Nesil Yetiştirmede Öğretmenlerin Rolü Nedir?
Nesil yetiştirmede öğretmenlerin rolü nedir? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi cevaplıyor.
Bu vatana, bu millete, ümmete sahip çıkacak nesilleri yetiştirmede öğretmenlerin rolünü nasıl görürüz? Gerçekten nesil inşasında öğretmen nedir diye sorulsa, kısaca ne denir?
Evvela eğitimci, keyfiyetli bir hizmet sunabilmek için önce kendi gelişimini ikmal edecek. Sürekli bir tekâmül, yani bir olgunlaşma hâlinde gelecek. Vasfı bu olacak.
Mesela bir Mehmet Akif’e baktığımız zaman, bir yerde bir okulda öğretmenlik yapmadıysa da vatanda bir öğretmendi. Onun öğretmenliği devam ediyor. Çünkü kendini olgunlaştıra olgunlaştıra gitti ve Safahat’ı da bir miras bıraktı.
Eğitimcinin bu vasfı çok mühimdir. Aksi hâlde birçok kabil istidat, eğitim liyakatsizliği yüzünden sönüp gidebilir.
Kendisine emanet edilen bir öğrencinin istikbalde zirve şahsiyetlerden biri olabileceği ihtimaline dikkat etmesi lazım. Dünyayı değiştirecek bir dâhinin belki de elinin altında olabileceğini unutmayacak.
Mesela bir misal vereyim. Bunu Sami Efendi bahsederdi:
Köprülü Mehmet Paşa çok haşarıymış. Hatta babası ona, “Sen hammallık bile yapamazsın.” diye bir tokat atarmış.
Oradan salih bir zat geçmiş. Şöyle babaya bakmış, evlada bakmış ve demiş ki:
“Peder ne diyor, kader ne diyor?”
Peder, “Hammallık bile yapamazsın.” diyor. Onu kader, devasa bir imparatorluğun sadrazamı yapacak.
Onun için nereden ne çıkacağı belli değil.
Talebelerin karakterlerini çok iyi bilecek. Onların istidatları elindeki tespih taneleri gibi olacak. Onun ruhuna giden bir damar bulacak.
Matematiğe meyli olanı matematiğe, şiire meyli olanı şiire yönlendirecek. Toplumun her mesleğe ihtiyacı var. Mühim olan, kabiliyetlere doğru yön verebilmektir.
Lakin şu nokta da göz ardı edilmeyecek:
Karakterler, şahsiyetler muhtelif olduğu için bir metot ve tavsiye bir talebeye fayda verirken diğerine vermeyebilir.
Sevilen bir eğitimcinin her sözü, talebenin şahsiyet yapısına konulan bir tuğla mesabesinde olacaktır.
Bir hâl transferi olan eğitimde, noksanların ve yanlışların da muhatabı tarafından kopyalanabileceği düşünülerek bunun mesuliyetini hissedecek.
Talebe daima kopya alır. Bu tabi olmak çok mühimdir. Talebe hocasına tabidir.
Onun için Musa Aleyhisselam, Hızır’a gittiği zaman:
“Sana tabi olabilir miyim?” dedi.
Demek ki tabi olmak da öğrenilen birçok şeyin temelidir.
Eshab-ı kiram da tabi olmayı öğrendi.
Ben koskoca bir çınar istidadındaki talebesini, bir metre boyunda bir çalıya dönüştüren eğitimcinin Allah katında mesul olduğunu unutmayacak.














YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!