Orta Afrika'da Müslümanlara Derin Baskı

Orta Afrika Cumhuriyeti'nde gerçekleşen seçimlerin ikinci turunda yüzde 62,71'lik oyu alan Faustin Archange Touadéra, Georges Dologuele'u geride bırakarak başkanlığını ilan etti.

Orta Afrika Cumhuriyeti'nde iç karışıklık ve şiddet hâdiseleri sebebiyle ertelenen seçimler 30 Aralık 2015 tarihinde gerçekleştirilmişti. İlk turda oyların % 23,78'ini alan Dologuele ve % 19,42'lik oy oranı ile Tuadéra ikinci tura çıkmayı başarırken, Müslüman aday Bilal Kolingba ise oyların sadece 12,6'ını alabilmişti.

Geçiş hükümeti başkanı olan Catherine Samba Panza'dan vazîfeyi devralacak olan Touadéra 21 Nisan 1957'de Başşehir Bangui'de dünyaya gelmiş, Lille ve Yaoundé Üniversiteleri'nde matematik eğimi almıştır. Bir devir Bangui Üniversitesi Fen Fakültesi'nde Dekan Yardımcılığı vazîfesini yürüten Taoudéra, 3 Şubat 2008 tarihinde devir başkanı François Bozizé tarafından başbakanlık görevine getirilmiştir. 12 Şubat 2013'te başbakanlık vazîfesi son bulan Taoudéra, Orta Afrika Cumhuriyeti'nde patlak veren iç karışıklıkların ülke çapına yayılması ile ülkesini terk ederek eşi ve 3 çocuğu ile birlikte Fransa'nın Lille şehrine yerleşmişti.

ŞİDDET SARMALI

Ülkeyi saran iç karışıklık ve şiddet hâdiseleri binlerce Müslüman ve Hristiyan Orta Afrika Cumhuriyeti vatandaşının hayatına mal oldu. Şiddet hâdiseleri bir süre sonra Müslümanlar için sistematik bir kıyıma dönüştü. Ülkenin batısında yaşayan Müslümanlar, Fransız askerlerinin Opération Sangaris (Kelebek Operasyonu) adı ile başlattıkları askeri operasyon sebebiyle ülkelerini terk ederek sınır komşusu olan Kamerun'a sığınmış durumda. Ülkenin kuzeyinde yaşanan çatışmalar sonucunda ise o bölgede yaşayan Müslümanlar ise Çad'ın Sarh bölgesine yerleşerek mülteci kamplarında hayat mücâdelesi vermeye başladı. Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği'nin Şubat 2016'da yayınladığı güncel mülteci vaziyeti raporuna göre 267,148'i Kamerun, 65,396'ü Çad'ın güneyi, 101,866'sı Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin kuzeyi ve 29,844'ü Kongo'da olmak üzere toplamda 464,884 Orta Afrika Cumhuriyeti vatandaşının ülke dışında yaşadıkları belirtilmiştir.

MECBURİ GÖÇ

Yurt dışına göç etmek zorunda kalan vatandaşların % 80'lik kısmı Müslüman olduğu düşünüldüğünde ülke içerisindeki Müslüman yoğunluğunun ne derece azaldığı anlaşılmaktadır. Ülke içerisinde yaşayan Müslümanların birbirleri ile iletişimi kesildiğinden diğer bölgelerde yaşayan Müslüman kesim ülkenin genel vaziyeti hakkında gerekli bilgileri alamamaktadır. Başkent Bangui'nin PK5 olarak adlandırılan mahallesinde adeta mahkûm hayatı yaşayan Müslümanlar ise PK5'ten dışarı çıktıkları takdirde linç hâdiseleriyle karşı karşıya kalmaktaydılar. Dış dünya ile bağlantıları kesilen PK5'li Müslümanların ihtiyaç duyduğu gıda, sıhhat ve barınma hizmetleri Müslüman sivil toplum kuruluşları tarafından tedârik edilse dahi yeterli olmuyordu.

Ülkede Müslüman seçmen sayısının azlığı ve Papa Francis'in ülkeye yaptığı ziyâret ile moral bulan Hıristiyan yönetim Fransa'nın da desteğini alarak Orta Afrika Cumhuriyeti seçimlerinde öne geçmiştir. Ülke'de yeni devir başkanlık yapacak olan Faustin Archange Touadéra iç cenk ve karışıklık devrinde Fransa'ya sığındığı düşünüldüğünde yeni devirde de Fransızların ülkenin politikalarının düzenlenmesinde etkili olacağını göz önüne sermektedir.

Kaynak: Yeni Şafak

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.