar verildi, Osmanlı’da tekel sistemi ve iç gümrük kaldırıldı. Bu durum Osmanlı ekonomisinin çöküşünü hızlandırdı.

1839 Yılı Gelişmeleri

  • Mehmet Ali Paşa bağımsızlığını ilan etti.
  • Osmanlı ordusu Mısır üzerine yürüdü, ancak Nizip’te yenildi.
  • Nizip yenilgisi haberini almadan 2. Mahmut vefat etti. Yerine Abdülmecit tahta çıktı.

2. Mahmut Döneminde Yapılan Islahatlar

  • Divan-ı Hümayun kaldırılarak bakanlıklar kuruldu.
  • Sağlık alanında karantina uygulaması başladı.
  • İlköğretim zorunlu hale getirildi.
  • 1826’da Yeniçeri Ocağı kaldırıldı (Vaka-i Hayriye). Yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusu kuruldu.
  • 1828’de memurların kılık kıyafeti düzenlendi; fes, ceket ve pantolon resmî kıyafet oldu.
  • 1831’de Takvim-i Vekayi adlı ilk gazete yayımlandı.
  • Avrupa’ya ilk kez öğrenci gönderildi.

Sultan Abdülmecit Dönemi (1839 – 1861)

Sultan Abdülmecit, 1839 yılında vefat eden 2. Mahmut’un yerine tahta çıktı.

Sultan Abdülmecit Dönemi Gelişmeleri:

  • Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa, İstanbul’a geldi. (19 Temmuz 1846)

  • Maarif-i Umumiyye Nezareti kuruldu. (1847)

  • İstanbul tersanesinde inşa edilen Mecidiye gemisi denize indirildi. (1847)

  • Eflâk ve Boğdan (Memleketeyn) sorunu ile ilgili olarak Baltalimanı Antlaşması imzalandı. (1 Mayıs 1849)

  • Ercümen-i Daniş açıldı. (18 Temmuz 1851)

  • Osmanlı-Rus savaşı başladı. (23 Ekim 1853)

  • Olteniça Zaferi kazanıldı. (5 Kasım 1853)

  • Osmanlı kuvvetleri Ahıska’da yenildi. (26 Kasım 1853)

  • Sinop Baskını gerçekleşti. (30 Kasım 1853)

  • Çatana Zaferi kazanıldı. (5 Ocak 1854)

  • Rusya’ya karşı Osmanlı-İngiliz-Fransız ittifakı kuruldu. (12 Mart 1854)

  • İngiltere ve Fransa, Rusya’ya savaş ilan etti. (27 Mart 1854)

  • Yunan asilerine karşı Narda Zaferi kazanıldı. (1 Nisan 1854)

  • Ruslara karşı Kalafat Zaferi kazanıldı. (17 Nisan 1854)

  • Eflâk ve Boğdan hakkında Avusturya ile Boyacıköy Antlaşması yapıldı. (14 Haziran 1854)

  • Ruslar, Yerköyü Savaşında yenildi. (8 Temmuz 1854)

  • Türk ve müttefik orduları Kırım’a çıktı. (13 Eylül 1854)

  • Balaklava saldırısında Ruslar yenildi. (25 Ekim 1854)

  • İnkerman Zaferi kazanıldı. (5 Kasım 1854)

  • Eflâk ve Boğdan hakkında Avusturya, İngiltere ve Fransa arasında anlaşma yapıldı. (2 Aralık 1854)

  • Türk-İngiliz askeri sözleşmesi imzalandı. (3 Şubat 1855)

  • Başkumandan Ömer Paşa, Gözleve Zaferini kazandı. (17 Şubat 1855)

  • Osmanlı-Sardunya ittifak antlaşması imzalandı. (15 Mart 1855)

  • Osmanlı İmparatorluğu tarihinde ilk kez dış borç aldı. (28 Haziran 1855)

  • Türkiye’de ilk telgraf hattı işlemeye başladı. (9 Eylül 1855)

  • Kılburun Zaferi kazanıldı. (17 Ekim 1855)

  • Islahat Fermanı ilan edildi. (18 Şubat 1856)

  • Kırım Savaşı’na son veren Paris Antlaşması imzalandı. (30 Mart 1856)

  • Osmanlı İmparatorluğu’nun toprak bütünlüğü, Avrupa devletlerinin garantisi altına alındı. (15 Nisan 1856)

  • Cidde’de çıkan olaylar kışkırtmalardan kaynaklandı. (13 Temmuz 1858)

  • Sultan Abdülmecit’i ortadan kaldırmaya yönelik darbe girişimi (Kuleli Vak’ası) ortaya çıkarıldı. (14 Eylül 1859)

  • İlk özel Türk gazetesi olan Tercüman-ı Ahval, yayın hayatına başladı. (21 Ekim 1860)

  • İmtiyazlı bir sancak haline getirilen Lübnan’ın yeni teşkilatına ait Beyoğlu Protokolü imzalandı. (9 Haziran 1861)

Sultan Abdülmecit, 39 yaşında vefat etti. (25 Haziran 1861)


Sultan Abdülmecit

Sultan Abdülaziz Dönemi (1861 – 1876)

Sultan Abdülaziz, 25 Haziran 1861’de tahta çıktı.

Sultan Abdülaziz Dönemi Olayları ve Islahatları:

  • 21 Kasım 1861’de Piva Savaşı kazanıldı.
  • 27 Haziran 1862’de Tasvir-i Efkâr gazetesi yayın hayatına başladı.
  • 23 Ağustos 1862’de Ömer Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, Rieka’da Karadağ ordusunu yendi.
  • 31 Ağustos 1862’de İşkodra Barışı imzalandı.
  • 1862 yılında Türkiye’de ilk posta pulu kullanıldı.
  • 14 Ocak 1863’te Darülfünun açıldı.
  • Sultan Abdülaziz, 3 Nisan 1863’te Mısır seyahatine çıktı.
  • 8 Mart 1865’te İstanbul Barışı imzalandı.
  • 2 Haziran 1866’da Mısır valilerine “Hıdiv” unvanı verildi.
  • 2 Eylül 1866’da Girit’te isyan çıktı.
  • 24 Mart 1867’de Paris’te Yeni Osmanlılar Cemiyeti çalışmalarına başladı.
  • 21 Haziran 1867’de Sultan Abdülaziz Avrupa seyahatine çıktı.
  • 4 Ocak 1868’de Girit’te ilk ıslahat esasları ilan edildi.
  • 1 Nisan 1868’de Şuâ-yı Devlet (Danıştay) kuruldu.
  • 9 Haziran 1868’de ecnebilere mülkiyet hakkı tanındı.
  • 1 Eylül 1868’de Galatasaray Lisesi (Mekteb-i Sultanî) açıldı.
  • 1868’de Kandilli Rasathanesi kuruldu.
  • Aynı yıl Hürriyet gazetesi yayımlanmaya başladı.
  • 11 Mart 1870’de Bulgar Kilisesi’nin bağımsızlığı Babıâli tarafından onaylandı.
  • 24 Kasım 1870’de ilk ciddi mizah gazetesi olan Diyojen’in Türkçe sayısı çıktı.
  • 13 Mart 1871’de Karadeniz’in tarafsızlığına son veren Londra Antlaşması imzalandı.
  • 13 Nisan 1875’te Hersek’te isyan çıktı.
  • 2 Mayıs 1876’da Bulgar isyanı başladı.
  • 13 Mayıs 1876’da Rusya, Avusturya ve Almanya tarafından Babıâli’ye verilmek üzere Berlin Memorandumu hazırlandı.

Sultan Abdülaziz, 30 Mayıs 1876’da tahttan indirildi.

5. Murat Dönemi (30 Mayıs 1876 – 31 Ağustos 1876)

5. Murat, 30 Mayıs 1876’da tahta çıktı.

5. Murat Dönemi Olayları:

  • 16 Haziran 1876’da Çerkez Hasan Olayı meydana geldi.
  • 2 Temmuz 1876’da Sırbistan-Karadağ savaşı başladı.

Murat’ta psikolojik rahatsızlıklar görülmeye başladı. Aynı zamanda kendisini tahta çıkaranlar arasında meşrutiyet konusunda anlaşmazlıklar yaşandı. Bu nedenlerle 31 Ağustos 1876’da tahttan indirildi.


Osmanlı’da tıp

2. Abdülhamit Dönemi (1876 – 1909)

2. Abdülhamit, 1876 yılında tahta çıktı ve 7 gün sonra Eyüpsultan’da kılıç kuşandı.

2. Abdülhamit Dönemi Önemli Olaylar ve Islahatlar:

  • İstanbul (Tersane) Konferansı açıldı ve Kanun-i Esasi (Anayasa) ilan edildi. (23 Aralık 1876)
  • İlk Meclis-i Mebusan törenle açıldı. (19 Mart 1877)
  • 93 Harbi (1876-1877 Osmanlı-Rus Savaşı) başladı. Rusya, Sırbistan ve Karadağ’daki faaliyetlerini ileri sürerek Osmanlı İmparatorluğu’na savaş ilan etti. (24 Nisan 1877)
  • Osmanlı ordusu, Gazi Osman Paşa komutasında Plevne Kuşatması’nda büyük kahramanlık gösterdi ancak sıkıştı. (Haziran-Temmuz 1877)
  • Abdülhamit, 93 Harbi nedeniyle 1. Meşrutiyet’i feshetti. (13 Şubat 1878)
  • Gazi Osman Paşa, yarma harekatında vuruldu ve Ruslara teslim oldu. (10 Aralık 1877)
  • Yeşilköy (Ayastefanos) Antlaşması imzalandı. (3 Mart 1878)
  • Osmanlı-İngiliz ittifak antlaşması yapıldı. (4 Haziran 1878)
  • Berlin Antlaşması imzalandı. (13 Temmuz 1878)
  • Fransa, Almanya ve İngiltere’nin desteğiyle Tunus’u işgal etti. (12 Mayıs 1881)
  • Teselya ile Narda kazası Yunanistan’a bırakıldı. (2 Temmuz 1881)
  • Muharrem Karanamesi yayımlandı. (20 Aralık 1881)
  • Sanayi-i Nefise Mektebi (Güzel Sanatlar Okulu) açıldı. (1881)
  • İngilizler, Mısır’ı işgal etti. (15 Eylül 1882)
  • Doğu Rumeli, Bulgaristan ile birleşti. (18 Eylül 1885)
  • Hilâl-i Ahmer Cemiyeti kuruldu. (14 Nisan 1887)
  • Sultan Abdülhamit tarafından Japonya’ya gönderilen Ertuğrul Fırkateyni, dönüş yolunda battı. (16 Eylül 1890)
  • 1897’de Osmanlı-Yunan Savaşı (Dökeme veya Otuz Gün Savaşı) yaşandı; Osmanlı kesin zafer kazandı. (16 Mayıs 1897)
  • Büyük Makedonya ihtilali başladı. (2 Ağustos 1903)
  • Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane (Tıp Fakültesi) açıldı. (1903)
  • Abdülhamit’e bombalı suikast girişimi oldu. (21 Temmuz 1905)
  • İngiliz işgalindeki Mısır sınırları belirlenirken Akabe sorunu çözüldü. (1 Ekim 1906)
  • İngiltere ve Rusya arasında Reval Görüşmeleri gerçekleşti; İngiltere Rusya’yı Osmanlı konusunda serbest bıraktı. (9 Haziran 1908)
  • Hicaz Demiryolu açıldı. (30 Ağustos 1908)
  • Avusturya, Bosna-Hersek’i topraklarına kattığını ilan etti; Bulgar Prensliği “Bulgaristan Krallığı” adını aldı. (5 Ekim 1908)
  • Girit, Yunanistan’a katıldığını ilan etti. (6 Ekim 1908)
  • 2. Meşrutiyet dönemi Meclis-i Mebusan açıldı. (17 Aralık 1908)
  • 31 Mart Vakası, 2. Meşrutiyet’e karşı büyük bir ayaklanma oldu. (13 Nisan 1909)

Hareket Ordusu İstanbul’a geldikten sonra, 31 Mart Ayaklanması gerekçe gösterilerek, 27 Nisan 1909’da tahttan indirilen 2. Abdülhamit, 3 yıl Selanik’te Alatini Köşkü’nde ev hapsinde tutuldu. 10 Şubat 1918’de İstanbul’da vefat etti ve Divanyolu’nda bulunan Sultan 2. Mahmut Türbesi’ne defnedildi.

Mehmet Reşat Dönemi (1909–1918)

Mehmet Reşat, 27 Nisan 1909’da tahta çıktı.

Mehmet Reşat Dönemi Önemli Olaylar ve Gelişmeler:

  • Kanun-i Esasî’de (Anayasa) yapılan değişiklikle padişahın yetkileri kısıtlandı. (21 Ağustos 1909)
  • Arnavutluk’ta isyan çıktı. (1 Nisan 1910)
  • Trablusgarp Savaşı başladı. (29 Eylül 1911)
  • Türk Ocakları kuruldu. (25 Mart 1912)
  • Balkan Savaşı başladı. (8 Ekim 1912)
  • Uşi Antlaşması imzalandı. (15 Ekim 1912)
  • Kıcaali-Paşmaklı, Komanova, Kırkkilise ve Lüleburgaz savaşları kaybedildi. (Ekim-Kasım 1912)
  • Çatalca Savaşı kazanıldı. (15 Kasım 1912)
  • Edirne, Bulgar Kralı Ferdinand tarafından ele geçirildi. (24 Mart 1913)
  • Balkan Savaşı sonrası Londra Antlaşması imzalandı. (30 Mayıs 1913)
  • Sadrazam Mahmut Şevket Paşa öldürüldü, Mısırlı Prens Sait Halim Paşa sadrazam oldu. İttihat ve Terakki’nin baskıları arttı. (11 Haziran 1913)
  • İkinci Balkan Savaşı başladı. (19 Temmuz 1913)
  • Edirne geri alındı. (21 Temmuz 1913)
  • Bulgaristan ve Yunanistan ile antlaşmalar imzalandı. (1913)
  • Enver Bey, Harbiye Nazırı oldu. (3 Ocak 1914)
  • İstanbul’da ilk elektrikli tramvay hizmete girdi. (20 Şubat 1914)
  • Osmanlı ile Sırbistan arasında antlaşma yapıldı. (14 Mart 1914)
  • İngiltere, Osmanlı’ya sipariş edilen savaş gemilerini teslim etmekten vazgeçti. (21 Temmuz 1914)
  • Avusturya-Macaristan’ın Sırbistan’a savaş ilanıyla Birinci Dünya Savaşı başladı. (28 Temmuz 1914)
  • Osmanlı-Almanya arasında gizli ittifak imzalandı. (2 Ağustos 1914)
  • Alman zırhlıları Goben ve Breslav, Osmanlı’ya sığındı. (11 Ağustos 1914)
  • Osmanlı, kapitülasyonların kaldırıldığını ilan etti. (9 Eylül 1914)
  • Enver Paşa, başkumandan vekili oldu. (21 Ekim 1914)
  • Yavuz ve Midilli zırhlıları Rus limanlarını bombaladı. (29 Ekim 1914)
  • Osmanlı, Almanya yanında Birinci Dünya Savaşı’na girdi. (11 Kasım 1914)
  • Cihad-ı Ekber (Büyük Cihat) ilan edildi. (1914)
  • Çanakkale Deniz Savaşı başladı; önemli zaferler kazanıldı. (1915)
  • Sarıkamış Harekâtı başladı. (21 Aralık 1914)
  • Irak Cephesi’nde Kût-ül Amare zaferi elde edildi. (1915-1916)
  • Şerif Hüseyin, Osmanlı’ya karşı isyan etti. (27 Haziran 1916)
  • Ruslar Doğu Anadolu’da ilerledi, ancak Bitlis ve Muş geri alındı. (1916)
  • Kudüs İngilizler tarafından işgal edildi. (9 Şubat 1917)
  • İngilizler İstanbul’u bombaladı. (9 Mart 1917)
  • Bolşevik İhtilali Rusya’da gerçekleşti. (1917)
  • Medine Müdafii Fahrettin Paşa teslim oldu. (13 Ocak 1918)
  • Brest-Litowsk Antlaşması imzalandı. (3 Mart 1918)
  • Kerkük İngilizlerin eline geçti. (7 Mayıs 1918)

Mehmet Reşat vefat etti. (3 Temmuz 1918)

Mehmet Vahdettin Dönemi (1918-1922)

Mehmet Vahdettin, 4 Temmuz 1918’de tahta çıktı.

Vahdettin Dönemi Önemli Olaylar:

  • Osmanlı tarihinin son kılıç alayı düzenlendi. (31 Ağustos 1918)
  • İngilizler Şam’a girdi. (1 Ekim 1918)
  • İngilizler Halep’i işgal etti. (27 Ekim 1918)
  • Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandı. (30 Ekim 1918)
  • İttihat ve Terakki’nin önde gelen isimleri Talat, Enver ve Cemal Paşa ülkeden kaçtı. (3 Kasım 1918)
  • İtilaf Devletleri donanması İstanbul’a geldi. (13 Kasım 1918)
  • Bakü İngilizler tarafından işgal edildi. (17 Kasım 1918)
  • Padişah 6. Mehmet, işgallere karşı çıkan Mebuslar Meclisi’ni kapattı. (21 Aralık 1918)
  • Azgur ve Ahıska, Gürcü kuvvetleri tarafından işgal edildi. (1 Mart 1919)
  • Yunan ordusu İzmir’e çıktı; Trakya ve Eskişehir dahil Batı Anadolu’yu işgal etti. (15 Mayıs 1919)
  • İttihatçılar tutuklanarak Malta’ya gönderildi. (27 Mayıs 1919)
  • Amasya Genelgesi yayımlandı. (22 Haziran 1919)
  • Erzurum Kongresi toplandı. (23 Temmuz 1919)
  • Sivas Kongresi toplandı. (4 Eylül 1919)
  • Kuva-yı İnzibatiye Kumandanı Ahmet Anzavur, Milli Kuvvetlere karşı mücadeleye başladı. (21 Eylül 1919)
  • Amasya Görüşmesi yapıldı. (20 Ekim 1919)
  • Temsil Heyeti Ankara’ya geldi. (27 Aralık 1919)
  • Son Osmanlı Mebuslar Meclisi açıldı. (12 Ocak 1920)
  • Misak-ı Millî kabul edildi. (28 Ocak 1920)
  • İstanbul, İtilaf Devletleri tarafından resmen işgal edildi. (16 Mart 1920)
  • Mebuslar Meclisi dağıtıldı. (11 Nisan 1920)
  • Ankara’da Büyük Millet Meclisi açıldı. (23 Nisan 1920)
  • Galip devletler tarafından teklif edilen Sevr Antlaşması’nın esasları Saltanat Şûrası tarafından kabul edildi. (22 Temmuz 1920)
  • Sevr Antlaşması imzalandı. (10 Ağustos 1920)
  • Birinci İnönü Savaşı kazanıldı. (10 Ocak 1921)
  • Londra Konferansı toplandı. (21 Şubat 1921)
  • Sakarya Meydan Savaşı kazanıldı. (13 Eylül 1921)
  • Eski Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili Enver Paşa, Tacikistan’da Bolşeviklerle savaşırken öldü. (21 Temmuz 1922)
  • Büyük Taarruz başladı. (26 Ağustos 1922)
  • Başkumandanlık Meydan Savaşı kazanıldı. (30 Ağustos 1922)
  • Türk ordusu İzmir’e girdi. (9 Eylül 1922)
  • Batı Anadolu, Yunanlılardan tamamen temizlendi. (18 Eylül 1922)
  • Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı. (11 Ekim 1922)
  • Saltanat kaldırıldı. (1 Kasım 1922)

Son Osmanlı Padişahı 6. Mehmet Vahdettin ülkeyi terk etti. (17 Kasım 1922)

Osmanlı Devleti’nin Sona Erme Tarihleri

Fiilen sona ermesi: 30 Ekim 1918, Mondros Ateşkes Antlaşması ile

Hukuken sona ermesi: 11 Ekim 1922, Mudanya Mütarekesi ile

Resmen sona ermesi: 1 Kasım 1922, Saltanatın kaldırılmasıyla

İslam ve İhsan

ERTUĞRUL BEY KİMDİR?

Ertuğrul Bey Kimdir?

OSMAN GAZİ KİMDİR?

Osman Gazi Kimdir?

OSMANLI PADİŞAHLARI VE HAYATLARI

Osmanlı Padişahları ve Hayatları

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • Osmanlı Osmanlı Güzel Osmanlı’m,
    İnşaallah yeniden özümüze döneriz i
    İnşaallah Yeniden, İsmi Türkiye özü Osmanlı
    #SelçukluOsmanlıTürkiye

    Mehmet Vahdettin ateşden hırka giyen Padişah çok üzülüyorum

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.